* Sünnet (Çıgır) Açmak:
Kütübü Sitte - 17.Cilt · Sayfa 29
Kütübü Sitte - 17.Cilt kitabının "* Sünnet (Çıgır) Açmak:" bölümü 29. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 17.Cilt.
51. (199) (6038)-Nevvas İbnu Sem'an el-Kilâbî anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim. Dedi ki:"Rahman'ın iki parmağı arasında olmayan bir kalp yoktur. Allah dilerse onu doğru yola sevkeder, dilerse şaşırtır!"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle dua ederdi:"Ey kalpleri tesbit eden Rabbimiz! Kalplerimizi dinin üzerine tesbit et."Resulullah yine derdi ki: "Mizan (terazi) Rahmanın elindedir. Kıyamete kadar bazı kavimleri yükseltir, bazı kavimleri de alçaltır."{96}
AÇIKLAMA:
1-Hadiste geçen parmak, el, terazi gibi kelimelerin Allah'a nisbeti müteşabihtir, mecazdır, hakikat değildir. Selef uleması bunların Allah'a mahsus sıfatlar olduğunu, inanmak vacib olduğunu, ancak keyfiyetlerini araştırmamak gerektiğini söylemiştir. Zira bunların keyfiyetini araştırmaktan teşbih doğacaktır. Bu sebeple İmam Malik bu gibi sıfatlardan soranlara: "Keyfiyetlerini düşünmeden onları olduğu gibi ikrar ve kabul ediniz" demiştir.
2-Hadis, her şeyi Cenab-ı Hakk'ın tasarruf ettiğini, hiçbir şeyin O'nun tasarrufu haricinde kalmadığını, bu sebeple hayır üzerinde sebat ve devamı hep O'ndan istemek gerektiğini ifade ediyor.{97}
52. (200) (6039) Hadis-i Şerif
حَدّثَنَا أبُو كُرَيْبٍ، مُحَمّدُ بْنُ الْعَلَاءِ. ثَنَا عَبْدُاللّهِ بْنُ إسْمَاعِيلَ، عَنْ مَجَالِدٍ، عَنْ أبِي الْوَدَّاكِ، عَنْ أبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: "إنَّ اللّهَ لَيَضْحَكُ إلَى ثَلاثَةٍ لِلصَّفِّ فِي الصَّلَاةِ، وَلِلرَّجُلِ يُصَلِّي في جَوْفِ اللَّيْلِ، وَلِلرَّجُلِ يُقَاتِلُ )أُرَاهُ قَالَ( خَلْفَ الْكَتِيبَةِ". في الزوائد: في إسناده مقال .
52. (200) (6039)-Ebu Saidi'l-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Allah üç şeye güler (rahmetiyle yönelir): Namaz için teşkil edilen saf, geceleyin namaz kılan adam ve orduda cihad eden adam."{98}
53. (202) (6040) Hadis-i Şerif
حَدّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارِ. ثَنَا الْوَزِيرُ بْنُ صَبِيحٍ. ثَنَا يُونُسُ بْنُ حَلْبَسٍ، عَنْ أُمِّ الدَّرْدَاءِ، عَنْ أبِي الدَّرْدَاءِ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ، فِي قَوْلِهِ تَعَالى: كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْن )55 ، سورة الرحمن!الآية: 29( قَالَ: "مِنْ شَأْنِهِ أنْ يَغْفِرَ ذَنْباً، وَيُفَرِّجَ كَرْباً، وَيَرْفَعَ قَوْماً، وَيَخْفِضَ آخَرِينَ". في الزوائد: إسناده حسن .
53. (202) (6040)-Ebu'd-Derda (radıyallahu anh) Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın: "Allah her an iş başındadır" (Rahman 29) ayeti ile ilgili olarak: "Bir günahın affı, bir sıkıntıyı gidermesi, bir kavmi yükseltip, bir başkalarını alçaltması O'nun işlerindendir" buyurduğunu nakletmiştir."{99}
AÇIKLAMA:
Rivayetler, bu ayetin, Yahudiler tarafından iddia edilen "Allah cumartesi günü hiçbir emirde bulunmaz" telakkisini reddetmek üzere nazil olduğunu belirtir. İslam inancına göre, kâinatın varlığı, Allah'ın hallakiyet sıfatının her an tecellisiyle mümkündür. İlahî sıfatların tamamı her an tecelli halindedir. Bu tecelli, şuunat-ı İlahiyeye girdiği gibi, Resulullah'ın zikrettikleri de İlahî şuunata girmektedir. Ayete'l-Kürsi'de Allah'ın uyumaya ve uyuklamaya maruz olmadığı belirtilmiştir.{100}
* SÜNNET (ÇIGIR) AÇMAK:
54. (204) (6041) Hadis-i Şerif
حَدّثَنَا عَبْدُالْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الْصَّمْدِ بْنِ عَبْدِالْوَارِثِ. حَدّثَنِي أبِي، عَنْ أيُّوبَ، عَنْ مُحَمّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إلَى النَّبِيِّ ﷺ فَحَثَّ عَلَيْهِ. فَقَالَ رَجُلٌ: عِنْدِي كَذَا وَكَذَا؛ قَالَ، فَمَا بَقِيَ فِي الْمَجْلِسِ رَجُلٌ إلَّا تَصَدَّقَ عَلَيْهِ بِمَا قَلَّ أوْ كَثُرَ. فَقَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: "مَنِ اسْتَنَّ خَيْراً فَاسْتُنَّ بِهِ، كَانَ لَهُ أجْرُهُ كَامِلًا، وَمِنْ أُجُورِ مَنِ اسْتَنَّ بِهِ وَلَا يَنْقُصُ مِنْ أُجُورِهِمْ شَيْئاً. وَمَنِ اسْتَنَّ سُنَّةً سَيِّئَةً، فَاسْتُنَّ بِهِ، فَعَلَيْهِ وِزْرُهُ كَامِلًا، وَمِنْ أوْزَارِ الّذِي اسْتَنَّ بِهِ، وَلَا يَنْقُصُ مِنْ أوْزَارِهِمْ شَيْئاً".في الزوائد: إسناده صحيح .
54. (204) (6041)-Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanına gelmişti. Aleyhissalâtu vesselâm, Ashab'ı ona yardım etmeye teşvik etti. Ashap'tan biri:"Benim yanımda şu kadar mal var!" dedi. Cemaatte bulunup da adama yardım etmeyen kalmadı, herkes az veya çok bir yardımda bulundu. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm şu hitabede bulundu:"Kim bir hayrı başlatır ve başkaları da onu devam ettirirse, o kimse yaptığı hayrın sevabını eksiksiz alır ve o hayrı takip edenlerin hayrının bir mislini -onların hayırlarından hiçbir eksilme olmaksızın- aynen alır. Kim de kötü bir çığır açar ve bu çığırdan başkaları da giderse, bu adama, o kötü işin günahı eksiksiz gelir; ayrıca o kötü yoldan gidenlerin günahının bir misli de -onların günahından hiçbir şey eksiltmeden- ona gelir."{101}
55. (205) (6042) Hadis-i Şerif
حَدّثَنَا عِيسى بْنُ حَمَّادٍ الْمِصْرِيُّ. أنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أبِي حَبِيبٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ سِنَانٍ، عَنْ أنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ رَسُولِ اللّهِ ﷺ؛ أنَّهُ قَالَ: "أيُّمَا دَاعٍ دَعَا إلَى ضَلَالَةٍ فَاتُّبِعَ، فَإنَّ لَهُ مِثْلَ أوْزَارِ مَنِ اتَّبَعُهُ وَلَا يَنْقُصُ مِنْ أوْزَارِهِمْ شَيْئاً. وَأيُّمَا دَاعٍ دَعَا إلَلَاى هُدىً فَاتُّبِعَ، فَإنَّ لَهُ مِثْلَ أُجُورِ مَنِ اتَّبَعَهُ، وَلَا يَنْقُصُ مِنْ أجُورِهِمْ شَيْئاً".في الزوائد: إسناده ضعيف .
55. (205)- (6042)-Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Kim bir dalalete çağırır ve buna uyulursa, bu kimseye kendine uyanların günahının bir misli aynen gelir, onların günahından da bir şey eksilmez. Kim de bir hayra çağırır ve kendisine uyulursa, buna da kendine uyanların sevaplarının bir misli verilir, bu ona uyanların sevabından bir şey eksiltmez.{102}
56. (207) (6043) Hadis-i Şerif
حَدّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيى. ثَنَا أبُو نُعَيْمٍ، ثَنَا إسْرَائِيلُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ أبِي جُحَيْفَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: "مَنْ سَنَّ سُنَّةً حَسَنَةً فَعُمِلَ بِهَا بَعْدَهُ، كَانَ لَهُ أجْرُهُ وَمِثْلُ أُجُورِهِمْ مِنْ غَيْرِ أنْ يَنْقُصَ مِنْ أُجُورِهِمْ شَيْئاً. وَمَنْ سَنَّ سُنَّةً سَيِّئَةً، فَعُمِلَ بِهَا بَعْدَهُ، كَانَ عَلَيْهِ وِزْرُهُ وَمِثْلُ أوْزَارِهِمْ مِنْ غَيْرِ أنْ يَنْقُصَ مِنْ أوْزَارِهِمْ شَيْئاً".في الزوائد: هذا الاسناد ضعيف .
56. (207) (6043)-Ebu Cuhayfe anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Kim bir hayrı başlatır ve kendinden sonra da onunla amel edilirse, bu kimse hem kendi amelinin ve hem de öbürlerinin amelinin sevabını -onların sevabını eksiltmeksizin- aynen alır. Kim de kötü bir iş işler ve kendinden sonra bunu başkaları da işlerse, bu kimseye hem kendi işinin günahı hem de onu takliden işleyenlerin günahı, -onlarınkinden bir eksiltme hasıl etmeden- aynen gelir."{103}
57. (208) (6044) Hadis-i Şerif
حَدّثنَا أبُو بَكْرِ بْنُ أبِي شَيْبَةَ. ثَنَا أبُو مُعَاويَةَ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: "مَا مِنْ دَاعٍ يَدْعُو إلَى شَيْءٍ إلَّا وُقِفَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ لازِماً لِدَعْوَتَهِ، مَا دَعَا إلَيْهِ. وَإنْ دَعَا رجُلٌ رَجُلًا".في الزوائد: إسناده ضعيف .
57. (208) (6044)-Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Dünyada bir şeye çağıran kimse, kıyamet günü, bu çağrısına devam ettirilir, hatta bir kişi bir kişiyi çağırmış bile olsa."{104}
AÇIKLAMA:
Son dört hadis, dinimizin hayra teşvik ve kötülükten zecr hususunda getirdiği "Sebep olan yapan gibidir"
Kütübü Sitte - 17.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir