Kütübü Sitte - 2.Cilt — Sayfa 34

5. Mebhas: Hadislerin Tahammül ve Edâsı

Kütübü Sitte - 2.Cilt kitabının 34. sayfası — 5. Mebhas: Hadislerin Tahammül ve Edâsı bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

okumuşsa: قُرَءَ عليه وأنا اسْمَع Falanın huzurunda okunurken ben de oradaydım".

Bundan sonraki sikalarda sema bahsinde kullanılmış olan سمعْت lafzından sonra gelen elfazı hep kırâet tâbiriyle kayıtlayarak kullanmak gerekir:

2- حدثنا بقراءتي veya حدثنا قراءة عليه وانا اسمع

3- اخبرنا بقراءتي veya اخبرنا قراءة عليه وانا اسمع

4- أنْبأنا )نَبّأنا(بقراءتي veya اَنْبأْنا )نَبّأنا( قراءة عليه وانا اسمع

5- قالَ لَنا بقراءتي veya قال لنا قراءة عليه وانا اسمع

ذكر لَنا بقراءتي veya ذكر لَنَا قراءةً عليه وانا اسمع

Görüldüğü üzere arzda sâdece سمعتُ lafzının kullanılması uygun görülmemiştir.

Arz yoluyla tahammül edilen hadisleri eda ederken kırâet lafzıyla kayıtlamadan sema yoluyla tahammül edilen hadislerin edasında kullanılan حدثنا ، اخبرنا sigalarını aynen kullanma hususunda âlimler ihtilaf etmişlerdir. İbnu'l-Mübârek, Yahya İbnu Yahya et-Temîmî, Ahmed İbnu Hanbel ve Nesâî bu makamda bu iki siganın mutlak olarak kullanılmasını câiz görmezler. Öte yandan Zührî, Mâlik, Süfyan İbnu Uveyne, Yahya İbnu Saîd el-Kattân, Buhârî, Süfyan Sevrî, Ebu Hanife, Ebu Yusuf, Muhammed Şeybânî, bir kavle göre Mâlik, Sa'leb, Tahâvî Ebu Nu'aym İsfehânî, bir kavle göre Ahmed İbnu Hanbel gibi Hicazlı ve Kûfeli âlimlerin çoğu her iki siganın birbirinin yerine kullanılmasını câiz görürler.

Üçüncü bir grup arz yoluyla tahammülde قرات lafzını kullanmadan اخبرنا demeyi tecvîz ederler, fakat حدثنا demeyi uygun bulmazlar. Şâfiî ve ashâbı ile Müslim, İbnu's Salâh ve Nevevî'nin dediklerine göre meşrik ulemasının cumhuru buna kâildir.

Netice olarak denebilir ki, müteahhirin nazarında, حدثنا deyince sema, اخبرنا deyince arz kastolunur. Mütekaddimîn nazarında أنبأنا tabirî de اخبرنا makamında kullanılmıştır. Aliyyül-Kârî de mütekaddimin ilk müteahhirîn arasında orta bir tabakanın أنبأنا tabirini mutlak şekliyle arzda, mukayyed olarak da şekliyle أنْبأنا اجازةً icâzet'de kullandıklarını belirtmiştir.

3- İCAZET VE ÇEŞİTLERİ

Tahammülü'l-hadîs'te arz-ı kırâat'den sonra gelen mühim bir yoldur. Bu, muhaddis'in, rivayet hakkına sahip olduğu hadîslerin veya kitapların tamamını yahut bir kısmını rivayet etmesi için, birisine, yazılı veya sözlü olarak müsaade etmesidir. Tarifte de görüldüğü üzere burada ne sema ne de arz söz konusu değildir.

Rivayeti için izin verilen rivâyâta; mücâz, izni veren zâta mücîz, iznin verildiği kişiye de mücâzün-leh denir.

İcâzetin muhtelif çeşitleri vardır:

1- Muayyen şeyin rivâyet edilmesi için muayyen bir zâta izin verilmesi. Şu siganın ifade ettiği gibi:

اجزتلك البخاريّ = Sana Buhârî'yi rivâyet etmen için izin verdim veya اجزتك ما اشتملت عليه فهرستى = Sana fihristimde olan kitapları rivâyet etmene izin verdim veya اجزت لِفُلَانٍ الكتابَ الفُلَانِيّ = Falan kimseye falanca kitabı rivâyet etmesi için izin verdim.

Bu çeşit icâzet, münâveleden mücerred en yüce icâzet çeşididir. Cemâhir-i ulema bu çeşid icâzetin câiz olduğu hususunda müttefiktir. Âlimler de bununla âmel etmişlerdir. Ebu'l-Velîd el-

Kütübü Sitte - 2.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir