Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 107
Kitap
Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 107. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
سَمَّعَ اللَّهُ بِِهِ[. أخرجه الترمذي.
(22) Kirm^nî, bu ifâdesiyle, Resulullah'ın Zeyneb'le izdivacını ilan eden Ahzâb suresinin 37. Âyetindeki زَوَّجْنَاكَهَا "Onu seninle biz evlendirdik" ibaresini kasteder. Bu vahiy üzerine Zeyneb'le evlenen Resulullah, nikah kıydırma ihtiyacı duymamıştır. Hattâ Hz. Zeyneb, Resulullah'ın diğer zevcelerine karşı: "Sizin nikahınızı insanlar, benim nikahımı Allah kıydı" diyerek tefahurda bulunurdu.
5. (3966)- İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah (aleyhisalatu vesselâm) buyurdular ki: "Düğün yemeği, düğünün birinci günü haktır, ikinci günü sünnettir, üçüncü günü desinler içindir. Kim desinler için iş yaparsa Allah da ona göre muamele yapar." [Tirmizî, Nikâh 10, (1097).]
AÇIKLAMA:
Bu hadîs, düğün ziyafetinin iki gün devam etmesini tcvîz etmekte, daha fazlasının süm'a (desinler) için olduğunu belirtmektedir.
Birinci günkü yemeğe hak denmesi onun sabit meşru olduğunu, hem yapılmasının hem de icâbetin gerekli olduğunu ifade eder. Yukarıda da kaydettiğimiz üzere ülemâdan bir kısmı onun vacib olduğuna bile hükmetmiştir. Hele dâvete icabet, buna vâcib demeyen yok gibidir. Vâcib demeyenler sünnet-i müekkede demiştir. Bu hadîs vâcib diyenlerin delillerinden biridir.
İkinci gün sünnet olması, umumiyetle tâkip edilen bir örf, normal sayılan bir davranış olmasıdır. Bir rivâyette sünnet yerine ma'ruf denmiştir ki "münker değildir", yadırganmaz demektir.
Üçüncü günün süm'a olması başkasına duyurmak, riya için ma'nâsına gelir ki, desinler için diye tercümeyi uygun bulduk. Ebû Dâvud'un bir rivayetinde üçüncü günün ziyafetine süm'a ve riya denilmiştir.
Desinler için iş yapana Allah'ın uygun muamele yapması, Kıyamet günü riyasının mahşer ahalisine teşhir edilmesidir. Yani övünmek için kendisinin kerem sâhibi olduğunu göstermeye çalışan kimsenin yalancı ve riyakâr olduğunu Cenâb-ı Hakk Kıyamet günü, Arasat halkı arasında teşhir edecektir. Tîbî der ki: "Allah bir kuluna nimet verince, onu şükürle yâd etmesi üzerine vâcib olur. Aynı şeye, birinci gündeki eksiklikleri tamamlamak üzere, ikinci gün devam etmek de müstehab olur, zira sünnet, vâcibin tamamlayıcısıdır. Ancak üçüncü gün bu artık riya ve gösterişten başka bir şey değildir. Dâvetlinin de birinci gün icabeti vacib, ikinci gün müstehab, üçüncü gün mekruh hatta haram bile olur." Aliyyü'l-Kârî, "Bu hadîste, ziyafetin yedi gün devamı müstehabtır" diyen İmam Mâlik'in ashâbına sahîh bir red var" der.
Şâfiîler ve Hanbelîler bu hadisle amel etmişlerdir.
6. (3967) Hadis-i Şerif
وعن أعرج عن أبى هريرة رَضِىَ اللَّهُ عَنْه: ]أنَّ النبىّ ﷺ كَانَ يَقُولُ: شَرُّ الطَّعَامِ طَعَامُ الْوَلِيمَةِ، يُدْعَى لَهَاالاغْنِيَاءُ، وَتُتْرَكُ المَسَاكِينُ، وَمَنْ لَمْ يَأتِ الدَّعْوَةَ فَقَدْ عَصىَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ[.وفي أخرى "يُمْنَعُهَا مَنْ يَأتِيهَا، وَيُدْعَى إلَيْهَا مَنْ يَأبَاهَا". أخرجه الثلاثة وأبو داود
.6. (3967)- A'rac, Ebû Hüreyre radıyallahu anh'tan naklen anlatıyor: "Resûlullah (aleyhisalâtu vesselâm) diyordu ki: "En şerli yemek, sâdece zenginlerin çağrılıp fakirlerin çağrılmadığı yemektir. Kim de dâvete icabet etmez, yemeğe gelmezse, Allah ve Resûlüne âsi olmuştur."
Bir diğer rivayette "(Yemeğin kötüsü) gelene verilmeyen, ona gelmeyeceklerin dâvet edildiği yemektir" denilmiştir. [Buhârî, Nikah 72; Müslim, Nikah 107-110, (1432); Muvatta, Nikah 50, (2, 546); Ebû Dâvud Et'ime 1, (3742).]
Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir