Kütübü Sitte - 14.Cilt — Sayfa 56
Adalet ve Şehadet
Kütübü Sitte - 14.Cilt kitabının 56. sayfası — Adalet ve Şehadet bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
AÇIKLAMA:
Bu hadis, şahidlik taleb edilmeden, kendiliğinden gidip şahitlikte bulunmayı takdir etmektedir. Ancak daha önce de geçtiği üzere bazı hadisler, taleb edilmeden şahitlikte bulunanları kötüler. Bir hadis şöyle: "Asırların en hayırlısı benim asrımdır. Sonra onu takib eden asırdakiler, sonra da onu takib eden asırdakiler gelir. Sonra da bir kavim gelir ki onlar şahidlik taleb edilmeden şehadette bulunurlar."
Aradaki zıtlık (tearuz) şöyle giderilmiştir. Nevevî der ki: "Bu hadiste iki te'vil var: En sahihi, en meşhur olanı İmam Malik ve Ashab-ı Şafiî tarafından yapılan te'vildir. Buna göre, bir kimsenin nezdinde, bir insanın hakkını ilgilendiren bir şehadet mevcuttur. Fakat hak sahibi onun şahid olduğunu bilmemektedir. İşte bu kimse o adama gidip kendisi için şahid olduğunu haber verir, nezdindeki emaneti eda etmiş olur.
İkinci te'vile göre, bu övülen şehadet, insan hukukuyla değil, hisbe şehadetiyle ilgilidir: Talâk, köle azadı, vakıf, ammeye yönelik vasiyetler, hudud gibi meselelere giren şehadetlerdir. Bu çeşitten bir şey bilen kimsenin, bildiğini gidip kadıya söylemesi, haber vermesi, şahidlik yapması vacibtir.
Üçüncü bir te'vile göre, bundan, talepden önce değil, sonra şehadeti eda hususunda mecaz ve mübâlağa maksuddur. Nitekim: "Cömert, istemeden veren kimsedir" sözünden, istenince hemen çarçabuk vermek kastedilir."{148}
5. (4912) Hadis-i Şerif
وعن خزيمة بن ثابت رَضِيَ اللّهُ عَنْه: ]أنّ رَسُولَ اللّهِ ﷺ اِبْتَاعَ فَرَساً مِنْ أعْرَابِيّ فَاسْتَتْبَلَاعَهُ النّبيُّ ﷺ الى مَنْزِلِهِ لَيَقْضِيَهُ ثَمَنَ فَرَسِه. فأسْرَعَ ﷺ المَشْىَ وَأبْطأ الاعْرَابِىّ، وَطَفَقَ رِجَالٌ يَعْتَرِضُونَ الاعْرَابِىّ، فَسَاوَمُوهُ بِالْفَرَسِ، وَلَا يَشْعُرونَ أنّ النّبىّ ﷺ قَدِ ابْتَاعَهُ. فَنَادَى الاعْرَابىّ النّبىّ ﷺ فقَالَ: إنْ كُنْتَ مُبْتاعاً هذَا الْفَرسَ وإلَّا بِعْتُهُ. فقَامَ النّبيُّ ﷺ حِينَ سَمِعَ نِدَاءَ الاعْرَابِىّ فقَالَ أوَلَيْسَ قَدِ ابْتَعْتُهُ مِنْكَ. فقَالَ الاعْرَابِىّ: واللّه مَا بِعْتُكَه. فقَالَ ﷺً بَلْ قَدِ ابْتَعْتُهُ مِنْكَ. فَطَفِقَ الاعْرابِىّ يَقُولُ: هَلُمَّ شَهِيداً. فقَالَ خُزَيْمَةُ: أنَا أشْهَدُ أنّكَ بَايَعْتَهُ. فأقْبَلَ ﷺ عَلى خُزَيْمَةَ فقَالَ: بِمَ تَشْهَدُ؟ قَالَ: بِتَصْدِيقِكَ يَا رَسُولَ اللّهِ، فَجَعَلَ شَهَادَةَ خُزَيْمَةَ بِشَهَادَةِ رَجُلَيْنِ[. أخرجه أبو داود والنسائي.وزاد رزين: ]فقَالَ الاعْرَابِىّ: أهذا رسولُ اللّهِ؟ فقَالَ أبُو هُريرةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْه: كَفى بِكَ جَهْلًا أنْ لَا تَعْرِفَ نَبِيّكَ، صَدَقَ اللّهُ: الاعْرَابُ أشَدُّ كُفْراً وَنِفَاقاً وَأجْدَرُ أنْ لَا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَا أنْزَلَ اللّهُ عَلى رَسُولِهِ، فَاعْتَرَفَ الاعْرَابِيُّ بِالْبَيْعِ[.
5. (4912)-Huzeyme İbnu Sabit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir bedeviden bir at satın almıştı. Aleyhissalâtu vesselâm, onu eve kadar getirivermesini ve orada parasını almasını söyledi. Bu sırada kendisi hızlı hızlı yürüdü; bedevi ise ağır ağır yürüyordu. (Aralarında epeyce bir mesafe hasıl oldu. Bu sırada) bazı kimseler bedeviye gelip at üzerinde pazarlık yapmaya başladılar. Onu Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın satın almış olduğunu kimse bilmiyordu. Bedevî, Aleyhissalâtu vesselâm'a seslenip:
"Şu atı alacaksan al, değilse sattım!" dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bedevinin bu sözünü işitince adama yönelip: "Ben onu zaten senden satın aldım ya!" buyurdular. Ama bedevi:
"(Bu ne demek?) Vallahi ben onu sana satmadım!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Bilakis! Ben onu senden aldım" dedi. Bunun üzerine bedevi:
"Bir şahit getir!" demeye başladı. Hemen Huzeyme alınıp:
"Ben şehadet ederim, siz onu satın aldınız!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm, Huzeyme'ye gelerek: "Ne ile şehadet ediyorsun?" diye sordu. Huzeyme:
"Sana olan tasdikim ile, Ey Allah'ın Resulü!" dedi. bunun üzerine (aleyhissalâtu vesselâm) Huzeyme'nin şehadetini iki kişinin şehadeti yerine koydu." [Ebu Davud, Akdiye 20, (3607); Nesâî, Büyu 91, (7, 302).]
Rezîn şu ziyadeyi ilave etti: "Bedevi: "Bu, Resulullah mı?" dedi. Ebu Hüreyre kendisine: "Peygamberini tanımaman cahillik olarak sana yeter. Allah Teala Hazretleri doğru söyledi: "Bedeviler küfür ve nifak yönünden daha şiddetli ve Allah'ın Resulü'ne indirdiği emir ve yasakları bilmemeye daha müsaitdirler" (Tevbe 97). Bedevi bunun üzerine atı sattığını itiraf etti."{149}
AÇIKLAMA:
1-Hâdise İbnu Sa'd'da daha teferruatlı olarak anlatılmaktadır. Buna göre Resulullah'ın satın aldığı atın adı Mürteciz'dir. Satan bedevi de Benî Mürre kabilesinden Sevâ İbnu Kavs el-Muharibî'dir, Seva İbnu'l-Haris de denmiştir. Anlatıldığı üzere eve kadar atı götürüp, parasını evde alacak olan Sevâ, ağır ağır yürürken, yolda atı almak isteyenler çıkar ve kandisine daha fazla fiyat teklif ederler.
Kütübü Sitte - 14.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir