Kütübü Sitte - 14.Cilt — Sayfa 25
Dilenciliğin Zemmi
Kütübü Sitte - 14.Cilt kitabının 25. sayfası — Dilenciliğin Zemmi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
işittim, fakirlerle düşüp kalktım ve rahata erdim."{58}
AÇIKLAMA:
Bu rivayet, Müslümanda bulunması gereken mühim bir edebi dile getirmektedir. Daima kendimizden aşağıda olana bakmak. Kendimizden aşağı deyince, sadece malmülk yönüyle aşağı olanlar anlaşılmamalıdır. Nitekim, hadiste halk tabiri de geçmektedir; yaratılış diye tercüme ettik. Alimler bunu suretce (yani dış görünüşce) diye açıkladıkları gibi, evlad, iyal, yakınlar, akrabalar gibi dünya hayatının zinetine girebilecek herşey diye de anlamışlardır.
Sadedinde olduğumuz hadis mânasında olmak üzere, Resulullah bir başka rivayette: "Zenginlerle az düşüp kalkın. Zîra böyle yapmanız, Allah'ın (size olan) nimetini küçük görmemenize yardımcı olur" buyurmuştur.
Bazı alimler şöyle demiştir: "Bu hadiste mühim bir hastalığın ilacı var; zîra bir kimse, kendinden üstün kimseye bakınca, bu halin onda hased uyandırmayacağından emin olamaz. Bu haset hastalığının ilacı da kendinden aşağıda olana bakmasıdır. Baktığı takdirde kendi haline şükretmeye tevessül eder." Mevzumuzu bütünleyecek bir başka hadis de şöyle: "İki haslet var ki, bunlar kimde bulunursa Allah onu şükredici ve sabredici olarak yazar. Kim dünya işlerinde durumu kendisinden düşük olana bakarsa, kendisindeki ona olan üstünlük sebebiyle Allah'a hamdeder. Kim de, dinî meselelerde kendinden üstün olanlara bakarsa ona uyar. Kim de dünya işlerinde kendinden üstün olana bakarsa, elinde olmayanlar için esef eder, üzülür ve böylece şükredici ve sabredici olarak yazılmaz."{59}
* DİLENCİLİGİN ZEMMİ
1. (4863) Hadis-i Şerif
عن ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: لَا تَزالُ الْمَسْألَةُ بِأحَدِكُمْ حَتّى يَلْقى اللّهُ وَلَيْسَ بِوَجْهِهِ مُزْعَةُ لَحْمٍ[. أخرجه الشيخان والنسائي."المزعةُ" القطعة من اللحم صغيرة كالتفة من الشئ .
1. (4863)-İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden biri dilenmeye devam ettiği takdirde yüzünde bir parça et kalmamış halde Allah'a kavuşur." [Buhârî, Zekât 52; Müslim, Zekat 103, (1040); Nesâî, Zekât 83, (5, 94).]{60}
2. (4864) Hadis-i Şerif
وعن سمرة بن جندب رَضِيَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: المَسَائِلُ كُدُوحٌ يَكْدَحُ بِهَا الرَّجُلُ وَجْهَهُ، فَمَنْ شَاءَ أبْقى عَلى وَجْهِهِ، وَمَنْ شَاءَ تَرَكُهُ. إلَّا أنْ يَسْألَ الرَّجُلُ ذَا سُلْطَانٍ في أمْرٍ لَا يَجِدُ مِنْهُ بُداً[. أخرجه أصحاب السنن."الكُدوحُ" الخموش.وَلَا "سُؤُالُ السُّلْطَانِ" قيل أراد به أن يطلب حقه من بيت المال .
2. (4864)-Semüre İbnu Cündeb radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"İstemeler bir nevi cırmalamalardır. Kişi onlarla yüzünü cırmalamış olur. Öyle ise, dileyen (hayasını koruyup) yüz suyunu devam ettirsin, dileyen de bunu terketsin. Şu var ki, kişi, zaruri olan (şeyleri) iktidar sahibinden istemelidir." [Ebu Davud, Zekat 26, (1639); Tirmizî, Zekat 38, (681); Nesâî, Zekat 92, (5, 100).]{61}
3. (4865) Hadis-i Şerif
وعن عائذِ بْنِ عَمْرُو قال: ]سَألَ رَجُلٌ رَسُولَ اللّهِ ﷺ فأعْطَاهُ فَلَمّا وَضَعَ رِجْلَهُ عَلى أُسْكُفَّةِ الْبَابِ قَالَ ﷺ: لَوْ تَعْلَمُونَ مَا في الْمَسْألَةِ مَا مَشى أحَدٌ الى أحَدٍ يَسْألُهُ شَيْئاً[. أخرجه النسائي .
Kütübü Sitte - 14.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir