Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 116

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 116. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

buyurdu. Berâ da okumaktan vazgeçti.

Hadisi kaydeden el-Hâkim, hocası Muhammed İbnu İsâ el-Attâr'ın şu açıklamasını da ekler: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Berâ'nın sesini kadınların işitmesini istememiştir." Ayrıca, çalgıcı câriyelere mâni olmama hadisesini de: "Çünkü onlar kadın değil, bülûğa ermemiş kız çocukları idi" diye açıklamışlardır.

6- Bu çeşit rivayetlere dayanarak, mûsikinin haram olduğuna hükmeden bir kısım âlimler, hükümlerine Kur'andan da şu âyeti delil olarak göstermişlerdir: "İnsanlar içinde, bilgisizce, Allah yolundan saptırmak, onu bir eğlence edinmek için boş lâfa müşteri çıkan nice adam vardır."

Âyette geçen "boş laf"tan muradın mûsiki ve benzeri şeyler olduğuna dair Hasan-ı Basrî ve İbnu Abbâs'tan rivayetler gelmiştir.

Yukarıda kaydedilen delillerden hareket eden âlimler, mûsikî hakkında verilecek hüküm mevzuunda ihtilaf ederler:

1- Fakihlerden bir kısmı "mutlak haram" olduğuna, dinlemede de bir masiyet (Allah'a isyan ve günah) bulunduğuna hükmetmiştir. Bunlara göre, âni işitmenin bir günahı yoktur.

2- Bazıları kafiye ve fesâhat mizanını kavramada mûsikîden faydalanmanın günah olmayacağını söylemiştir.

3- Bir kısmı tek başına olan kimsenin, yalnızlığı defetmek gayesiyle şarkı söylemesini caiz addetmiştir, ancak "eğlenmek gayesiyle olmamasını" şart koşmuştur.

4- Okunan şiir (güfte) hikmetler, ibretler, fıkıh (gibi faydalı bilgiler) ihtiva ediyorsa bunda da beis görmezler.

5- Bazı âlimler, bayramlarda (ve düğünlerde) def çalmada da bir mahzur görmezler.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Mûsikiye, mutlak olarak "haram" veya "helal" demek mümkün değildir. Cevaz ifade eden sahih rivayetleri, hadis ilmini objektif ve rasyonel prensiplerine mutabık düşmeyen tekellüflü (zorlamalı) tevil yollarına başvurarak, mensuh addedip musikinin mutlak şekilde haram olduğunu söylemek caiz değildir. Öte taraftan, bir kısım zaaftan hali olmasa bile, mûsikîyî yasaklayan rivayetleri de görmemezlikten gelmek mümkün değildir. Hadis ilminin umumî kaidelerinden birine göre, bir babta birden fazla zayıf hadis gelmiş ise, bunlar birbirlerini kuvvetlendirerek, sahih bir asla dayandıklarını ifade ederler. Kaldı ki, yukarıdaki paragrafta el-Müstedrek'ten naklettiğimiz hadisin kesinlikle sıhhatine hükmedilmiştir.

Lehte ve aleyhte gelen rivayetler arasında ciddi bir ihtilaf görerek nesh veya tercih imkanları araştırmak da gereksizdir. Her iki gruba giren rivayetler de tahsis yoluyla cem edilebilecek ve herbiriyle amel edilebilecek durumdadır. İslam âlimleri, çoğunluk itibariyle, bu yolu tercih ederek lehte ve aleyhte mutlak hükümden kaçınmışlar, helâl veya haram olmasının şartlarını belirtmişlerdir.

Mûsikî mevzuunda burada kayda değer, tamamen orijinal bir değerlendirme Bediüzzaman Said Nursî merhuma aittir. O, meseleyi Eslâf âlimlerinin yaptığı gibi nasslar açısından ele almaksızın, nassların ifade ettiği nihâî hükmün, insan fıtratına ve harici vakıaya mutabakat hikmeti açısından ele alarak son derece cesur ve orijinal bir yorum getirir. Ona göre mûsikiye insan ruhunun belli bir ölçüde ihtiyacı vardır. Şöyle der: "Evet, beşer hakikata muhtaç olduğu gibi, bazı keyifli hevesâta da ihtiyacı var. Fakat bu keyifli hevesât, beşte birisi olmalı."(24)

Ashabtan Ebu'd-Derda'nın "Hak şeylerin talebinde daha şevkli, daha gayretli olabilmek için kalbimi hak olmayan şeyle dinlendiriyorum" sözü böylece daha iyi anlaşılmaktadır.

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir