Kütübü Sitte - 2.Cilt — Sayfa 137
3. Kıyamet Alâmetleri:
Kütübü Sitte - 2.Cilt kitabının 137. sayfası — 3. Kıyamet Alâmetleri: bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
وَصِيامُ رَمَضَانَ. فَقَالَ هَلْ عَلىّ غَيْرُهُ؟ قال: لَا إلَّا أنْ تَطَوّعَ، وَذَكَرَ لَهُ الزّكَاةَ، فقال: هَلْ عَلىّ غَيْرُهُما؟ قال: لَا إلَّا أن تَطَوّعَ، فَأدْبَرَ وَهُوَ يَقُول: لَا أزيدُ عَلى هذا وَلَا أنْقُصُ مِنْهُ. فقَالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: أفلَحَ إنْ صَدَقَ، أوْ دَخَلَ الْجَنّةَ إنْ صَدَقَ، أخْرَجَهُ الستة إلَّا الترمذى، وعندَ أبى داود: أفلحَ وَأبِيهِ انْ صَدَق.
4. (17)-Talha İbnu Ubeydillah haber veriyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e Necid ahâlisinden bir adam geldi. Saçları karışıktı. Kulağımıza sesinin mırıltısı geliyordu, ancak ne dediğini anlayamıyorduk. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e iyice yaklaşınca gördük ki, İslâm'dan soruyormuş. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
"Gece ve gündüzde beş vakit namaz"demişti ki adam tekrar sordu:
"Bu beş dışında bir borcum var mı?" Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
"Hayır ancak istersen nâfile kılarsın"dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
"Ramazan orucu da var"deyince adam:
Bunun dışında oruç var mı? diye sordu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
"Hayır! Ancak dilersen nâfile tutarsın"dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ona zekâtı hatırlattı. Adam:
"Zekât dışında borcum var mı?" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
"Hayır, ama nâfile verirsen o başka!"dedi. Adam geri döndü ve gider ayak:
"Bunlara ilâve yapmayacağım gibi noksan da tutmayacağım" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) da:
"Sözünde durursa kurtuluşa ermiştir"buyurdu. Veya "Sözünde durursa cennetliktir"buyurdu.
Ebu Dâvud'da "Kasem olsun kurtuluşa erer, yeter ki sözünde dursun"şeklinde te'kidli olarak gelmiştir.{38}
5. Hadis-i Şerif
وَعنْ عبداللّهِ بن عبّاسٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُمَا، وَسَألَتْهُ اِمْرأةٌ عنْ نَبِيذِ الْجرِّ. فقالَ إنّ وفدَ عبدِالقَيْسِ أتَوْ النبيَّ ﷺ فقال: مَنِ الوَفدُ، أو مَنِ القَوْمُ؟ رَبيعَةُ. قال: مرحباً بالقوْمِ أو بالوَفْدِ غَيرَ خَزايَا وَلَا نَدَامى: قَالوُا: إنّا نأتِيكَ مِنْ شُقّةٍ بَعِيدَةٍ، وَإنّ بَيْننَا وَبَيْنَكَ هَذا الحيَّ من كفّارِ مُضرَ، وَلَا نَسْطَيعُ أن نأتِيَكَ إلَّا في الشهرِ الْحرَامِ فمُرْنا بأمرٍ فصلٍ نُخبرُ بِهِ مَنْ وَراءنا، وَنَدْخلُ بهِ الْجَنَّةَ. فَأمرَهَم بأربَعٍ، ونهَاهُمْ عَنْ أربعٍ. أمَرَهُمْ بِالايِمَانِ بِاللّهِ تَعَالى وَحَدهُ وَقَالَ: هَلْ تَدْرُونَ مَا الايمَانُ؟ قَالُوا: اللّهُ وَرَسُولُهُ أعْلمُ. قالَ: شَهَادَةُ أن لَا إلَهَ إلَّا اللّهُ وَأنْ مُحمّداً رَسُولُ اللّهِ، وَإقَامُ الصَّلَاة، وَإيتَاءُ الزّكَاةِ، وَصَوْمُ رَمَضَانَ، وَأنْ تُؤدُّوا خُمساً مِن المَغنَمِ، وَنَهَاهُمْ عَنْ الدُّبَّاءِ، وَالحَنْتَمِ، وَالمزفَّتِ، وَالنَّقِيرِ. قَالَ شُعْبةُ: وَرُبّما قَالَ المقيّر. وَقالَ احْفَظُوهُنَّ وَأخْبِروُا بِهِنّ مَنْ وَراءَكم. وَقَال للأشج أشجِّ عبدِ قيس: إن فيكَ خَصْلَتَيْنِ يُحِبُّهُما اللّهُ تعالى: الْحِلْمُ وَالاَناةُ، أخرجهُ الخمسةُ، وهذا لفظُ الشيْخَيْنِ."الدّباءُ" القرع وَلَا "الحنْتمُ" جرار خضر كانوا يجعلون فيها الخمر وَلَا )النّقيرُ( أصل خشبة يَنْقر. وَلَا )المُزَفّتُ( الوعاء المطلى بالزّفتِ من داخل وهوَ المقير. وهذه الاوعيةُ الاربعةُ تسرعُ بالشّدةِ في الشّرابِِ وتحدثُ فيهِ القوّة المسْكِرة عاجلًا، وتحريمُ الانتباذ في هذه الظُروف كانَ في صَدرِ إسْلَامِ ثم نسخ.
5. (18)-Abdullah İbnu Abbas'ın rivayetine göre, bir kadın, kendisine küpte yapılan şıra (nebîz) hakkında sordu. Kadına şu cevabı verdi: "Abdulkays kabilesinin heyeti Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e geldiği vakit:
"Bu gelenler kimdir?"diye sordu.
Kütübü Sitte - 2.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir