Hz. Ali îbnu Ebî Talib (r.a.)’in

Kütübü Sitte - 12.Cilt · Sayfa 295

KitapKütübü Sitte - 12.Cilt
Sayfa295–299
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 12.Cilt kitabının "Hz. Ali îbnu Ebî Talib (r.a.)’in" bölümü 295. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 12.Cilt.

يَنْزِلُ عَنِ الْمِنْبَرِ، وَهُوَ يَقُولُ: مَا عَلى عُثْمَانَ مَا عَمِلَ بَعْدَ هذِهِ، مَا عَلى عُثْمَانَ مَا عَمِلَ بَعْدَ هذِهِ[. أخرجه الترمذي .

4. (4402)-Abdurrahman İbnu Habbab (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ceyşü'l-Usre'yi techiz ederken şahid oldum.Osman İbnu Affân (radıyallahu anh) kalktı ve:

"Ey Allah'ın Resulü! dedi, yüz deve çuluyla, semeriyle Allah rızası için (bağış olarak) bendendir!"

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ordu için bağış, yapmaya tekrar teşvikte bulundu. Osman yine kalkıp:

"Ey Allah'ın Resûlü! Çuluyla, semeriyle ikiyüz deve Allah rızası için bendendir!" dedi. Sonra Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ordu için bağışta bulunmaya yine teşvikte bulundu. Osman tekrar kalktı ve:

"Ey Allah'ın Resûlü! dedi. Benden üçyüz deve çuluyla, semeriyle Allah rızası için bağışımdır!"

Abdurrahman der ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı minberden inerken gördüm, hem iniyor, hem de:

"Bu hayırdan sonra, Osman'ın yapacağı (kötü amel) aleyhine olmaz!" diyordu." [Tirmizî, Menâkıb, (3701).]{[521]}

AÇIKLAMA:

Bu rivayet Hz. Osman'ın Allah yoluna bağışlamada ne kadar cömert olduğunu ifade ettiği gibi, bu çeşit bağışların ne kadar makbul ve mağfirete vesile olduğunu da ifade etmektedir. Yapılan bağış bazan geçmişteki günahların affını sağladığı gibi, gelecekte işlenecek günahların affına da yetebilmektedir. Hadisi şöyle yorumlayan da olmuştur. Bu "Bağıştan sonra, farz dışında hiçbir nafile amel yapması gerekmez. Zira bu ameli, yapacağı bütün nafilelere bedeldir." Keza hadiste, Hz. Osman'ın hüsn-i hatimeye mazhar olacağının müjdesi de görülmüştür.{[522]}

* HZ. ALİ İBNU EBİ TALİB (RADIYALLAHU ANH)

1. (4403) Hadis-i Şerif

عَنْ أنس بن مالِكٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قالَ: ]بُعِثَ رَسُولُ اللّهِ

ﷺ يَوْمَ ا"ثْنَيْنِ وَصَلَّى عَلِيٌّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه يَوْمَ الثُّلَاثَاءِ[. أخرجه الترمذي .

1. (4403)-Hz. Enes İbnu Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) pazartesi günü gönderildi. Hz. Ali (radıyallahu anh) da salı günü namaz kıldı." [Tirmizî, Menâkıb, (3730).]{[523]}

Sayfa 296

AÇIKLAMA:

Bazı alimler, bu hadise dayanarak Hz. Ali'nin erkeklerden müslüman olanların ilki olduğunu söylemişlerdir.{[524]}

2. (4404) Hadis-i Şerif

وعن ابْنِ عمر رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]آخَى رَسُولُ اللّهِ ﷺ بَيْنَ أصْحَابِهِ فَجَاءَهُ عَلَيٌّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه. فقَالَ: آخَيْتُ بَيْنَ أصْحَابِكَ وَلَمْ تُؤاخِ بَيْنِي وَبَيْنَ أحَدٍ. فقَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: أنْتَ أخِي في الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ[. أخرجه الترمذي .

2. (4404)-İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ashabının arasını kardeşlemişti. Hz. Ali (radıyallahu anh) yanına geldi ve:

"Ashabınızın arasını birbirleriyle kardeşlediniz, ama beni kimseyle kardeşlemediniz!" dedi. Bunun üzerine (aleyhissalâtu vesselâm):

"Sen dünyada da ahirette de benim kardeşimsin!" buyudular." [Tirmizî, Menâkıb, (3722).]{[525]}

3. (4405) Hadis-i Şerif

وعن زيد بن أرقَمٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قالَ: ]قالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: مَنْ كُنْتُ مَوْلَاهُ فَعَلِيٌّ مَوْلَاهُ[. أخرجه الترمذي .

3. (4405)-Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Ben kimin dostu (mevlası) isem, Ali de onun dostudur." [Tirmizî, Menâkıb, 3714).] {[526]}

4. (4406) Hadis-i Şerif

وعن سَعْدِ بْنِ أبِي وَقّاصٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قالَ: ]خَلَّفَ النبِيُّ ﷺ عَلِيّاً رَضِيَ اللّهُ عَنْه في غَزْوَةِ تَبُوكَ. فقَالَ يَا رَسُولَ اللّهِ: تُخَلِّفُنِى في النِّسَاءِ وَالصِّبْيَانِ؟ فقَالَ: أمَا تَرْضَى أنْ تَكُونَ مِنِّى بِمَنْزِلِةِ هرُونَ مِنْ مُوسى، إلَّا أنَّهُ لا نَبِيَّ بَعْدِي[. أخرجه الشيخان والترمذي .

4. (4406)-Sa'd İbnu Ebi Vakkas (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Tebük seferine çıkınca Hz. Ali'yi geride (Medine'de) bırakmıştı.

"Ey Allah'ın Resulü, siz beni çocukların ve kadınların arasında mı bırakıyorsunuz?" dedi (kalmak istemedi). Bunun üzerine (aleyhissalâtu vesselâm):

"Sen, Hz. Harun'un, Hz. Musa yanında aldığı yeri, benim yanımda almaktan razı değil misin? Şu farkla ki, benden sonra peygamber yok!" buyurdular." [Buhârî, Megâzî 78, Fezailu'l-Ashâb 9; Müslim, Fezailu'l-Ashab, 31, (2404); Tirmizî, Menâkıb, (3731).]{[527]}

5. (4407) Hadis-i Şerif

وفي رواية لمسلم والترمذي: ]قَالَ ﷺ يَوْمَ خَيْبَرَ: لاعْطِيَنَّ الرَّايَةَ غَداً رَجُلًا يحِبُّ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَيُحِبُّهُ اللّهُ وَرَسُولُهُ. قَالَ: فَتَطَاوَلَ النَّاسُ لَهَا فقَالَ: اِدْعُوا لِى عَلِيّاً رَضِيَ اللّهُ عَنْه. فَأُتىَ بِهِ أرْمَدَ. فَبَصَقَ في عَيْنَيْهِ، وَدَفَعَ إلَيْهِ الرَّايَةَ فَفَتَحَ اللّهُ عَلَيْهِ. قَالَ: وَلَمَّا نَزَلَتْ هذِهِ الآيَةُ؟ تَعَالَوا نَدْعُ أبْنَاءَنَا وَأبْنَاءَكُمْ دَعَا ﷺ عَلِيّاً وَفَاطِمَةَ وَحَسَناً وَحُسَيْناً رَضِيَ اللّهُ عَنْهم. فقاَلَ: اللَّهُمَّ هؤُلَاءِ أهْلِي[. "الرَّمَدُ" مرض في العين .

Sayfa 295   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 12.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir