Kütübü Sitte - 1.Cilt — Sayfa 297

Muallimlerin itibar ve muhtariyeti

Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının 297. sayfası — Muallimlerin itibar ve muhtariyeti bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Sâlif İbnu Osmân İbnu Muattıb (et-Tâif, el-Ahlâ), Ali İbnu Ebî Tâlib (Yemen).

5) HÂFIZLAR:Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde muallim olarak hizmet verenler meyânında hâfızları da zikretmek mümkündür. Zira "hâfız" olduğu belirtilen isimlerin hemen hemen tamamı, aynı zamanda "muallim" olarak yukarıda haklarında mâlûmat sunduğumuz kimselerdir. Sözgelimi, Beyhâki, Ensâr'ın hâfızlarını zikrederken bunların altı kişi olduğunu söyler ve şu isimleri sayar: Ubeyy İbnu Ka'b, Zeyd İbnu Sâbit, Ebû Zeyd, Muâz ibnu Cebel, Ebû'd-Derdâ, Sa'd İbnu Ubâde.

Âlimlerimiz hâfızların sayısı üzerine gelen rivâyetlerin kesin rakam ifâde etmeyeceğini belirterek rakamlara tekabül eden isimler dışında pek çok hâfızın olduğunu söylerler. Sözgelimi, Dört Halîfe'nin Talhâ, Sa'd İbnu Mes'ûd, Huzeyfe, Sâlim, Ebû Hüreyre, Abdullah İbnu Sâib, Dört Abdullahlar, gibi daha nicelerinin hafız olduklarına dair rivâyetler kaydederler. Muayyen sayıda hâfızdan söz eden Enes (radıyallahu anh)'in sözü çeşitli şekillerde te'vil edilir. Bunlardan birine göre, muayyen sayıdaki kişiler (ki bunlar Übeyy, Muâz, Ebû Zeyd, Zeyd İbnu Sâbit (radıyallahü anhüm)'tir Kur'an'ı bütün vücuhuyle ezberlemiş olabilirler.

Kur'an'ı Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde cemedip ezberleyenler meyânında kadın olarak, Hz. Âişe, Hz. Hafsa, Hz. Ümmü Seleme (radıyallahü anhünne)'den ayrı olarak Ümmü Varaka adında bir kadının daha ismi geçmektedir (radıyallahü anhâ). İbnu Sa'd'ın kaydına göre,Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), Ümmü Varaka'yı kendi ev halkına (1) imam tâyin eder. Ümmü Varaka'nın bir de müezzini mevcuttur. Bu hâfıza hanım (radıyallahü anhâ) köleleri tarafından şehîd edilinceye kadar imamlık yapar. Ümmü Varaka'nın da, daha önce zikri geçen Şifâ hanım (radıyallahü anhümâ) gibi, muallimlik de yapmış olması ihtimalden uzak değildir.

MUALLİMLERİN İTİBAR VE MUHTARİYETİ

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) zamanında muallimlik vasıf ve hizmetiyle temâyüz eden fakîh sahâbiler Resûlullah'ın irtihalinden sonra aynı öğretim vazîfesinde istihdam edilmişler, bilhassa İslâm'a dahil edilen yeni bölgelere gönderilerek buralarda yaşayan ahâlinin İslâmlaşmalarında istihdam edilmişlerdir. Sözgelimi, Hz. Ömer "halka fıkıh öğretmek üzere" başta Abdullah İbnu Mugaffel olmak üzere on kişiyi birden "muallim" olarak Basra'ya gönderir. Keza, yine Hz. Ömer, Filistin vâlisi Yezîd İbnu Ebî Süfyân'ın: "Şam ehlinin, kendilerine Kur'an ve Fıkıh öğretecek kimselere ihtiyâç duyduğunu" yazması üzerine de Muâz İbnu Cebel, Ubâdetu'bnu's-Sâmit ve Ebû'd-Derdâ'yı Filistin'e göndermiştir. Ubâde, Humus'ta, Ebû'd-Derdâ Şam'da, Muâz'da Filistin'de vazîfe yaparlar. Bir müddet sonra Ubâde Filistin'e geçer.

Hz. Ubâde ile Hz. Muâviye (radıyallahü anhümâ) arasında geçen bir vak'a, muallimlerin merkez nazarındaki itibar ve değerini göstermek için burada zikre

Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir