Kütübü Sitte - 1.Cilt — Sayfa 279

Dâru'l-Kurra

Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının 279. sayfası — Dâru'l-Kurra bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

kalmıyor: "Falanca falanca (yerlere) mescidlerin inşâsını" emrediyor ve "aksi takdirde sizinle harb edeceğim" diyordu.

Şu halde bu mescidlerde, öğretime de ehil imamlar tâyin edildikçe "Kur'ân ve yazı" öğretiminin yürütüleceği açıktır. Nitekim Müslim'de kaydedilen bir rivâyette, hangi mescidde olduğu tasrîh edilmeksizin Esved İbnu Yezîd'in mescidde Kur'ân öğrettiği tasrîh edilir.

Bu noktada şunu da kaydetmede fayda var: Bu mescidlerde tavzîf edilenlerden ismen bilinenler meyânında ilmiyle, fıkhıyla, kırâatıyla, şöhret yapan Muâz İbnu Cebel, Übey İbnu Ka'b gibi meşhurlar da yer almaktadır. Übey'in, imamlığın yanı başında muallimlik de yaptığına, bilhassa Medîne'ye gelen hey'etlere Kur'ân ve fıkıh öğretenler arasında isminin geçtiğine daha önce de temas etmiştik. Keza Abdullah İbnu Ümmi Mektum, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Medîne'den ayrıldığı zamanlarda halka namaz kıldıran imamlardan biridir ve "Kur'ân okutma" hizmetinde fiilen vazîfe yaptığını daha önce belirttik.

3- DÂRU'L-KURRÂ:Bâzı rivâyetlerde, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde, Medîne'de mevcut olan bir "Dâr'l-Kurrâ"dan bahsedilir. Bu bahis, Dâru'l-Kurrâ hakkında bilgi vermek maksadına râci olmadığı için, doyurucu değildir. Mahiyeti ve işleyişi hakkında sorularımız tatmin edici cevap bulamıyor: Bir rivâyette, meşhur Âmâ Abdullah İbnu Ümmi'l-Mektûm hakkında bilgi verilirken: "Bedir harbinden az sonra Medîne'ye geldi. Dâru'l-Kurrâ'ya indi..." denir. Bir başka rivâyette de Dâru'l-Kurrâ hakkında, "Mahreme İbni Nevfel'in evidir" açıklığı getirilir.

Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde yer alan bir rivâyet, bu Dâru'l-Kurrâ hakkında bâzı mütemmim bilgi sunar. Aslı uzun olan rivâyetin bizi ilgilendiren kısmını kaydedeceğiz. Rivâyetten, bir akşam mektebini andıran Dâru'l-Kurrâ'nın husûsi bir hoca nezaretinde daha çok geceleri faaliyet gösterdiğini, icabında sabahlara kadar orada çalışıldığını görmekteyiz.

"Sâbit (İbnu Eslem el-Bünânî) anlatıyor: "Biz, Enes İbnu Mâlik (radıyallau anhâ)'nın yanında idik. Ehlinin önünde bir vesîka yazarak (ders halkasındakilere hitâben): "Ey kurrâ topluluğu, şâhid olun!" dedi. Ben bu hitâbı yadırgayarak: "Ey Ebû Hamza, keşke bize (kurrâ demeyip) isimlerimizle hitab etseydiniz" dedim. Enes cevâben: "Size "kurrâ" diye hitab etmemde bir beis yok. Ben size, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in sağlığında "kurrâ" diye isimlendirdiğimiz kardeşlerinizden bahsedeyim de dinleyin: Onlar yetmiş kadardı. Gece olduğu vakit Medîne'deki muallimlerine gidiyorlardı. Sabah oluncaya kadar bütün gece ders yapıyorlardı. Sabah olunca da, kendisinde güç kuvvet olanlar su ve odun getirir, parası olanlar da birleşip bir davar satın alırlar ve yemek üzere hazırlarlardı. Bu da Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in hücrelerine yakın yerde cereyan ederdi. Hubeyb öldürülünce Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onları yola çıkardı..."

Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir