Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 101

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 101. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

AÇIKLAMA:

1- Bu hadiste Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), yapılan dâvetlere icabet edip katılmayı emretmektedir. Hadis bu haliyle mutlaktır. Hangi çeşit davet olursa olsun davete icabet etmek gerekmektedir. 3977 numaralı hadisten sonra yer vereceğimiz DAVETLERİN ÇEŞİTLERİ VE HA-YATIMIZDAKİ YERİ başlığıyla sunacağımız tahlilde görüleceği üzere, davetin birçok çeşitleri vardır.

Ülemâ bu davetlerin hepsini bir tutmamıştır. Daha çok düğün için yapılan davete icabet etmenin vacib olduğunda ittifak etmiştir. İbnu Hazm bu hükmün Sahabe ve Tâbiîn cumhurunun görüşü olduğunu söylemiştir. Bazı Şâfiîlerin hükmü de böyledir. Ancak Mâlikîler, Hanefîler, Hanbelîler ve Şâfiîlerin cumhuru, düğün dışındaki davetlere icabetin vacib olmadığına hükmetmişlerdir.

Başta İbnu Hacer, bir kısım ülemâ, düğün dâvetine icabeti de mutlak bir vecibe kabul etmezler, bâzı şartlar tahtında vâcib olacağını söylerler. O şartları şöyle özetleyebiliriz:

Daveti yapan mükellef, hür, reşid olmalıdır.

Davet sadece zenginlere yapılmış olmamalı, fakirlere de şâmil olmalıdır.

Sevgi veya korkunun sevkiyle muayyen bir şahsa sevgi izhar etmek maksadıyla olmamalıdır.

Esahh görüşe göre davetçi, müslüman olmalıdır.

Meşhur görüşe göre ilk güne has olmalıdır.

Bir başka davet öne geçmemeli. Hangi davet önce yapılmışsa ona icabet edilmelidir.

İki ayrı davet aynı anda gelirse, esahh görüşe göre, kan yönünden daha yakın olan, komşuluk yönünden yakın olana tercih edilir, eşitseler kura çekilir.

Münker vs. sebebiyle, huzuruyla rahatsız olacaklar bulunmamalıdır.

(Mâkul) bir mazereti olmamalıdır.

* Oruçlu olmak mâzeret değildir. Bazı rivayetlerde oruçlu olanın da olmayanın da katılması; oruçlu ise- bir rivayette- açması, bir başka rivayette öbürleri yerken onun namaz kılması, ama mutlaka katılması emredilir.

2- Bazı kaynaklarda: اَلْوَلِيمَةُ أوَّلَ يوْمٍ حَقٌّ وَالثَّانِى مَعْرُوفٌ وَالثَّالِثُ رِيَاءٌ وَسُمْعَةٌ "Birinci gün dâvet haktır, ikinci gündeki mâruftur, üçüncü gündeki riya ve desinler diyedir" şeklinde bir rivayet gelmiş ise de muhaddisler bunun zayıf olduğunu belirtir, ve Resulullah'tan ziyafet günlerini tahdid eden bir beyan intikal etmediğini, aksine Sahabe ve Tâbiînden bunun aksini ifade eden bir kısım rivayetlerin ve tatbikatın geldiğini örneklerle belirtirler. Yani imkân nisbetinde, ziyafeti birkaç gün boyunca devam ettirmenin bir günahı yoktur.

Ancak bazı âlimler: "Eğer ziyafet üç gün sürmüşse, üçüncü günkü ziyafete icabet mekruhtur; ikinci günkü icabet ise birinci gündeki gibi asla müstehab değildir" demiştir.

Bunun mekruh olduğunu söyleyenler, daha ziyade aynı şahısların her üç günde de çağrılmasını esas almışlardır. Ama davet edilenlerin çokluğu sebebiyle, her gün bir başka grubun çağrılması halinde, davetin birkaç gün devamında bir kerâhet olmaması gerektiğini söylerler. Kâdı İyâz Mâlikîlerin: "Hali vakti yerinde olanların bir hafta boyu ziyafet vermesinin müstehab olduğunu" söylediklerini kaydeder.

Her hâl u kârda, bazı âlimler ihtiyatı elden bırakmayarak: "Şartlar bir günden fazla sürecek

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir