Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 148

Kitap

Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 148. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

buyurdular ki: "(Medine'nin Necd cihetinde yer alan) Âliye acvesinde şifa vardır. O sabahın ilk vaktinde (yenirse) panzehirdir." [Müslim, Eşribe 156, (2048).]

Açıklama, önceki hadiste geçti.

5. (3989) Hadis-i Şerif

وعن سعيد بن زيد رَضِىَ اللَّهُ عَنْه قال: ]قالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: الْكَمْأةُ مِنَ المَنِّ، وَمَاؤُهَا شِفَاءٌ لِلْعَيْنِ[. أخرجه الشيخان والترمذي

.5. (3989)- Saîd İbnu Zeyd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Mantar kudret helvası cinsindendir. Suyu göze şifalıdır. [Buhârî, Tıbb 20, Tefsir, Bakara 3; Müslim, Eşribe 157, (2049); Tirmizî, Tıbb 22, (2068).]

6. (3990) Hadis-i Şerif

وفي أخرى للترمذي عن أبى هريرة رَضِىَ اللَّهُ عَنْه أنهم قالوا: ]الْكَمْأةُ جُدَرِيُّ الارْضِ، فقَالَ رسولُ اللَّهِ ﷺ: الْكَمْأةُ مِنَ المَنِّ، وَمَاؤُهَا شِفَاءٌ لِلْعَيْنِ، وَالْعَجْوَةُ مِنَ الْجَنَّةِ، وَهِى شِفَاءٌ مِنَ السُّمِّ. قالَ أبُو هُرَيْرَةَ: فَأخَذْتُ ثَلاثَ أكْمُوءٍ، أوْ خَمْساً، أوْ سَبْعاً فَعَصَرْتُهُنَّ فِى قَارُورَةٍ، وَكَحَلْتُ بِهِ جَارِيَةً لِى عَمْشَاءَ فَبَرَأتْ[ .

6. (3990)- Tirmizî'de Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'tan gelen bir rivayete göre, Halk: "Mantar toprağın çiçek hastalığıdır" demiştir. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle söylediler: "Mantar (Allah'ın Benî İsrail'e in'am ettiği kudret helvası denen) menn'dendir. Suyu göz için şifadır. Acve (denen hurma cinsi) cennettendir ve zehire karşı şifadır." Ebu Hüreyre ilave eder: "Ben üç veya beş veya yedi mantar aldım, onları sıkıp suyunu bir şişeye koydum. Gözü hasta olan bir cariyeme tatbik ettim. İyileşti." [Tirmizî, Tıbb 22, (2068, 2069, 2070).]

AÇIKLAMA:

1- Hadis üzerine, İbnu Hacer'in sunduğu uzun tahlilden genişçe kaydedeceğiz. Dikkatle okunmalı, çıkaracağımız sonuca kadar hükme gitmede acele edilmemelidir.

2- Kem'e Arapçada mantar demektir. İbnu Hacer'in: "Kem'e yaprak ve sapı olmayan bir bitki olup, ekimi yapılmaksızın yerde bulunur" diye yaptığı tarife bakınca her çeşit mantar bu kelime ile ifade edilmiş olmaktadır. Kâmustaki açıklama da böyle. Bu sebeple tercümemizi kem'e mantarı şeklinde değil, doğrudan mantar şeklinde yapmayı uygun gördük. İkinci hadisimizi biraz daha vazıh hale getiren bir rivayet Taberî'de gelmiştir. Orada Hz. Câbir (radıyallahu anh)'ın anlattığına göre, Resulullah devrinde çokca mantar çıkmış, halk: "Bu, "yer"in çiçek hastalığı" diyerek yemekten imtina etmiştir. Bu hal Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ulaşınca: "Mantar yerin çiçeği değildir. Bilesiniz, mantar kudret helvası cinsindendir" buyurmuştur. Mantarın, gök gürlemesiyle çokça ortaya çıkması sebebiyle araplar mantara "benâtu'r-Ra'd" yani gök gürültüsünün kızları da demiştir.

Arapların mantar için "Arzın çiçek hastalığı" demesinin, onun da insandaki çiçek gibi yerin içinden çıkmasından ileri geldiği belirtilmiştir.

3- Mantarla kudret helvası (menn) arasında kurulan irtibat ve benzerliğe gelince, kendiliğinden hâsıl olmasıyla izah edilmiştir. Nitekim bir hadiste اَلْكَمْأَةُ مِنَ الْمَنِّ الَّذِى اُنْزِلَ عَلى بَنِى إسْرَائِيل "Mantar Benî İsrail'e indirilen kudret helvasındandır" buyrulmuştur.(39)

Hadiste geçen ve kudret helvası ma'nâsına gelen menn kelimesi aynı zamanda nimet, vergi ma'nâlarına da geldiği için bazı âlimler: "Allah mantarı herhangi beşerî bir muamele olmaksızın lutfedip, kullarına nimet kıldığı için Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle ifade buyurmuştur" diye açıklamıştır.

Yapılan üçüncü bir açıklamaya göre Cenâb-ı Hakk'ın İsrailoğullarına gökten indirdiği menn (kudret helvası) tek çeşit yani sadece ağaçların üzerine inen maruf tatlı madde değildir bunun bir çok çeşidi vardır. Bir çeşidi ağaca inmiş ise, bir başka çeşidi de yerden çıkmıştır, mantar yerden çıkandır. Muhtemeldir

Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir