Üçüncü Fasıl

Kütübü Sitte - 15.Cilt · Sayfa 193

KitapKütübü Sitte - 15.Cilt
Sayfa193
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 15.Cilt kitabının "Üçüncü Fasıl" bölümü 193. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 15.Cilt.

götürdü. Bu sefer kârlı olmuştu. Hz. Hatice Resulullah'ın dürüstlüğüne hayran kalmıştı.

Aleyhissalâtu vesselâm yirmi beş yaşlarında iken mezkur Hatice ile ilk evliliğini yaptı. Bu sırada Hz. Hatice kırk yaşlarında idi. Resulullah'ın nesli Hz. Hatice'den devam edecektir. Resulullah'ın küçük yaşta ölen ve Mısırlı Mariye'den doğan İbrahim dışındaki bütün çocukları Hz. Hatice'den doğmuştur. Hz. Hatice'den doğan ilk çocuğu Kasım'dı. Buradan Ebu'l-Kasım künyesini aldı. Sonra Abdullah, Zeyneb, Rukiye, Ümmügülsüm, Hz. Fatıma radıyallahu anhüm ecmain dünyaya geldiler. Kasım, İbrahim ve Abdullah daha çocuk iken öldüler. Hz. Resulullah'tan sonra hayatta kalan Hz. Fatıma idi, o da Resulullah'tan altı ay kadar sonra rahmet-i Rahman'a kavuşacaktır. Fatıma'dan doğan Hasan ve Hüseyin (radıyallahu anhümâ), Aleyhissalâtu vesselâm'ın nesebini devam ettireceklerdir.

Hz. Peygamber çocukluğundan itibaren ahlak yüceliği, sıdk, emanet gibi vasıflarıyla tanınmış, Muhammedu'l-Emin lakabını kazanmıştı. Müşrik cemiyetin birkısım ahlaksızlıklarından nefret ediyordu. Allah onu küçüklüğünden itibaren cahiliye pisliklerinden korumuştu. Kırk yaşına doğru bazı değişik haller hissetmeye başladı. Zaman zaman "Ey Muhammed!" diye bir nida işitiyordu. Yürüdüğü yollarda ağaçlar, taşlar kendisine selam veriyorlardı.Kırk yaşına yakın, Mekke'nin bazı büyüklerince tatbik edilmiş olan bir geleneğine uydu. Bir ay kadar hira mağarasına çekilerek tefekkür hayatı yaşadı. Bu esnada şehre sadece tükenen erzakını almak üzere iniyordu.

Kırk yaşına girince ilk altı ay boyu rüyada gördükleri gündüz aynen gerçekleşmek suretiyle değişik bir safha yaşadı. Bu suretle peygamberliğin mukaddimesi başlamış, vahye mazhar olacak ruhî bir kemal kazanmıştı. Derken mutad olarak gittiği hira mağarasında Alak suresinin ilk beş ayeti nazil oldu.

İlk vahiy hadisesi, Hz. Peygamber'de korku ve endişe hasıl etti. Durumu zevcesi Hz. Hatice'ye anlattı. O, Aleyhissalâtu vesselâm'ı teselli etmekle kalmayıp, bu mevzularda bilgi sahibi amcasının oğlu Varaka'ya götürdü. O, iyice dinledikten sonra, Hz. İsa tarafından haber verilen peygamber olduğunu söyledi ve tebrik etti.

Hz. Peygamber henüz kendine gelen vahyi tebliğ etmekle memur olmasa da meselesi Mekke'de şüyu bulmuştu.

Bu ilk vahiyden sonra vahiy kesildi. Melek de gelmez oldu. Buna fetretü'lvahy denir. Bu fetret döneminin müddeti ihtilaflı ise de üç yıl kadar sürdüğü çoğunlukla kabul edilmiştir. Bu esnada Mekkeli müşrikler "Rabbi Muhammed'i terketti" diye istihzalara giriştiler. Bilahare tekrar başlayan vahiy Mekke hayatı boyunca aralıksız devam etmiştir.

Hicretten üç yıl önce Mirac hadisesi meydana gelmiş, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ruh ve bedenleriyle Cenab-ı Hakk'ın kurbiyetine mazhar olmuştur. Bu hadisenin zamanında ihtilaf edilmiştir. Hicretten bir yıl önce olduğu da söylenmiştir.

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Mekke'deki peygamberlik hayatı on üç yıldır. Bazı rivayetlerde bunun "on yıl" olduğu zikredilmiştir. Aradaki ihtilaf üç yıllık fetret devrinin hesaba dahil edilip edilmemesinden kaynaklanır. Fetret devresinde İslam'ın tebliğ edilme emri gelmediği, asıl tebliğ işine üç yıl sonra başladığı için bu devreyi risalet dışı sayıp hesaba dahil etmeyenler olmuştur. Ama ulema büyük çoğunluğu ile fetret devresini de peygamberliğe dahil etmiştir.

Şu halde Aleyhissalâtu vesselâm, peygamberliğin on üçüncü yılında Medine'ye hicret etmiş, orada on yıllık tebliğ hayatından sonra altmış üç yaşında olduğu halde, geride ordusu, maliyesi ve adliyesi ile mükemmel bir devlet bırakarak ebedî âleme irtihal buyurmuştur. Aleyhi efdalu'ssalat ve'sselam.{571}

ÜÇÜNCÜ FASIL

HZ. PEYGAMBER'İN ÇOCUKLARI

1. (5535) Hadis-i Şerif

عن ابنِ عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنهما: ]أنَّ قُرَيْشاً تَوَاصَتْ بَيْنَهَا بِالتَّمَادِي في الْغَيِّ وَالْكُفْرِ، وَقَالَتِ: الّذِي نَحْنُ عَلَيْهِ أحَقُّ مِمَّا عَلَيْهِ هذَا الْصُّنْبُورُ الْمُنْبَتِرُ، فَأنْزَلَ اللّهُ تَعالى إنَّا أعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ الى آخِرِهَا؛ وَأتَاهُ بَعْدَ ذلِكَ خَمْسَةُ أوْلَادٍ ذُكُورٌ: أرْبَعَةٌ مِنْ خَدِيجَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْهَا: عَبْدُاللّهِ وَهُوَ أكْبَرُهُمْ، وَالْطَّاهِرُ، وَقِيلَ هُوَ عَبْدُاللّهِ فَهُمْ ثَلاثَةٌ؛ وَالطَّيِّبُ، والْقَاسِمُ، وَإبْرَاهِيمُ مِنْ مَارِيَة؛ وَكَانَ لِلنَّبِيِّ ﷺ أرْبَعُ بِنَاتٍ: مِنْهُنَّ زَيْنَبُ الّتِي كَانَتْ تَحْتَ أبِى الْعَاصِ بْنِ الرَّبِيعِ، وَرُقَيَّةُ، وأُمُّ كُلْثُومٍ كَانَتَا تَحْتَ عُتْبَةَ وعُتْبَةَ ابْنَيْ أبِي لَهَبٍ. فَلَمَّا نَزَلَتْ: تَبَّتْ يَدَا أبِي لَهَبٍ وَتَبَّ أمَرَهُمَا بِفِرَاقِهِمَا وَتَزَوَّجَ عُثْمَانُ رَضِيَ اللّهُ عَنه أوَّلًا رُقَيَّةَ وَهَاجَرَتْ مَعَهُ الى أرْضِ الْحَبَشَةِ، وَوَلَدَتْ هُنَاكَ ابْنَهُ عَبْدَاللّهِ، وَبِهِ كَانَ يُكَنِّى؛ ثُمَّ مَاتَتْ، وَتَزَوَّجَ بَعْدَهَا أُمَّ كُلْثُومٍ. وَفَاطِمَةُ رَضِيَ اللّهُ عَنهَا، وَكَانَتْ تَحْتَ عَلِيٍّ رَضِيَ اللّهُ عَنه، وَوَلَدَتْ لَهُ حَسَناً وَحُسَيْناً وَمُحْسِناً. وَزَيْنَبَ، وَكَانَتْ تَحْتَ عَبْدِاللّهِ ابْنِ جَعْفَرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهُمَا، وَأُمَّ كُلْثُومٍ وَزَوَّجَهَا عَلَيٌّ رَضِيَ اللّهُ عَنه مِنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللّهُ عَنه[. أخرجه رزين."الصُّنبور" في الاصل: النخلة التي تبقى متفرقة ويدق أصلها، ويقال هي سعفات تنبت في جزع النخلة غير ثابتة في ارض لم يقلع منها، وأراد كفار قريش أن محمداً ﷺ بمنزلة صنبور في جذع نخلة فإذا قطع انقطع، يعنون أنه عقب له، وإذا مات انقطع ذكره ويأبي اللّه إِلَا أن يُتمّ نوره ولو كره الكافرون .

Sayfa 193   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 15.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir