Kütübü Sitte - 17.Cilt — Sayfa 162
* Resûlullah’ın Vefatı ve Defni
Kütübü Sitte - 17.Cilt kitabının 162. sayfası — * Resûlullah’ın Vefatı ve Defni bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
* RESÛLULLAH'IN VEFATI VE DEFNİ
515. Hadis-i Şerif
6502 1628 - ﹛حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيِّ الْجَهْضَمِيُّ. أنْبَأَنَا وَهْبُ بْنف جَرِيرٍ. ثَنَا أَبِي عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إسْحَاقَ. حَدَّثَنَي حُسَيْنُ بْنُ عَبْدُ اللّهِ، عَنْ عِكْرَمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ؛ قَالَ: لَمَّا أرَادُوا أنْ يَخْفِرُوا لِرَسُولِ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَعَثُوا إِلَى أَبِي عُبَيْدَةَ بْنِ الْجَرَّاحِ، وَكَانَ يَضْرَحُ كَضَرِيحِ أهْلِ مَكَّةَ. وَبَعَثُوا إِلَى أَبِي طَلْحَةَ. وَلَا كَانَ هُوَ الَّذِي يَحْفِرُ لاهْلِ الْمَدِينَةِ.
وَكَانَ يَلْحَدُ. فَبَعَثُوا إلَيْهِمَا رَسوُلَيْنَ. فَقَالُوا: اللَّهُمَّ! خِرْ لِرَسُولِكَ. فَوَجِدُوا أبَا طَلْحَةَ. فَجِئَ بِهِ. وَلَمْ يُوجَدْ أَبُو عَبَيْدَةَ. فَلَحَدَ لِرَسُولِ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ، فَلَمَّا فَرَغُوا مِنْ جِهَازِهِ يَوْمَ الثُّلَاثَاءِ، وُضِعَ عَلَى سَرِيرِهِ فِي بَيْتِهِ. ثُمَّ دَخَلَ النَّاسُ عَلَى رَسُولِ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أرْسَالًا. يُصَلُّونَهُ عَلَيْهِ. حَتَّى إِذَا فَرَغُوا أدْخَلُوا النِّسَاءَ. حَتَّى إِذَا فَرَغُوا أدْخَلٌوا الصِّبْيَانَ. وَلَمْ يُؤَمَّ النَّاسَ عَلَى رَسُولِ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أحَدٌ. لَقَدِ اخْتَلَفَ الْمُسْلِمُونَ فِي الْمَكَانِ الَّذِي يُحْفَرُ لَهُ. فَقَالَ قَائِلُونَ: يُدْفَنُ فِي مَسْجِدِهِ. وَلَا قَالَ قَائِلُونَ: يُدْفَنُ مَعَ أصْحَابِهِ. فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ: إنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: مَا قُبَضَ نَبِيُّ إلَّا دُفِنَ حَيْثُ يُقْبَضُ. قَالَ: فَرَفَعُوا فِرَاشَ رَسُولِ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الَّذِي تُوُفِّي عَلَيْهِ. فَحَفَرُوا لَهُ، ثُمَّ دُفِنَ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَسْطَ اللَّيْلِ مِنْ لَيْلَةِ الارْبِعَاءِ. وَنَزَلَ فِي حُفْرَتِهِ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ، وَالْفَضْلُ ابْنُ الْعَبَّاسِ، وَقُثَمُ أخُوهُ، وَشُقْرَانُ مَوْلىَ رَسُولِ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَقَالَ أوْسُ بْنُ خَوْلِيٍّ، وَهُوَ أَبُو لَيْلَى، لِعَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ: أنْشُدُكَ اللّهَ وَحَظَّنَا مِنْ رَسُولِ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لَهُ عَلِيِّ: إنْزِلْ. وَكَانَ شُقْرَانُ، مَوْلَاهُ، أخَذَ قَطِيفَةً كَانَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَلْبَسُهَا. فَدَفَنَهَا فِي الْقَبْرِ وَلَا قَالَ: وَلَا اللّهِ! لَا يَلْبَسُهَا أحَدٍ بَعْدَكَ أبَداً. فَدُفِنَتْ مَعَ رَسُولِ للّه صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَفِي الزوائد: إسناد فِيهِ الحسين بن عَبْدُ اللّه بن عبيد اللّه بن عَبَّاسٍ الهاشمي، تركه أحمد بن حنبل وعلي بن لمديني والنسائي. وَلَا قَالَ البخاري: يقال إنه كَانَ يتهم بالزندقة. وقواه ابْنِ عدي. وباقي رِجَال الاسناد ثقات.|﹜
515. (1628) (6502)-İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm için mezar kazmaya azmettikleri vakit Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrâh'a adam gönderdiler. O, Mekke halkının mezarı gibi şak şeklinde mezar kazıyordu. Ebu Talha'ya da adam gönderdiler. O da Medine ahalisinin mezarı gibi, lahid tarzında mezar kazıyordu. İşte bu iki zata iki ayrı elçi yola çıkarıldı. Ashab dedi ki: "Allahım, Resûlün için sen tercih et." Ebu Talha'yı yerinde buldular ve (kazı yerine) getirdiler. Ebu Ubeyde (yerinde) bulunamadı. Böylece Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm için lahid tarzında mezar hazırlandı."
İbnu Abbas radıyallahu anhümâ demiştir ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın teçhizi salı günü tamamlanınca, evindeki karyolası üzerine konuldu. Sonra erkekler, gruplar halinde yanına girerek cenaze namazı kıldılar. Erkeklerin namazı bitince kadınlar gruplar halinde girip namaz kıldılar. Onlar da namazlarını tamamlayınca çocukları gruplar halinde odaya koydular. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın namazına kimse imamlık yapmadı (herkes müstakil kıldı).
Müslümanlar, kabrin kazılacağı yer hususunda ihtilaf etti. Bir kısmı: "Mescidine gömülsün" dedi. "Ashabıyla birlikte (Baki'e) defnedilsin" dedi. Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh: "Ben Resûlullah'ın: "Her peygamber öldüğü yere defnedilmiştir" dediğini işittim" dedi.
İbnu Abbâs dedi ki: "Bunun üzerine Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın, üzerinde ruh-u şerifelerini teslim ettikleri yatağını kaldırdılar ve (o yerde) mezar kazdılar. Sonra Aleyhissalâtu vesselâm çarşamba gününün gece yarısında defnedildi. Resûlullah'ın kabrine Hz. Ali, Fazl İbnu Abbas, kardeşi Kusam, Şükran Mevlâ Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm inmişlerdi. Evs İbnu Havli -ki bu, Ebu Leylâ'dır- Ali İbnu Ebî Talîb'e dedi ki: "Allah aşkına, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan bizim de hissemizi verin." Bunun üzerine Hz. Ali, ona: "(Kabre) sen de in!" dedi. Şükran, Aleyhissalâtu vesselâm'ın azadlısı idi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın giymekte olduğu bir kadife parçasını aldı, kabre yaydı ve: "Allah'a yemin olsun senden sonra kimse bunu giymeyecek!" dedi. Böylece o da Aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte gömüldü."{ 694
}
516. Hadis-i Şerif
6503 1629 - حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ. ثَنَا عَبْدُ اللّهِ بْنُ الزُّبَيْرَ، أَبُو الزُّبَيْر. ثَنَا ثَابِتٌ الْبُنَانِيُّ، عَنْ أنَسِ بْنُ مَالِكٍ؛ قَالَ: لَمَّا وَجَدَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِنْ كَرْبِ الْمَوْتِ مَا وَجَدَ، قَالَتْ فَاطِمَةُ: وَاكَرْبَ أبَتَاهْ. فَقَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَا كَرْبَ عَلَى أبِيكَ بِعْدَ الْيَوْمِ. إنَّهُ قَدْ حَضَرَ مِنْ أبِيكِ مَا لَيْسَ بِتَارِكٍ مِنْهُ أحَداً. الْمُوَافَاةُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ.فِي الزوائد: فِي إسناده عَبْدُ اللّه بن الزبير الباهلي، أَبُو الزبير. ويقال: أَبِي معيد المصري، ذكره ابْنِ حبان فِي الثقات. وَلَا قَالَ أَبُو حاتم: مجهول. وقَالَ الدارقطني: صالح. وباقي رِجَالُهُ عَلَى شرط الشيخين.
516. (1629) (6503)-Hz. Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ölüm acısını duyunca, kızı Fatıma radıyallahu anhâ "Vay babacığımın ızdırabına!" dedi. Resûlullah da: "Bugünden sonra babana ızdırab yok artık! Kıyamete kadar hiç kimsenin yakasını bırakmayacak olan (ölüm), artık babana gelmiştir" buyurdular."{ 695
}
517. Hadis-i Şerif
6504 1632 - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ. أخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مُهْدِيٍّ. ثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدُ اللّهِ ابْنِ دَينَارٍ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ؛ قَالَ: كُنَّا نَتَّقِي الْكَلَامَ وَاِنْبِسَاطَ إِلَى نِسَائِنَا عَلَى عَهْدِ رَسُولِ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَخَافَةَ أنْ يُنْزَلَ فِينَا الْقُرآنُ فَلَمَّا مَاتَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ تَكَلَّمْنَا.فِي الزوائد: إسناده صحيح عَلَى شرط مسلم. إِلَا أنه منقطع بين الحسن وأبي بن كعب، يدخل بينهما يَحْيَى ابْنِ ضمرة.
517. (1632) (6504)-İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Biz "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında kadınlarımıza kötü söz sarfetmek ve istediğimiz muameleyi yapmaktan, hakkımızda bir vahiy geliverir endişesiyle kaçınırdık. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm vefat edince, (istediğimiz gibi konuşmaya
Kütübü Sitte - 17.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir