Kütübü Sitte - 15.Cilt — Sayfa 121
Resûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm'ın Vefatı
Kütübü Sitte - 15.Cilt kitabının 121. sayfası — Resûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm'ın Vefatı bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
boğazım arasında (göğsümde) (yaslanmış vaziyette) idi. Tükrüğü de tükrüğüme karışmıştı. Aleyhissalâtu vesselâm'ın hastalığı sırasında birara, kardeşim) Abdurrahman İbnu Ebi Bekr (radıyallahu anhümâ) içeri girdi, elinde bir misvak vardı, dişlerini misvaklıyordu. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) o misvağa baktı.
"Ver o misvağı bana!" dedim. O da verdi. Dişlerimle kemirip yonttum ve ucunu geverek (yumuşatıp) Aleyhissalâtu vesselâm'a uzattım. Resulullah, başı göğsüme yaslı vaziyette onunla dişlerini misvakladı." [Buhârî, Megazî 83, Vudu 45, Ezan 39, 46, 47, 51, 67, 68, 70, Hibe 14, Humus 4, Enbiya 19, Tıbb 21, İ'tisam 5; Müslim, Salat 90, (418); Tirmizî, Cenaiz 8, (978, 979); Nesâî, Cenaiz 6, (4, 6, 7).]{355}
5. (5405) Hadis-i Şerif
وعنها رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يَقُولُ وَهُوَ صَحِيحٌ لَنْ يُقْبَضَ نَبيٌّ حَتّى يَرَى مَقْعَدَهُ مِنَ الْجَنَّةِ، ثُمَّ يُحَيَّا أوْ يُخَيَّرُ. فَلَمَّا نُزِلَ بِهِ، وَرَأيْتُهُ عَلى فَخِذِي غُشِيَ عَلَيْهِ، ثُمَّ أفَاقَ فَأشْخَصَ بَصَرَهُ الى سَقْفِ الْبَيْتِ، ثُمَّ قَالَ: اللَّهُمَّ في الرَّفيقِ الاعْلى. قُلْتُ: إذَنْ لَا يَخْتَارُنَا، وَعَرفْتُ أنَّهُ الْحَدِيثَ الّذِي كَانَ يُحَدِّثُنَا بِهِ وَهُوَ صَحِيحٌ، فَكَانَتْ تِلْكَ آخِرَ كَلِمَةٍ تَكَلَّمَ بِهَا: اللّهُمَّ في الرَّفِيقِ الاعْلَى[. أخرجه الثلاثة والترمذي."الرَّفِيقُ الاعْلى" هم النبيون الذين يسكنون أع العليين .
5. (5405)-Yine Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), sıhhati yerinde iken şöyle diyordu:
"Hiçbir peygamber, cennetteki makamını görmeden kabzedilmez. Bundan sonra hayatı devam ettirilir veya öbür dünyaya gitme hususunda muhayyer bırakılır."
Aleyhissalâtu vesselâm hastalandığı zaman O'nu, (başı) dizimin üstünde baygın vaziyette gördüm. Bir ara kendine geldi. Gözlerini evin tavanına dikti ve sonra: "Ey Allahım Refik-i A'la'da (bulunmayı tercih ederim)" dedi. Bu sözü işitince ben (kendi kendime): "Demek ki (makamı gösterildi) ve bizimle olmayı tercih etmiyor" dedim. Bunun, sıhhatli iken bize söylediği şu hadis olduğunu anladım: ["Hiçbir peygamber cennetteki makamını görmeden kabzedilmez, sonra yaşamaya devam veya öbür dünyaya gitme hususunda muhayyer bırakılır."]
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın telaffuz ettiği son söz: "Allahım, Refik-i A'la'da" cümlesi oldu." (Refik-i A'la: Cennetin en yüksek makamında bulunan peygamberler cemaatidir). [Buhârî, Megazî 83, 84, Tefsir, Nisa 13, Marda 19, Da'avat 29, Rikak 41; Müslim, Fezail 87, (2444); Muvatta, Cenaiz 46, (1, 238, 239); Tirmizî, Da'avat 77, (3490).]{356}
6. (5406) Hadis-i Şerif
وعن ابن عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]لَمَّا حُضِرَ النَّبِيُّ ﷺ وفي الْبَيْتِ رِجَالٌ، فيهِمْ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللّهُ عَنْه. قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: هَلُمُّوا أكْتُبْ لَكُمْ كِتَاباً لَنْ تَضِلُّوا بَعْدَهُ. قَالَ عُمَرُ: إنَّ رَسُولَ اللّهِ ﷺ قَدْ غَلَبَهُ الْوَجَعُ، وَعِنْدَكُمُ الْقَرآنُ، حَسْبُكُمْ كِتَابُ اللّهِ. فَاخْتَلَفَ أهْلُ الْبَيْتِ. فَمِنْهُمْ مَنْ يِقُولُ: قَرِّبُوا يَكْتُبُ لَكُمْ رَسُولُ اللّهِ ﷺ، وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ مَا قَالَ عُمَرُ. فَلَمَّا أكْثَرُوا اللَّغط وَالاخْتِلَافَ. قَالَ ﷺ: قُومُوا عَنِّى وَلَا يَنْبَغِي عِنْدي التَّنَازُعُ، فَخَرَجَ ابْنَ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما وَهُوَ يَقُولُ: إنَّ الرَّزِيَّةَ كُلَّ الرَّزِيَّةِ مَا حَالَ بَيْنَ رَسُولِ اللّهِ ﷺ وَبَيْنَ كِتَابِهِ[. أخرجه الشيخان."الرَّزِيَّةُ" المصيبة .
6. (5406)-İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) muhtazar (ölmeye yakın) iken evde bir kısım erkekler vardı. Bunlardan biri de Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh) idi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Gelin, size bir şey (vasiyet) yazayım da bundan sonra dalalete düşmeyin!" buyurdular. Hz. Ömer:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ızdırap galebe çalmış olmalı. Yanınızda Kur'an var, Allah'ın kitabı sizlere yeterlidir" dedi. Oradakiler aralarında ihtilafa düştü. Kimisi: "Yaklaşın, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) size vasiyet yazsın!" diyor, kimi de Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in sözünü tekrar ediyordu.
Gürültü ve ihtilaf artınca, (aleyhissalâtu vesselâm):
"Yanımdan kalkın, yanımda münakaşa caiz değildir!" buyurdu. Bunun üzerine İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): "En büyük musibet, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la onun vasiyeti arasına girip engel olmaktır!" diyerek çıktı." [Buharî, Megazî 83, İlm 39, Cihad 176, Cizye 6, İtisam 26; Müslim, Vasiyye 22, (1637).]{357}
Kütübü Sitte - 15.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir