Kütübü Sitte - 15.Cilt — Sayfa 239

Yiyecek ve İçeceklerin Artıp Bereketlenmesi

Kütübü Sitte - 15.Cilt kitabının 239. sayfası — Yiyecek ve İçeceklerin Artıp Bereketlenmesi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

"Haydi temiz, mübarek suya gelin. Bereket Allah Teala hazretlerindendir!" buyurdular. Yemin olsun, suyun parmaklarının arasından kaynadığını gördüm. Vallahi biz, yenmekte olan taamın tesbihini işitirdik." [Buharî, Menakıb 25; Tirmizî, Menakıb 14, (3637); Nesâî, Taharet 61, (1, 60).]{665}

5. (5595) Hadis-i Şerif

وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ ﷺ في مَسِيرٍ فَنَفَذَتْ أزْوَادُ الْقَوْمِ، حَتّى هَمُّوا بِنَحْرِ بَعْضِ حَمَائِلِهِمْ. فقَالَ عُمَرُ رَضِيَ اللّهُ عَنه: يَا رَسُولَ اللّهِ! لَوْ جَمَعْتُ مَا بَقيَ مِنْ أزْوَادِ الْقَوْمِ. فَدَعَوْتَ اللّهَ عَلَيْهَا فَفَعَلَ فَجَاءَهُ ذُو الْبُرِّ بِبُرِّهِ، وَذُو التَّمْرِ بِتَمْرِهِ، وَذُو النَّوَاةِ بِنَوَاتِهِ. قِيلَ: مَا كَانُوا يَصْنَعُونَ بِالنَّوَى؟ قَالَ: كَانُوا يَمُصُّونَهُ وَيَشْرَبُونَ عَلَيْهِ الْمَاءَ. فَدَعَا عَلَيْهَا حَتّى مَلاَ الْقَوْمُ مَزَاوِدَهُمْ. ثُمَّ قَالَ عِنْدَ ذلِكَ: أشْهَدُ أنْ لَا إلهَ إلَّا اللّهُ وَأنِّي رَسُولُ اللّهِ، لَا يَلْقَى اللّهُ بِهِمَا عَبْدٌ غَيْرُ شَاكٌّ فِيهِمَا إلَّا دَخَلَ الْجَنَّةَ[. أخرجه مسلم.

5. (5595)-Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la beraber bir seferde idik. Derken bir ara halkın azığı tükendi. Bineklerinden bazısını kesmek istediler. Hz. Ömer, (Aleyhissalâtu vesselâm'a müracaat ederek):

"Ey Allah'ın Resulü! Ben cemaatin geri kalan yiyeceklerini toplasam da sen onlar üzerine -bereketlenmeleri için- dua ediversen daha iyi olur, (bineklerimizi kesmeyiz)!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm da öyle hareket etti. Buğdayı olan buğdayını, hurması olan hurmasını, (hurma) çekirdeği olan da çekirdeğini getirdi."

"Çekirdekle ne yapıyorlardı?" diye sorulunca açıkladı:

"Halk onu emiyor, üzerine de su içiyorlardı. Resulullah dua buyurdu. (Taam öylesine bereketlendi ki) herkes azık kaplarını yiyecekle doldurdu. Aleyhissalâtu vesselâm bu İlahî ikram karşısında: "Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve ben O'nun resulüyüm. Bu iki kaziyede şüpheye düşmeden Allah'a kavuşan cennete gidecektir" buyurdu." [Müslim İman 44, (27).]{666}

6. (5596) Hadis-i Şerif

وعن جابرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]كُنَّا في حَفْرِ الْخَنْدَقِ فَرَأيْتُ بِرَسُولِ اللّهِ ﷺ خَمْصاً شَدِيداً، فَانْكَفَأْتُ الى امْرَأتِي، فَقُلْتُ: هَلْ عِنْدَكِ شَيْءٌ؟ فَاِنِّى رَأيْتُ بِالْنَّبِيِّ ﷺ خَمْصاً شَدِيداً؟ فَأخْرَجَتْ جِرَاباً فيهِ صَاعٌ مِنْ شَعِيرٍ وَلَنَا بُهَيْمَةٌ دَاجِنٌ فَذَبَحَتْهَا وطَحَنَتِ الشَّعِيرِ فَفَرَغَتْ الى فَرَاغِي وَقَطَّعْتُهَا في بُرْمَتِهَا ثُمَّ وَلَيْتُ الى رَسُولِ اللّهِ ﷺ. فَقَالَتِ امْرَأتِي: لَا تَفْضِحْنِي بِرَسُولِ اللّهِ ﷺ فَجِئْتُهُ وَمَنْ مَعَهُ، فَسَارَرْتُهُ؛ فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللّهِ، ذَبَحْنَا بُهَيْمَةَ لَنَا وَطَحَنَّا صَاعاً مِنْ شَعِيرٍ كَانَ عِنْدَنَا. فَتَعَالَ أنْتَ وَنَفَرٌ مَعَكَ، فَصَاحَ بِأعْلَى صَوْتِهِ: يَا أهْلَ الْخَنْدَقِ إنَّ جَابِراً قَدْ صَنَعَ سُؤْراً فَحَيَّ هَلًا بِكُمْ. ثُمَّ قَالَ لَا تُنْزِلَنَّ بُرْمَتَكُمْ وَلَا تَخْبِزَنَّ عَجِينَكُمْ حَتّى أجِئَ، فَجِئْتُ وَجَاءَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ يَقْدُمُ النّاسَ حَتّى جِئْتُ امْرَأتِي، فَقَالَتْ: بِكَ وَبِكَ. فَقُلْتُ: قَدْ فَعَلْتُ الّذِى قُلْتِ لِي. فَأخْرَجْتُ الْعَجِينَ فَبَصَقَ فِيهِ وَبَارَكَ ثُمَّ عَمَدَ الى الْبُرْمَةِ فَبَصَقَ فيهَا وَبَارَكَ. ثُمَّ قَالَ: اِدْعِي خَابِزَةً فَلْتَخْبِزْ مَعَكَ، وَاقْدَحِي مِنْ بُرْمَتِكِ، وَلَا تُنْزِلِيهَا وَهُمْ ألْفٌ فَأُقْسِمُ بِاللّهِ لاَكَلُوا حَتّى تَرَكُوا وَانْحَرَفُوا، وَإنَّ بُرْمَتَنَا لَتَغِلُّوا كَمَا هِيَ، وَإنَّ عَجِينَنَا يُخْبَزُ كَمَا هُوَ[. أخرجه الشيخان."البُهِيمةُ" تصغير بهيمة، وهى ولد الضأن ذكراً كان أو أنثى.وَلَا "الدّاجنُ" الشاة التي تألف البيت وتتربى فيه.وَلَا "السُّؤْرُ" بالهمزة وهى كلمة فارسية، معناها الوليمة والطعام الذي يدعى إليه.قال الازهرى في هذا: إن النبي ﷺ قد تكلم بالفارسية. ومعنى " حيَّ هلًا" تعالوا وعجلوا.وَلَا "غَطَّتِ" القدر: غلت، وغطيطها: صوتها .

6. (5596)-Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hendek'in kazılması sırasındaydı. Aleyhissalâtu vesselâm'ın çok acıktığını gördüm. Hanımıma gelerek:

"Yanında yiyecek bir şey var mı, Aleyhissalâtu vesselâm'ı çok acıkmış gördüm" dedim. İçerisinde bir sa' kadar arpa bulunan bir dağarcık çıkardı. Bizim evcilleşmiş bir koyuncuğumuz vardı. Zevcem koyunu kesti, arpayı da öğüttü. Ben işimi bitirinceye kadar o da bitirdi. Koyunu onun çömleğine parçaladım. Sonra Ayhissalâtu vesselâm'ın yanına döndüm. Hanımım:

"Sakın beni Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a karşı mahcup etmeyesin!" dedi. Ben Aleyhissalâtu vesselâm ve beraberindekilerin yanına geldim ve gizlice:

"Ey Allah'ın Resulü! Bir hayvancığımız vardı kestik, evde bulunan bir sa' kadar arpayı da öğüttük. Haydi siz ve beraberinizdekiler bize buyurun!" dedim. Ama Resulullah yüksek sesle:

Kütübü Sitte - 15.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir