Kütübü Sitte - 17.Cilt — Sayfa 66
* Teyemmüm
Kütübü Sitte - 17.Cilt kitabının 66. sayfası — * Teyemmüm bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
179. (546) (6166)-İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), Sa'd İbnu Malik'i mestleri üzerine meshederken görür ve: "Siz demek mest üzerine meshediyorsunuz ha!" diyerek yadırgar ve birlikte Hz. Ömer'in yanına giderler. Sa'd, Hz. Ömer'e: "Şu kardeşim oğluna mestlere meshetme hususunda fetva ver!" der. Hz. Ömer: "Biz Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberken, mestlerimize meshediyorduk, biz bunda bir beis görmeyiz!" der. İbnu Ömer: "Hatta, heladan gelmiş olsa da mı?" diye sorar. Hz. Ömer "evet!" der."{261}
180. (547) (6167) Hadis-i Şerif
حَدّثَنَا أبُو مُصْعَبٍ الْمَدَنِيُّ. ثَنَا عَبْدُالْمُهَيْمِنِ بْنُ الْعَبَّاسِ بْنِ سَهْلٍ السَّاعِدِيُّ، عَنْ أبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ؛ أنَّ رَسُولَ اللّهِ ﷺ مَسَحَ عَلَى الْخُفَّيْنِ، وَأمَرَنَا بِالْمَسْحِ عَلَى الْخُفَّيْنِ.في الزوائد: ضعيف. اتفق الجمهور على ضعف عبدالمهيمن .
180. (547) (6167)-Sehl es-Sâidî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) mestleri üzerine meshetti, bize de mest üzerine meshetmemizi emir buyurdu."{262}
181. (548) (6168) Hadis-i Şerif
حَدّثَنَا مُحَمّدُ بْنُ عَبْدِاللّهِ بْنِ نُمَيْرٍ. ثَنَا عُمَرُ بْنُ عُبَيْدِ الْطَّنَافِسِيُّ. ثَنَا عُمَرُ بْنُ الْمُثَنَّى، عَنْ عَطَاءِ الْخُرَاسَانِيِّ، عَنْ أنَسِ بْنِ مَالِكٍ؛ قَالَ: كُنْتُ مَعَ رَسُول اللّهِ ﷺ فِي سَفَرٍ. فَقَالَ: "هَلْ مِنْ مَاءٍ؟" فَتَوَضَّأَ وَمَسَحَ عَلَى خُفَّيْهِ، ثُمَّ لَحِقَ بِالْجَيْشِ، فَأمَهُّمْ.في الزوائد: هذا إسناد ضعيف منقطع. قال أبو زرعةَ: عطاء الخراسانيّ لم يسمع من أنس. وقال العقيليّ: عمر بن المثنى حديثه غير محفوظ.
181. (548) (6168)-Enes İbnu Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben bir sefer sırasında Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberdim. Bir ara "su var mı?" diyerek abdest suyu getirtti. Abdest alıp mestleri üzerine meshetti. Sonra orduya yetişerek askerlere namaz kıldırdı."{263}
* MESTİN ÜST VE ALTINA MESH
182. (551) (6169) Hadis-i Şerif
حَدّثَلَانَا مُحَمّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ؛ قَالَ: ثَنَا بَقِيَّةُ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ يَزِيدَ؛ قَالَ: حَدّثَنِي مُنْذِرٌ. ثَنَى مُحَمّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ؛ قَالَ: مَرَّ رَسُولُ اللّهِ ﷺ بِرَجُلٍ يَتَوَضَّأُ وَيَغْسِلُ خُفَّيْهِ. فَقَالَ بِيَدِهِ، كَأنَّهُ دَفَعَهُ "إنَّمَا أُمِرْتَ بِالْمَسْحِ" وَقَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ بِيَدِهِ هكَذَا: مِنْ أطْرَافِ الاصَابِعِ إلَى أصْلِ السَّاقِ. وَخَطَّطَ بِالاصَابِعِ.قال السندىّ: الحديث لم يذكره صاحب الزوائد. وهو، فيما أراه، من الزوائد. وفي سنده بقية، وهو متكلم فيه .
182. (551) (6169)-Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bir gün yolda giderken) abdest almakta olan ve bu sırada mestlerini de yıkayan bir adama rastladı. Onu mestlerini yıkamaktan men edercesine eliyle işaret ederek: "Sen sadece şöyle meshetmekle emrolundun" buyurdu ve mübarek elinin parmaklarıyla ayak parmaklarının ucundan bacağın dibine (mafsal kısma) kadar çizgiler çekerek gösterdi."{264}
* TEYEMMÜM
183. (570) (6170) Hadis-i Şerif
حَدّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أبِي شَيْبَةَ. ثَنَا حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِالرَّحْمنِ، عَنِ ابْنِ أبِي لَيْلى، عَنِ الْحَكَمِ، وَسَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ؛ أنَّهُمَا سَأَ عَبْدِاللّهِ بْنَ أبِي أوْفى عَنِ التَّيَمُّمِ. فَقَالَ: أمَرَ النَّبِيُّ ﷺ عَمَّاراً أنْ يَفْعَلَ هكَذَا. وضَرَبَ بِيَدَيْهِ إلَى الارْضِ ثُمَّ نَفَضَهُمَا. وَمَسَحَ عَلَى وَجْهِهِ. قَالَ الْحَكَمُ: وَيَدَيْهِ. وَقَالَ سَلَمَةُ: وَمِرْفَقَيْهِ.في الزوائد: إسناده ضعيف. فيه ابن أبى ليلى، واسمه محمد بن عبدالرحمن. فضعفه من قِبلَ حفظه.
Kütübü Sitte - 17.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir