Fetih Gazvesi
Kütübü Sitte - 12.Cilt · Sayfa 133
Kütübü Sitte - 12.Cilt kitabının "Fetih Gazvesi" bölümü 133. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 12.Cilt.
gazvesidir. Resulullah, seriyeyi Necid'de Batn-ı Nahl'in geri tarafındaki Meyfa'a nâm mevkide bulunan Benî Ahvâl ile Benî Abd İbni Sa'lebe üzerine göndermiştir. Burası Medine'ye sekiz konaklık bir mesafededir.
Bazı rivayetlere göre Üsâme (radıyallahu anh)'ın öldürdüğü kimse Mirdâs İbnu Nehîk'di. Kabilesi müşrik olmasına rağmen, kendisi müslüman olmuştu. Mirdâs koyun güdüyordu. Müslümanlar gelince herkes kaçmış, fakat bu müslüman olduğu için kaçmamıştı. Müslüman süvarilere esselamu aleyküm diye selam verir. Ancak Üsâme, öldürerek koyunlarını alır.
Resûlullah bu hadiseye ziyadesiyle üzülür ve bir rivayette: "Siz onun elindekini almak için öldürdünüz" buyurur.
Bazı rivayetler şu âyetin bu hadise üzerine indiğini belirtir: "Size (İslâmca) selam veren kimseye "sen mü'min değilsin" demeyin" (Nisa 94).
Hadisin bazı vecihlerinde Resulullah, Üsâme'yi: "Bâri kalbini yarsaydın da bu sözü samimiyetle mi söyledi bilseydin ya!" diyerek paylamıştır.{[246]}
FETİH GAZVESİ
1. (4276) Hadis-i Şerif
عَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]بَعَثَنِى رَسُولُ اللّهِ ﷺ أنَا وَالزُّبَيْرَ وَالْمِقْدَادَ. فقَالَ: إنْطَلِقُوا حَتّى تَأتُوا رَوْضَةَ خَاخٍ فَإنَّ بِهَا ظَعِينَةً مَعَهَا كِتَابٌ فَخُذُوهُ مِنْهَا. فَانْطَلَقْنَا تَتَعَادَى بِنَا خَيْلُنَا حَتّى أتَيْنَا الرَّوْضَةَ. فَإذَا نَحْنُ بِالظَّعِينَةِ فَقُلْنَا: أخرِجِى الْكِتَابَ. فَقَالَتْ: مَامَعِى كِتَابٌ. فَقُلْنَا: لَتُخْرِجَنَّ الْكِتَابَ أوْ لَنُلْقِينَّ الثِّيَابَ. فَأخْرَجَتْهُ مِنْ عِقَاصِهَا. فَأتَيْنَا بِهِ رَسُولَ اللّهِ ﷺ، فإذَا فِيهِ: مِنْ حَاطِبِ بنِ أبِي بَلْتَعَةَ إلى نَاسٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ مِنْ أهْلِ مَكَّةَ يُخْبِرُهُمْ بِبَعْضِ أمْرِ رَسُولِ اللّهِ ﷺ. فقَالَ ﷺ: يَا حَاطِبُ؛ مَا هذا؟ فَقَالَ: يَا رسولِ اللّهِ لَا تَعْجَلْ عَليَّ! إنِّى كُنْتُ امْرأَ مُلْصَقاً فِى قُرَيْشٍ وَلَمْ أكُنْ مِنْ أنْفُسِهِمْ، وَكَانَ مَنْ مَعَكَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ لَهُمْ قَرَابَةٌ يَحْمُونَ بِهَا أمْوَالَهُمْ وَأهْلِيهِمْ بِمَكَّةَ فَأحْبَبْتُ إذْ فَاتَنِى ذلِكَ مِنَ النَّسَبِ فِيهِمْ أنْ أتخِذَ فِيهِمْ يداً يَحْمُونَ بِهَا قَرَابَتِى، وَمَا فَعَلْتُ ذلِكَ كُفْراً وَلَا ارْتِدَاداً عَنْ دِينِى، وَلَا رِضاً بِالْكُفْرِ بَعْدَ الاسْلَامِ. فقَالَ ﷺ: إنَّهُ قَدْ صَدَقَكُمْ. فقَالَ عُمَرُ رَضِيَ اللّهُ عَنْه دَعْنِى يَا رَسُولَ اللّهِ أضْرِبْ عُنُقَ هذَا الْمُنَافِقِ. فقَالَ ﷺ: إنَّهُ قَدْ شَهِدَ بَدْراً، وَمَا يُدْرِيكَ؟ لَعَلَّ اللّهَ تَعالى اطَّلَعَ عَلى اَهْلِ بَدْرٍ. فَقَالَ: اعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ فَقَدْ غَفَرْتُ لَكُمْ. فَأنْزَلَ اللّهُ تَعالى: يَا أيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أوْلِيَاءً تُلْقُونَ إلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّ. إلى قَوْلِهِ: فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ[. أخرجه الخمسة إِلَا النسائي."رَوْضَةُ خَاخِ" بِمُعُجَمَتَيْنِ مَوْضِعٌ بَيْنَ مَكَّةَ وَالْمَدَينَةَ."وَالظَّعِينَةُ" في الاصْلِ الْمَرْأةُ مَادَامَتْ فِي الْهَوْدَجِ ثُمَّ جُعِلَتِ الْمَرْأةُ الْمُسَافِرَةُ ظَعِينَةً ثُمَّ جُعِلَتْ إلى الْمَرْأةِ نَفْسِهَا سَافرَلَاتْ أوْ أقَامَتْ."وَالعقِاصُ" الْخَيْطُ الَّذِى تُشَدُّ بِهِ الْمَرْأةُ أطْرَافَ ذَوَائِبِهَا. وَالْمَعْنى أخرجت الكتاب من ضفائرها المعْقوصة .
1. (4276)-Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) beni, Zübeyr'i ve Mikdâd'ı gönderdi ve dedi ki:
"Gidin Ravzatu Hâh nam mevkiye varın. Orada bir kadın bulacaksınız. Onda bir mektup var, mektubu ondan alın gelin."
Gittik. Atımız bizi çabuk götürdü. Ravza'ya geldik. Kadınla karşılaşınca:
"Mektubu çıkar!" dedik. Kadın: "Bende mektup yok!" dedi.
"Ya mektubu çıkarırsın yahut senin elbiselerini soyarız!" diye ciddî konuştuk. Saç örgülerinin arasından mektubu çıkardı. Onu Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a getirdik. İçerisinde şu vardı:
Kütübü Sitte - 12.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir