* Hikâye (Kıssa) Anlatma

Kütübü Sitte - 17.Cilt · Sayfa 357

KitapKütübü Sitte - 17.Cilt
Sayfa357–357
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 17.Cilt kitabının "* Hikâye (Kıssa) Anlatma" bölümü 357. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 17.Cilt.

* VÜCUDA HAMAM OTU SÜRMEK

1130. Hadis-i Şerif

7117 3751 - حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ. ثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللّهِ. ثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ أَبِي هَاشِمٍ الرُّمَّانِيِّ عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ؛ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا طَلَّى بَدأَ بِعَوْرَتِهِ فَطَلَاهَا بِالنَّورَةِ وَسَائِرَ جَسَدِهِ أهْلُهُ.فِي الزوائد: هَذَا حديث رِجَالُهُ ثقات. وهو منقطع وحبيب بن أَبِي ثابت لم يسمع من أم سلمة قَالَه أَبُو زرعة .

1130. (3751) (7117)-Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (vücudundaki kılları gidermek için) hamam otu sürmek istediği zaman avret mahallinden başlayarak oraya hamam otunu kendisi sürerdi. Bedeninin diğer yerlerine ailesi sürerdi."{1526}

1131. Hadis-i Şerif

7118 3752 - حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ. حَدَّثَنِي إسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ عَنْ كَامِلٍ أَبِي الْعَلَاءِ عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ؛ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اطَّليَ وَوَلِي عَانَتَهُ بِيَدِهِ.فِي الزوائد: هَذَا حديث رِجَالُهُ ثقات. وهو منقطع وحبيب بن أَبِي ثابت لم يسمع من أم سلمة قَالَه أَبُو زرعة .

1131. (3752) (7118)-Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, (tüylerini almak için) hamamotu süründü, kasıklarına kendi eliyle sürdü."{1527}

AÇIKLAMA:

Rivayette geçen nure, hamam otu denen nesnedir. Kireçle zırnıhtan yapılan bu madde vücuttaki kılların alınmasında kullanılır. Sadedinde olduğumuz hadisler, Resûlullah'ın bu maddeyi kullandığını gösterir. Başka hadislerde ustura kullanma da mevzubahistir. Bazı âlimler, erkekler için usturanın daha uygun, kadınlar için de hamamotunun daha muvafık olacağına söylemiştir. Mamafih, sadedinde olduğumuz rivayetler bunun erkekler tarafından kullanılmasının cevazına delildir.{1528}

* HİKÂYE (KISSA) ANLATMA

1132. Hadis-i Şerif

7119 3753 - حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ. ثَنَا الْهِقْلُ بْنُ زِيَادٍ. ثَنَا الاوْزَاعِيُّ عَنْ عَبْدِ اللّهِ بْنِ عَامِرٍ الاسْلَمِيِّ عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أبِيهِ عَنْ جَدِّهِ؛ أَنَّ رَسُولَ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: لَا يَقُصُّ عَلى نَّاسِ إلَّا أَمِيرٌ أوْ مَأْمُورٌ أوْ مُرَاءٍ.فِي الزوائد: فِي إسناده عَبْدُ اللّه بن عامر الاسلمى، وهو ضعيف .

1132. (3753) (7119)-Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Halka ya emîr, ya emîrin memuru yahut da mürâî kimse kıssa anlatır."{1529}

AÇIKLAMA:

Hadiste geçen kıssa anlatma işi, halka ibretli, hikmetli va'z u nasihat etme, hutbe okumak olarak değerlendirilmiştir. Böyle olunca, halkın camilerde irşad edilmesi işi öncelikle emirin yetkisindedir: Ya bizzat yapar veya yaptırır. Bunun dışındaki irşadçılığın müraîlik olarak tavsifi, adem-i cevazı ifade eder. Me'mur mefhumuna şârihler sadece emîrin memurunu dahil etmezler. Alim ve fâzıl kişilerin Allah tarafından irşadla memur olduklarını söylerler ki bu, reddedilemez. Emr-i bi'l-ma'ruf bilhassa âlimlere terettüp eden bir vazifedir. Mürâî de yetkisi, ilmî ehliyeti olmayan kimselerle açıklanabilir. Bunlar kendilerini gösterip,

Sayfa 357   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 17.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir