Kütübü Sitte - 11.Cilt — Sayfa 157
Kitap
Kütübü Sitte - 11.Cilt kitabının 157. sayfası — Kitap bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
vesselâm)'ın vahiyle muttali olduğu hususiyetlerinden olur. Bu durumda da tıb ehlinin bütün sözleri müzmahil olur. Nitekim Tirmizî, Sevbân riayeti olarak Resulullah'tan şunu tahric etmiştir: "Birinize humma gelecek olursa -ki ateşten bir parçadır- kendisinden onu su ile söndürsün, akan bir nehrin içine girip dursun. Suyun
(43) Hz. Esmâ radıyallahu anhâ, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın baldızı idi. Zira Hz. Aişe'nin kız kardeşi bulunuyordu.
(44) Bugün tabibler şöyle demeyi prensip yapmışlardır: "Hastalık yok, hasta var"
akıntısını karşısına alsın ve sabah namazından sonra güneş doğmazdan önce: "Allah'ın adıyla, Allah'ım, kuluna şifa ver. Resulünü tasdik et" diye dua etsin. Böylece üç günde, üç kere kendini suya batırsın. İyileşmezse beş gün devam etsin. Yine de iyileşmezse yedi gün, yine de olmazsa dokuz gün devam etsin. Humma, Allah'ın izniyle dokuzu tecavüz etmeden gider."
Tirmizî der ki: "Bu hadis garibtir." Ben de derim ki: "Senedinde Saîd İbnu Zür'a var. Bunun güven durumu ihtilaflıdır."
(Mazîrî devamla) der ki: "Bu hummaların hepsine değil bazısına hastır, her yerdeki değil, bazı yerdekidir, her şahsa değil bazı şahsadır. Bütün bu ihtimaller mevcuttur, çünkü Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın hitabı bazan âmm olur ki bu, çoğunluğu teşkil eder, bazanda hususî olur. Nitekim: "Büyük ve küçük abdest bozarken kıbleye yönelmeyin, ancak şarka veya garba yönelin" buyurmuştur. "Şarka veya garba yönelin" sözü, bütün arz ehline mahsus âmm bir hitap değildir. Bilakis bu, Medine ve civarında bulunanlara hastır." Nitekim bu husus Kitabu't-Tahâre' de geçti. Keza yukarıdaki tavsiyenin Hicaz ahalisi ile onları takip edenlere mahsus olması da muhtemeldir. Çünkü onlara ârız olan hummâların çoğu, hararetin şiddetinden (hava sıcaklığından) ileri gelen arazi hadiseleridir. İşte hummânın bu çeşidine soğuk su, içilse de, yıkanılsa da fayda verir. Çünkü hummâ, kalbte yanan sonra da ruh ve damarlardaki kan vasıtasıyla bedenin tamamına intişar eden garip bir hararettir. Bu iki çeşittir:
1- Arazî olan hummâ: Bu, şişten veya hareketten veya güneş çarpmasından veya şiddetli yaz sıcağından ve benzeri birşeyden hâsıl olur.
2- Marazî olan hummaya gelince, bu üç çeşittir:
Bu suretle kaydedilen açıklamanın devamında hummanın çeşitleri, tedavilerinin farklılığı sadedinde, eski tıb ilminin malumatı aktarılır.
İbnu Hacer, bu açıklamalarla, vücudda hararetle tezahür eden çok çeşitli hastalıkların olduğunu, hepsi için tek bir tedavi usulünün geçerli olmayacağını, Resulullah'ın hadislerinde, prensip olarak "su ile soğutma" tavsiye edilmişse de nasıl soğutulacağı hususunda fazla malumat gelmeyişinin bu duruma bağlı olduğunu, bazı rivayetlerdeki tasrihi belli şartlarla kayıtlayıp âmm kabul etmemek gerektiğini belirtir.
İbnu Hacer'in bu hususta belirtmek istediği hususlardan biri, su ile soğutma hususuna Resulullah'ın verdiği ehemmiyete dikkat çekmektir. Bu maksadla şerhte şu rivayetleri de misal olarak kaydeder:
صَبّوُا عَلَيَّ مِنْ سَبْع قِرَبٍ لَمْ تُحَلَّلْ اَوْكِيَتَهُنَّ "Üzerime, bağları çözülmemiş yedi kırbadan su dökün."
اِذَا حُمَّ اَحَدُكُمْ فَلْيَشُنَّ عَلَيْهِ مِنَ المَاءِ الْبَارِدِ مِنَ السَّحَرِ ثَلاثِ لَيَالٍ "Birinizin ateşi artarsa, üç gece seher vaktinde üzerine soğuk su boşaltsın."
Kütübü Sitte - 11.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir