Talim vazifesinin ayrılması

Kütübü Sitte - 1.Cilt · Sayfa 298

KitapKütübü Sitte - 1.Cilt
Sayfa298
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının "Talim vazifesinin ayrılması" bölümü 298. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 1.Cilt.

değer. Vak'a hakkında verilen bilgiye göre, aralarında çıkan bir anlaşmazlık sebebiyle Hz. Muâviye, Hz. Ubâde'ye karşı çok kaba bir dil kullanır. Bölgenin vâlisi bulunan Hz. Muâviye'ye kırılan Ubade: "Seninle aynı yerde ebediyyen ikamet etmeyeceğim" diyerek Medîne'ye geri döner. Hz. Ömer, duruma muttali olunca Ubâde'ye: "Hemen yerine dön, senin ve senin gibilerin bulunmadığı bir yeri Allah yok etsin" diyerek onun gönlünü hoş ettiği gibi Hz. Muâviye'ye de: "Ubâde üzerinde hiçbir âmirlik hakkın yoktur" diye yazar. Bu hâdise, bize İslâm tarihinde ilk ilmî muhtâriyet örneği olmaktadır.

TA'LÎM VAZÎFESİNİN AYRILMASI:Bilhassa Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde olmak üzere, bidâyetlerde, vergi toplama, kaza, idâre ve hattâ ta'lîm gibi vazîfeler aynı şahıslarda toplanıyordu. Hz. Muâz misâlinde olduğu gibi, bir bölgeye gönderildiği zaman orada her çeşit hizmeti görüyordu. Bu durumun daha ziyâde yetişkin eleman azlığından ileri geldiği söylenebilir. İslâm devletinin her bir ihtisas sahâsı için istihdam edebileceği insan potansiyeli arttıkça tâyinler artmış, vazîfeler ayrılmıştır. Buna en güzel misâl Hz. Ömer'in tatbîkatıdır. Hz. Ömer (radıyallahu anh) Kûfe'ye Ammâr'ı "emîr" olarak tâyin ederken, Abdullah İbnu Mes'ûd'u da "vezir ve muallim" olarak tâyin etmiştir.

İLMÎ SEFERBERLİĞİN NETİCESİ: MÜESSESELER MEDENİYETİ

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in açtığı bu okuma-yazma seferberliği sonunda okuma-yazma bilenlerin sayısı ne oldu? Medîne ve Mekke'de yazı öğrenenler yüzde kaçı buldu? Erkek ve kadınlardan kimler yazı öğrendi? Bu mes'elede bedevîler nasıl bir seviyeye ulaştı? vs. Bu husûslar üzerine, bilinen mütedâvil kitaplarda teferruata rastlamayız.

Buradaki sükût ve kapalılık çeşitli sebeblerden ileri gelebilir. Sözgelimi:

1- Okuma-yazma mes'elesi o derece halledilmiş, bilenlerin nisbeti o kadar yükselmişti ki, câhiliyye devrinde veya İslâm'ın bidâyetlerinde olduğu gibi bilmek değil, bilmemek istisnâî durumları teşkîl etmiştir. Herkesin bilmesi normaldir. Bunu yazmak gereksizdir. Meselâ Sakîf hey'eti içerisinde, yaşça en küçük olmasına rağmen "İslâm'ı öğrenmekte en hırslı ve Kur'an bilgisinde en ileri" olması sebebiyle Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tarafından hey'ete imam ve reis tâyin edilen Osman İbnu Ebî'l-Âs, bilâhare, Hz. Ömer (radıyallahu anh) tarafından Ummân ve Bahreyn'e vâli tâyin edilir. Ama hiçbir kaynak bu zâtın yazı öğrendiğini mevzûbahis etmez. Ancak, bilhassa her şeyin yazışmaya dayandığı, devlet divânlarının tutulmaya başlandığı Hz. Ömer (radıyallahu anh) devrinde vâlilerin yazı bilmeyeceği zor kabûl edilecek bir durumdur. Keza, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tarafından 17 yaşlarında iken Necrân'a vâli olarak gönderildiği, üstelik eline ferâiz, zekât, diyet, ta'lîm vs. ile alâkalı birçok teferruatı ihtiva eden uzunca bir de mektup verildiği belirtilen Amr İbnu Hazm'ın yazı bilip bilmediği, ne zaman nasıl öğrendiği vs. hiç mevzûbahis edilmez.

Bu kapalı durum ne berikinin, ne ötekinin yazıyı bilmediği mânâsına

Sayfa 298   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir