Dördüncü Fer: Ateşte Pişenin Yenmesi
Kütübü Sitte - 10.Cilt · Sayfa 265
Kütübü Sitte - 10.Cilt kitabının "Dördüncü Fer: Ateşte Pişenin Yenmesi" bölümü 265. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 10.Cilt.
DÖRDÜNCÜ FER: ATEŞTE PİŞENİN YENMESİ
(Bu iki çeşittir: Abdest gerektiren; abdest gerektirmeyen)
BİRİNCİ ÇEŞİT: ABDEST GEREKTİREN
1. (3681) Hadis-i Şerif
عن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه: ]أنَّهُ وَجَدَهُ عَبْدُاللّهِ بنُ قَارِظٍ يَتَوضّأ عَلى المَسْجِدِ، فَقَالَ: إنَّمَا أتَوَضّأ مِنْ أثْوَارِ أقِطٍ أكَلَتُهَا لانِّى سَمِعْتُ رَسولَ اللّهِ ﷺ يَقُولُ: تَوَضّئُوا مِمّا مَسّتِ النَّارُ[. أخرجه الخمسة إِلَا البخارى، وهذا لفظ مسلم، وله عن عائشة مثله."الاثْوَارُ": جمع ثور، وهى: قطعة من الاقط، وهو لبن جامد مستحجر .
1. (3681)-Ebû Hüreyre (radıyallahu anh)'den nakledildiğine göre, Ebû Hüreyre mescidde abdest alırken yanına Abdullah İbnu Kârız gelir. Ona, Ebû Hüreyre şu açıklamayı yapar: "Bir keş (kurumuş çökelek) parçası yedim, bu sebeple abdest alıyorum. Çünkü ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın "Ateşte pişen şeyler yiyince abdest alın" dediğini işittim."{800}
AÇIKLAMA:
Ateşte pişen bir nesne yenilince abdest tazelemek gerektiği hususu münakaşa edilmiştir. Selef ve halef ülemâsı ekseriyetle ateşte pişen şeyin abdesti bozmayacağına hükmetmiştir. Ancak bir grup ülemâ da sadedinde olduğumuz hadisle amel ederek ateşte pişen yenilince abdest tazelemenin vacib olduğuna hükmetmiştir. İbnu Ömer, Ebû Talha, Enes İbnu Mâlik, Ebû Musa, Hz. Âişe, Zeyd İbnu Sâbit, Ebû Hüreyre, Ömer İbnu Abdilaziz, Ebû Kılâbe, Hasan Basrî ve bazıları bu görüştedir.
Abdest gerekmeyeceğine kâni olan ekseriyet, bunlara birkaç açıdan cevap vermişlerdir.
*Nesh: 2684 numaralı Câbir hadisini gösterilerek sadedinde olduğumuz hadisin neshedildiği söylenmiştir. İşaret ettiğimiz hadisin bazı vecihlerinde Hz. Câbir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın en son iki icraatından biri, ateşin değiştirdiğinden abdest alma mecburiyetinin terkidir" demiştir.
*Ateşin değiştirdiğinden abdest emri istihbab ifade eder, vücub değil. Hattâbî ve İbnu Teymiye bu kanaattedir.
*Abdestten murad, bu meselede ağız ve ellerin yıkanmasıdır, namaz abdesti değil. Bu yorum zayıf bulunmuştur.
*Meseleyi Hülefayı Râşîdîn'in tatbikatına bakarak çözmeyi esas alan muhakkik âlimler, onların ateşte pişen birşey yedikleri zaman abdest tazelemediklerini tesbit ederler. Bir rivayette Hz. Câbir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la, Hz. Ebû Bekr ve Hz. Ömer (radıyallahu anhümâ) ile ekmek, et yedim; namaz kıldık, onlar abdest almadılar" der.
Ateşte pişen yenilince abdestin terkiyle ilgili başka rivayetler de var. Bazılarını müteakiben zikredeceğiz. Abdesti gerekli görmeyenler arasında Hz. Ebû Bekr, Hz.Osman, Hz. Ali, Hz. Ömer, İbnu Mes'ud, İbnu Abbâs, Âmir İbnu Rebî'a, Ebû Ümâme, Muğire İbnu Şu'be, Câbir, (radıyallahu anhüm); Tâbiîn'den Ubeyde es-Selmânî, Sâlim İbnu Abdillah, Kasım İbnu Muhammed, Mâlik, Şafiî ve ashabı, Hicaz ehli, Süfyân Sevrî, Ebû Hanîfe ve Ehl-i Kûfe, İbnu'l-Mübârek, Ahmed İbnu Hanbel, İshak İbnu Râhûye vs. vardır.
Râcih olan, ekseriyetin tercihi olduğu açıktır.{801}
İKİNCİ ÇEŞİT: ABDESTİ GEREKTİRMEYEN
1. (3682) Hadis-i Şerif
عن ابن عباس رَضِيَ اللّهُ عَنْهما: ]أنَّ النّبيَّ ﷺ أكَلَ كَتْفَ شَاةٍ وَصَلّى، وَلَمْ يَتَوضّأ[. أخرجه الستة إِلَا الترمذي، وهذا لفظ الشيخين.وللبخارى أخرى: "أنَّهُ انْتَشَلَ عَرْقاً مِنْ قِدْرٍ".ولمسلم: "أنَّهُ انْتَهَشَ مِنْ كَتِفٍ، ثُمّ صَلّى وَلَمْ يَتَوضّأ"."انْتَشَلَ العَرْقَ": أخَذَه بيده من القدر.وَ"الْعَرْقُ": العظم إذا كان عليه لحم.وَ"انْتَهَشَ اللحَمَ": بشين معجمة وغير معجمة: أخذه بمقدم أسنانه.
1. (3682)-İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) koyun
budu yedi ve namaz kıldı, abdest almadı."{802}
Buhârî'nin bir başka rivayetinde: "Tencereden eliyle etli kemik aldı" denmiştir.
Müslim'in bir rivayetinde: "Budu kemirdi, sonra namaz kıldı, abdest tazelemedi" denmiştir.{803}
2. (3683) Hadis-i Şerif
وعن عمرو بن أُمية الضمرى رَضِيَ اللّهُ عَنْه: ]أنّهُ رَأى رَسولَ اللّهِ ﷺ يَحْتَزُّ مِنْ كَتِفِ شَاةٍ بِيَدِهِ فَدُعِىَ إلى الصَّلَاةِ فَألقَى السِّكِّينَ الَّذِى يَحْتَزُّ بِهَا ثُمَّ قَامَ فَصَلّى وَلَمْ يَتَوضّأ[. أخرجه الشيخان والترمذي، وهذا لفظ الشيخين .
2. (3683)-Amr İbnu Ümeyye ed-Damrî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı gördüm, elindeki koyun budundan parça kesiyordu, ezan okundu. Hemen et dildiği bıçağı bırakıp namaza koştu, abdest almadı."{804}
3. (3684) Hadis-i Şerif
وعن جابر رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]خَرَجَ رَسولُ اللّهِ ﷺ وَأنَا مَعَهُ فدَخَلَ عَلى امْرَأةٍ مِنَ الانْصَارِ، فذَبَحَتْ لَهُ شَاةً، وَأتَتْ بِقِنَاعٍ مِنْ رُطْبٍ فَأكَلَ مِنْهُ ثُمّ تَوَضّأ لِلظُّهْرِ وَصَلّى، ثُمّ انْصَرَفَ فَأتَتْهُ بِعُلَالَةٍ مِنْ عُلَالَةِ الشّاةِ فأكَلَ ثُمّ صَلّى الْعَصْرَ وَلَمْ يَتَوَضّأ[. أخرجه الاربعة، وهذا لفظ الترمذي.ولابي داود والنسائي قال: ]كَانَ آخِرُ الامْرَيْنِ مِنْ رَسولِ اللّهِ ﷺ تَرْكُ الْوُضُوءِ مِمّا غَيّرَتِ النَّارُ[. "الْقِنَاعُ": الطبق."والعلالة": بقية الشئ . 3.
(3684)-Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) çıktı, beraberinde ben de vardım. Ensârdan bir kadına uğradı. Kadın ona bir koyun kesti. Bir tabak tâze hurma getirdi, ondan yeyip sonra öğle için abdest aldı ve namaz kıldı. Sonra (namazdan) ayrıldı. Kadın ona koyundan arta kalan birşeyler getirdi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu da yiyip ikindiyi kıldı, bu sırada abdest almadı."{805}
Ebû Dâvud ve Nesâî'nin rivayetinde: "Resûlullah'ın son iki icraatından biri, ateşin değiştirdiğinden abdest almayı terketmekti" denmiştir.{806}
4. (3685) Hadis-i Şerif
وعن عبيد بن ثمامة المرادى قال: ]قَدِمَ عَلَيْنَا مِصْرَ عَبْدُاللّهِ بنُ الحَارِثِ ابن جَزْءِ رَضِيَ اللّهُ عَنْه مِنْ أصْحَابِ رسولِ اللّهِ ﷺ فَسَمِعْتُهُ يُحَدِّثُ في مَسْجِدِ مِصْرَ قالَ: لَقَدْ رَأيْتُنِى سَابِعَ سَبْعَةٍ، أوْ سَادِسَ سِتّةٍ مَعَ رَسُولِ اللّهِ ﷺ في دَارِ رَجُلٍ فَمَرّ بِلَالٌ رَضِيَ اللّهُ عَنْه فَنَادَهُ بِالصَّلَاةِ فَخَرَجْنَا، فَمَرَرْنَا بِرَجُلٍ وَبُرْمَتُهُ عَلى النَّارِ، فقَالَ لَهُ النّبيُّ ﷺ: أطَابَتْ بُرْمَتُكَ؟ قالَ: نَعَمْ، بِأبِى أنْتَ وَأُمِّى، فَتَنَاوَلَ مِنْهَا بَضْعَةً، فَلَمْ يَزَلْ يَعْلُكُهَا حَتّى أحْرَمَ بِالصَّلَاة، وَأنَا أنْظُرُ إلَيْهِ[. أخرجه أبو داود .
4. (3685)-Ubeyd İbnu Sümâme el-Murâdî anlatıyor: "Abdullah İbnu'l-Hâris İbni Cez' (radıyallahu anh), Mısır'a yanımıza geldi. Kendisi Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabından idi. Mısır Camii'nde şu hadisi anlatırken işittim: "Ben öyle hatırlıyorum ki, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la bir adamın evinde oturan yedi kişiden yedincisi veya altıdan altıncısıydım. Derken Bilâl (radıyallahu anh) geçti ve ezan okudu. Biz de çıktık. Giderken bir adama uğradık, tenceresi ateş üstündeydi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona: "Tenceren yeterince pişti mi?" diye sordu. Adam:
"Evet, annem babam sana feda olsun!" dedi. Resulullah bunun üzerine bir parça aldı. Çiğnemesi devam ederken namaz için iftitah tekbiri aldı. Ben bu sırada ona bakıyordum."{807}
5. (3686) Hadis-i Şerif
وعن سويد بن النعمان رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]خَرَجْنَا مَعَ النبىّ ﷺ عَامَ خَيْبَرَ حَتّى إذَا كُنَّا بِالصّهْباءِ، وَهِىَ مِنْ أدْنَى خَيْبَرَ صَلّى رَسولُ اللّهِ ﷺ الْعَصْرَ، فَلمّا صَلّى دَعَا بِالاطْعِمَةِ، فَلَمْ يُؤْتَ إلَّا بِسَويقِ فَأمَرَ بِهِ فَثُرَي، فَأكلَ وَأكَلْنَا، ثُمّ قَامَ إلى المَغْرِبِ فَمَضْمَضَ وَمَضْمَضْنَا، وَلَمْ يَتَوضّأ[. أخرجه البخارى ومالك والنسائي."ثُرِّيَ": أى بلّ بالماء.
Kütübü Sitte - 10.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir