Kütübü Sitte - 2.Cilt — Sayfa 242
İhyâ’u’l-Mevat Bölümü
Kütübü Sitte - 2.Cilt kitabının 242. sayfası — İhyâ’u’l-Mevat Bölümü bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
AÇIKLAMA:
Müslüman olmazdan önceki adak, yerine getirilir mi, getirilmez mi âlimler tartışmışlardır. Şâfiî (raimehullah)'ye göre yerine getirmek gerekir. Ebu Hanîfe'ye göre gerekmez. Zira, hadiste, "İslâm, önceden işlenen günahları ve borçları ortadan kaldırır"buyrulmuştur. {306}
İhyâ'u'l-mevat Bölümü
1. Hadis-i Şerif
عن عائشة رَضِىَ اللّهُ عنها قالت: قالَ رَسُولُ اللّهِ ﷺ: ]مَنْ عَمرَ أرضاً ليْسَتْ لاحدٍ فَهُوَ أحَقُّ بِهَا[ قال: عروة بن الزبير: قضى بِهِ عمرُ في خلافتهِ رَضى اللّهُ عنهُ. أخرجه البخارى .
1. (105)-Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Sahibi olmayan bir araziyi kim ihya ederse, bu araziyi herkesten ziyade o hak kazanır."
Urvetu'bnu Zübeyr "Hz. Ömer (radıyallahu anh) halife iken bu hadisin hükmünü tatbik etti" dedi.{307}
AÇIKLAMA:
Mevat arazi kimsenin mülkü olmayan, meskun bölgenin (belde) bitişiğinde bulunmayan dışta kalan arazidir. Meskun bölgeye yakın veya uzak olmuş farketmez. Ebû Yusuf, bu araziyi şöyle tarif etmiştir: "Mevat öyle bir parçadır ki, bunun mamur araziye en yakın noktasına duran birisi, bütün gücüyle bağırdığı zaman mamur bölgenin ona en yakın yerinden sesi işitilmez."
Bir yerin ihyası: Oranın sulanması, ekilmesi, ağaç dikilmesi veya bina yapılmasıyla gerçekleşir. İhya etmek, lügat olarak hayatlandırmak, canlandırmak demektir. Cumhûr'a göre, bir kimse, yukarıdaki evsafta bir mevâtı, ihyâ edecek olsa, ona sâhib olur, bu arazi, ümrana yakın olmuş, uzak olmuş devlet reisi izin vermiş vermemiş fark etmez. İmâm-ı Âzam (rahimehullah)'a göre, devletin mutlaka izni gerekir. Ancak, Ebu Yusuf ve İmam Muhammed de diğer ulemaya uyarak bu meselede Ebu Hanife'ye muhalefet ederler.{308}
2. Hadis-i Şerif
وعن عروة بنَ الزبير قال: قال رسُولُ اللّهِ ﷺ ]مَنْ أحيا أرضاً ميتةً فهى له، وليس لِعرْقِ ظَالمٍ حقٌ[. أخرجه الاربعة إلَّا النسائى.وزاد أبو داود: قال عروة: أشهد أنّ رَسُولَ اللّهِ ﷺ قضَى أنّ الارضَ أرضُ اللّهِ تعالى، والعِبَادَ عباد اللّهِ تعالى، فَمنْ أحيَا مواتاً فَهُوَ أحقُّ بِهِ جَاءَنَا بهذا عن النبىّ ﷺ الَّذى جَاءنا بالصلواتِ عنهُ .
2. (106)-Urvetu'bnu Zübeyr (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Kim ölü bir arâziyi ihya ederse, burası onun olur. Başkasının arazisine izinsiz ağaç dikene hiçbir hak tanınmaz."{309}∫>
Ebu Dâvud'da şu ziyade var: Urve (radıyallahu anh) dedi ki: "Şehâdet ederim ki, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şuna hükmetti: "Arz, Allah'ın arzıdır, insanlar da Allah'ın kullarıdır. Kim bir ölü araziyi (mevat) ihya ederse, bu yere, o, herkesten ziyade hak sâhibi olur."Bu hükmü Resûlullah
Kütübü Sitte - 2.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir