Kütübü Sitte - 2.Cilt — Sayfa 115

Takdim

Kütübü Sitte - 2.Cilt kitabının 115. sayfası — Takdim bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

kısmıda kaydedip altı kitaptan hangileri bu hadise yer vermiş ise, -yazarların çoğunun ihtilaf ve kargaşaya düştüğü- rümuzlarla belirtmektedir. Böylece, bir kısım takdim-te'hirler, noksan ve tekrarlar meydana gelmektedir. Bu durum eserlerden istifadeyi zorlaştırmakta, talebenin ekseriyetini başka kitaplara da müracaat etmeye mecbur kılmaktadır. Bu hâl, her iki eserin de okunma veya dinlenme zevkini azaltmakta kendilerinden istifâde etmeyi zorlaştırmaktaydı.

Bu vaziyeti görünce, bunlardaki hadislerden faydalanmayı kolaylaştırmak düşüncesiyle Allah'a istihârede bulundum. Böyle bir çalışmanın hayırlı olacağına kanaatim geldikten sonra istifâde etmek isteyeceklere suhûlet sağlamak, dinlemek isteyeceklere de daha câzib kılmak üzere harekete geçtim. Beni buna asıl sevkeden âmil Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sünnetini ihya arzusu, Sünnet-i Muhammediye ile iktifa etme sevgisi idi.

YENİ ESERİN TERTİB ŞEKLİ

Ben eserimde, hadisi kaydederken önce, onu rivayet eden sahâbînin ismini verdim. Hadisin sonunda, o hadisi kitabına almış olan Kütüb-i Sitte imamlarını belirttim. Bu açıklayıcı bilgiyi, galattan ve iltibastan emin olmak için hadis metinlerinin arasına dercettim. Bu, insan mizacına hoş gelecek bir davranıştır. Bir hadisi tahric etmede altı imam da ittifak etmişse "Bunu Altılar tahric etmiştir" diye belirttim. Hadisi sâdece İmam Mâlik tahric etmemişse "Beş İmamlar tahric etmiştir" dedim. Mâlik dışında altıdan veya Beş'ten biri tahric etmemişse onu ismen belirterek "Altılar veya beşler tahric etmiştir, falanca hâric" dedim. Bir hadisi tahrîcte Buhârî ve Müslim ittifak etmişse: "Şeyheyn tahric etmiştir", bu ikisine Mâlik katılmışsa "Üçü tahriç etmiştir..." dedim. Şeyheyn'e bir başkası katılmışsa ismini vererek: "Şeyheyn ve falanca tahric etmiştir" diye belirttim. Hadisi Buhârî ve Müslim dışında kalanlar tahric etmişse "Dörtler tahric etmiştir" dedim. Bunlara Mâlik de katılmamış ise: "Ashâb-ı Sünen tahric etmiştir" dedim. Dördü tahric eder de onlardan, Mâlik dışında biri tahrîc etmezse onu ismiyle belirterek: "Dördü tahrîc etti, falan hâric" dedim. (38)

Bu söylediğim tertibe uymaksızın Altı imamdan münferid rivayet eden oldu ise, onu da ismen belirttim. İmam Mâlik'in ismini zikrederek başlattığım rivayeti, "İmam Mâlik rivayet etmiştir" diyerek hadisin sonunda bir kere daha kendisine nisbet etmeyi gerekli bulmadım. Rezîn'in ilâve ettiği rivayetler için "Rezîn'in rivayetidir" diye (bidayette) kendisine nisbet etmekle yetindim, sonunda tekrar ona havâle etme gereğini duymadım.

Mânâsı birbirine yakın fakat elfazı farklı rivayetlerden sâdece birini aldım. Mânâları ve elfazı farklı olanlardan herbirinin korunması gerekir. Mükerrer olan rivayetlerin en şümullü olanını aldım. Eğer, tahricinde veya râvisinin isminde ihtilâf vâki olmuş ise, bu durumda Kâdı'l-Kudât'ın tercihine itimad ettim, ancak onun asl'ı olan Cami'u'l-Usûl'den garib kelimeler ve mânanın açıklanması; galat ve iltibasların tashîhleriyle ilgili çok şey aldım, tâ ki eserin fayda ve semeresi artmış olsun, okuyanı bir başka kitaba mürâcaattan müstağnî kılsın!


38) Biz tercümede kısaltmalara yer vermedik. Çünkü, hadîslerin, rivâyet edildiği kitaplarda teker teker yerlerini gösterdik.

Eserimi, Teysîru'l-Vüsûl ila Câmi'i'l-Usûl min Hadisi'r-Resûl (aleyhissalâtu vesselâm) diye isimlendirdim.

İCÂZET SENEDİM

Kâdi'l-Kudât (rahimehullah)'ın Tecrîd'ini bana icâzet yoluyla, şeyhimiz el-İmâm el-Allâme el-Muhaddis Zeynü'd-Dîn Ebu'l-Abbâs Ahmed İbnu Ahmed ibni Abdillatîf eş-Şercî ve el-İmâm el-Hâfız el Hücce Şemsü'd-Dîn Ebu'l-Hayr Muhammed İbnu Abdirrahmân es-Sehâvî (rahimehümâ'llâh teâla) şifâhî olarak mükerrer seferler rivayet edip dediler ki: "Kitabı bize

Kütübü Sitte - 2.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir