Hz. Ebu Bekr Sıddîk (r.a.)’in Fazileti

Kütübü Sitte - 12.Cilt · Sayfa 275

KitapKütübü Sitte - 12.Cilt
Sayfa275–283
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 12.Cilt kitabının "Hz. Ebu Bekr Sıddîk (r.a.)’in Fazileti" bölümü 275. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 12.Cilt.

10. (4378) Hadis-i Şerif

وعن أنسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قالَ: ]كَانَ أُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ وَعَبَّادُ ابْنُ بِشْرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما عِنْدَ رَسُولِ اللّهِ ﷺ في لَيْلَةٍ مُظْلِمَةٍ فَخَرَجَا مِنْ عِنْدِهِ فَإذَا بِنُورَيْنِ بَيْنَ أيْدِيهِمَا. فَلَمّا افْتَرَقَا صَارَ مَعَ كُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا نُورٌ[. أخرجه البخاري .

10. (4378)-Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Üseyd İbnu Hudayr ve Abbâd İbnu Bişr (radıyallahu anhümâ) karanlık bir gecede Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanında idiler. (Sohbet bitince) yanından ayrıldılar. Derken önlerinde iki nur peydah oldu. Yolları ayrıldığı zaman her birinin bir nuru vardı." [Buharî, Mesâ'ıd 78, Menâkıb 28, Menakıbu'l-Ensar 13.]{[481]}

AÇIKLAMA:

1-Bu rivayetin bir başka veçhi, bu sahabelerin ellerideki nûrun, günümüzdeki pilli el feneri mahiyetindeki bir şeyden çıktığını tasvir eder. Şöyle ki: "Üseyd İbnu Hudayr ve Ensar'dan bir kişi daha, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanında konuşmak üzere kaldılar. Çok karanlık bir gece idi. Gecenin bir müddeti geçtikten sonra çıktılar. Herbirinin elinde bir değnekcik vardı. Birinin değneği önlerini aydınlatır olduğu halde yürüdüler. Yolları ayrılınca diğerinin değneği de aydınlatmaya başladı. Her biri kendi deyneğinin ışığında yürüdü, böylece evlerine vardılar."

2-Bu hadise Ashabın mazhar olduğu kerametlerden birini daha aksettirmektedir. Alimlerimiz bu ve benzeri rivayetlere dayanarak kerametin hak olduğuna hükmetmişlerdir. Keramet hususunda geniş açıklama daha önce geçti (4256. hadis). {[482]}

İKİNCİ FER' - SAHABELERDEN BAZILARININ FAZİLETLERİ

(İki kısımdır)

BİRİNCİ KISIM - ERKEKLER HAKKINDA

* EBU BEKR SIDDIK (radıyallahu anh)

1. (4379) Hadis-i Şerif

عن عائشةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْها قَالَتْ: ]دَخَلَ أبُو بَكْرٍ عَلى رَسُول اللّهِ ﷺ: فقَالَ لَهُ ﷺ: أبْشِرْ فَأنْتَ عَتِيقُ اللّهِ مِنَ النَّارِ. قَالَتْ: فَمِنْ يَوْمَئِذٍ سُمِّى عَتِيقاً[. أخرجه الترمذي .

1. (4379)-Hz. Aişe anlatıyor: "Ebu Bekr (radıyallahu anh), Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanına girmişti. Aleyhissalâtu vesselâm:

Sayfa 276

"Müjde, (Ey Ebu Bekr!) Sen Allah'ın ateşten azad ettiği kimsesin!" buyurdular. İşte o günden itibaren Hz. Ebu Bekr, Atik (azadlı) diye isimlendirildi." [Tirmizî, Menâkıb, (3679).]{[483]}

AÇIKLAMA:

Hz. Ebu Bekr'in "Atik" diye isimlenmesi hususunda başka üç rivayet daha var:

*Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün dedi ki: "Ateşten azad edilen birini görmek isteyen Ebu Bekr'e baksın."

*Musa İbnu Talha'nın rivayetine göre, annesi "Atik" diye tesmiye etmiştir.

*Yüzündeki cemal (güzellik) sebebiyle Resulullah ona "Atik" demiştir. {[484]}

2. (4380) Hadis-i Şerif

وعن أبى هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قالَ: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: أتَانِى جِبْرِيلُ فَأخَذَ بِيَدِى فَأرَانِى بَابَ الْجَنَّةِ الَّذِى تَدْخُلُ مِنْهُ أُمَّتِى. فقَالَ اَبُو بَكْرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهُ يَا رَسُولَ اللّهِ: وَدِدْتُ أنِّى كُنْتُ مَعَكَ حَتّى أنْظُرْ إلَيْهِ فقَالَ: أمَا إنَّكَ يَا أبَا بَكْرٍ أوَّلُ مَنْ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مِنْ أُمَّتِى[. أخرجه أبو داود .

2. (4380)-Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Cebrail aleyhisselam yanıma gelerek elimden tuttu ve bana ümmetimin gireceği cennet kapısını gösterdi."

Hz. Ebu Bekr atılıp:

"Ey Allah'ın Resulü! Ben o sırada seninle olmayı ne kadar isterdim, ta ki ona ben de bakayım!" dedi.

Aleyhissalâtu vesselâm:

"Ey Ebu Bekr, ümmetimden cenete ilk girecek kimse olman sana yetmez mi!" karşılığında bulundular." [Ebu Davud, Sünnet, 9, (4652).]{[485]}

3. (4381) Hadis-i Şerif

وعنه رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: مَا لاحَدٍ عِنْدَنَا يَدٌ إلَّا وَقَدْ كَافَيْنَاهُ بِهَا مَا خَلَا أبَا بَكْرٍ فإنَّ لَهُ عِنْدَنَا يَداً يُكَافِيهِ اللّهُ تَعالى بِهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَمَا نَفَعَنِى مَالُ أحَدٍ قَطُّ مَا نَفَعَنِى مَالُ أبِي بَكْرٍ، وَمَا عَرَضْتُ الاسْلَامَ عَلى أحَدٍ إلَّا كَانَتْ لَهُ كَبْوَةٌ إلَّا أبَا بَكْرٍ، فإنَّهُ لَمْ يَتَلَعْثَمْ، وَلَوْ كُنْتُ مُتّخِذاً خَلِيلًا لَاتّخَذْتُ أبَا بَكْرٍ خَلِيً أَلَا وَإنَّ صَاحِبَكُمْ خَلِيلُ اللّهِ تَعالى[. أخرجه الترمذي.يُقَالُ "كَبَا الْفَرَسُ" إذَا خَرّ لِوَجْهِهِ، والْمُرَاد أنَّ الصِّديقَ رَضِيَ اللّهُ عَنْه لَمْ يَتَرَدَّدْ في تَصْدِيقِهِ ﷺ .

وَلَا "التَّلَعْثَمُ" التَّرَدُّدُ في الْقَوْلِ وَالْفِعْلِ والتَّتَعْتُعِ فيه.وقَوْلُهُ: "ولَوْ كُنْتُ مُتَّخِذاً خَلِيً إلى آخِرِهِ" حَاصِلُهُ أنَّ الْخَلَّةَ تَلْتَزِمُ فَضْلَ مُرَاعَاةٍ لِلْخَلِيلِ وَقِيَامٍ بِحَقّهِ وَاِشْتِغَالِ الْقَلْبِ بِأمْرِهِ، فَأخْبَرَ ﷺ أنَّهُ لَيْسَ عِنْدَهُ فَضْلٌ مَعَ خُلَّةِ الْحَقِّ لِخَلْقٍ ِشْتِغَالِ قَلْبِهِ بِمَحَبَّةِ رَبِّهِ فَلَا يَحْتَمِلُ مَيْلًا إلى غَيْرِهِ .

3. (4381)-Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

Sayfa 275   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 12.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir