Cimrilikle İlgili Bölüm
Kütübü Sitte - 3.Cilt · Sayfa 100
Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının "Cimrilikle İlgili Bölüm" bölümü 100. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 3.Cilt.
DÂİR>
1. Hadis-i Şerif
عن ابن عمر رضِىَ اللّهُ عنهُما قال: ]سَمِعْتُ رسولَ اللّهِ ﷺ يقولُ: مَنْ بَاعَ، وفي رواية: مَنْ ابْتَاعَ نَخْلًا قدْ أُبَّرَتْ فَثَمَرُهَا لِلْبَائِعِ إلَّا أنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ، وَمنِ ابْتَاعَ عبداً فَمَالُهُ لِلَّذِى بَاعَهُ إلَّا أنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ[. أخرجه الستة. "والتأبير" التقليح .
1. (388)-İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim:
"Kim döllemesi yapılmış bir hurmalık satarsa(bir başka rivayette satın alırsa) bunun meyvesi satana aittir. Satın alan kendisinin olacak diye şart koşmuşsa o hâric (bu durumda meyve müşterinindir). Kim de bir köle satarsa, kölenin malı satanındır, burada da satın alan "benim olacak" diye şart koşmuşsa o hâriç, bu takdirde kölenin malı varsa müşterinin olur." {333}
2. Hadis-i Şerif
وعن حابر رضِىَ اللّهُ عنهُ قال: ]قالَ رسُولُ اللّهِ ﷺ: إنْ بِعْتَ مِنْ أخِيكَ تَمْراً فَأصَابَتْهُ جَائِحةٌ فَلَا يَحِلُّ لَكَ أنْ تَأْخُذَ مِنْهُ شَيْئاً، بِمَ تَأْخُذُ مَالَ أخِيكَ بِغَيْرِ حَقٍّ[. أخرجه مسلم وأبو داود والنسائى.وفي رواية: أمر رسول اللّه ﷺ: بِوَضْعِ الجَوَائِحِ.كتاب البخل وذم المال
2. (389)-Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Bir din kardeşine yemiş satsan sonra da buna bir âfet gelse, ondan bir şey alman sana helâl olmaz. Kardeşinin malını hakkın olmadığı halde nasıl alırsın?"{334}
Bir başka rivayette: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) âfetle gelen zararın hesaptan düşülmesini emretti" demiştir.{335}
AÇIKLAMA:
Satılan meyve henüz müşteri tarafınan ağaçtan toplanmadan dolu, fırtına, çekirge, susuzluk gibi insan dahli bulunmayan bir âfete mâruz kalarak zarara uğrarsa bunun zararı satıcıya mı aittir, satın alana mı? şeklinde âlimler farklı görüşlere sahiptir.
1-Mâlikîler toplanmayan malın satıcının garantisinde olduğu kanaatindedir.
2-Ahmed İbnu Hanbel: "Gelen zarar üçte birden azsa müşteri çeker, fazla ise satıcı" der. Zararın miktarı hususunda ihtilaf edilirse satıcının sözü esastır.
3-İmam-ı Âzam ve Şâfiî hazretleri ve Zâhirîler "Müşteri teslim almışsa, afetle gelen zararın tamamı müşteriye aittir, teslim almadan önce gelirse satıcıya aittir"derler. Teslimden maksad müşteri ile malın başbaşa kalmasıdır. {336}
Cimrilikle İlgili Bölüm
1. Hadis-i Şerif
عن الاحنف بن قيس قال: ]كُنتُ في نفرٍ منْ قُريْشٍ فمَرَّ أبُو ذَرٍّ رضِىَ اللّهُ عنهُ وهو يقولُ: بَشِّرِ الْكَانزِينَ بِرَضفٍ يُحْمَى عَلَيْهِمْ في نَارِ جَهَنَّمَ فَيُوضَعُ عَلَى حَلَمَةِ ثدْى أحَدِهِمْ حتَّى يَخْرُجَ مِنْ نُغْضِ كَتِفِهِ، وَيُوضَعُ عَلَى نُغْضِ كَتِفِهِ حَتَّى يَخْرُجَ مِنْ حَلَمَةِ ثَدْيِهِ يَتَزَلْزَلُ؛ فَوَضَعَ الْقَوْمُ رُؤُسَهُمْ فمَا رَأَيْتُ أحَداً مِنْهُمْ رَجَّعَ إلَيْهِ شَيْئاً، فأدْبَرَ فَاتَّبَعْتُهُ حتَّى جَلسَ إلى سَارِيَة فَقُلْتُ: ما رَأَيْتُ هؤُلآءِ إلَّا كَرِهُوا مَا قُلْتُ لَهُمْ. فقَالَ: إنَّ هؤُلآءِ لَا يَعْقِلُونَ شَيْئاً؛ إنَّ خَلِيلِى أبَا الْقَاسِمِ ﷺ دَعانِى فأجَبْتُهُ فقَالَ: أتَرَى أُحُداً؟ فقلتُ أَرَاهُ؛ فقَالَ: ما يَسُرُّنِى أنَّ لِى مِثْلَهُ ذَهَباً أُنْفِقُهُ كُلَّهُ إلَّا ثَلَاثَةَ دَنَانِيرَ، ثُمَّ هؤُلآءِ يَجْمَعُونَ الدُّنْيَا لَا يَعْقِلُونَ شَيْئاً. قُلْتُ: مَالَكَ وَلاخْوَانِكَ مِنْ قُرَيْشٍ لَا تَعْتَرِيهِمْ وَتُصِيبُ مِنْهُمْ؟ قَالَ لَا؛ وَرَبِّكَ لَا أسْأَلُهُمْ عَنْ دُنْيَا وَلَا أسْتَفْتِيهِمْ عَنْ دِينٍ حتَّى ألْحَقَ بِاللّهِ وَرَسُولِهِ. قَالَ قُلْتُ: مَا تَقُولُ في هذَا الْعَطاءِ؟ قَالَ خُذْهُ: فَإنَّ فِيهِ الْيَوْمَ مَعْونةً، فَإذَا كَانَ ثَمَناً لِدِينِكَ فَدَعْهُ[. أخرجه الشيخان .
1. (390)-Ahnef İbnu Kays anlatıyor: "Ben Kureyş'ten bir grubla oturuyordum. Oradan Ebu Zerr (radıyallahu anh) geçti. Şöyle diyordu:
"- Mal biriktirenleri, cehennem ateşinde kızdırılan taşlarla müjdele. Bu kızgın taşlar onların her birinin memelerinin uçlarına konacak, tâ kürek kemiklerinden çıkacak; kürek kemiklerine konacak, ta meme uçlarından çıkacak. (Böylece) çalkalanıp duracaklar" dedi. Bu konuşmayı dinleyenler başlarını indirdiler. Onlardan hiçbirinin bu adama cevap verdiğini görmedim. Bunun üzerine adam dönüp gitti. Ben de peşinden onu takip ettim. Nihayet bir direğin dibine oturdu.
- Bu adamların, senin kendisine söylediklerinden hoşlanmadıklarını görüyorum, dedim. Şu cevabı verdi:
- Bunların hakikaten hiçbir şeye aklı ermiyor. Dostum Ebu'l-Kâsım (aleyhissalâtu vesselâm) bir keresinde beni çağırdı. Yanına varınca bana:
- Uhud'u görüyormusun?dedi.
- Evet görüyorum dedim. Bunun üzerine:
- Bunun kadar altınım olmasını istemem, (olsaydı) üç dinar müstesna hepsini infak ederdim,buyurdu. Ebu Zerr (radıyallahu anh) önceki sözünü te'kiden:
- Bu (Kureyşliler var ya) dünyayı topluyorlar hiçbir şeye akılları ermiyor, dedi. Ben:
- Seninle bu Kureyşli kardeşlerinin arasında ne var ki, onların yanına uğramıyor, onlardan birşey almıyorsun? dedim. Ebu Zerr:
- Hayır! Rabbine yemin ederim, taa Allah ve Resûlüne kavuşuncaya kadar ben onlardan ne dünyalık isterim ne de kendilerine din nâmına bir şey sorarım, dedi. Ben tekrar:
- Şu ihsan meselesi hakkında ne dersin? dedim.
- Sen onu al. Çünkü, bugün onda bir nafaka var. Ancak, bu ihsan dinin karşılığında yapılırsa, bırak alma, dedi.{337}
2. Hadis-i Şerif
﹛وفي رواية: ]كُنْتُ أمْشِى مَعَ رسُولِ اللّهِ ﷺ وَهُوَ يَنْظُرُ إلى أُحدٍ فَقَالَ: مَا أحِبُّ أنْ يَكُونَ لِى ذَهَباً تُمْسِِى عَلَيَّ ثَالِثةٌ، وَعِنْدِى مِنْهُ دِينارٌ إلَّا دِيناراً أرْصُدُهُ لِدَيْنٍ إلَّا أنْ أقُولَ بِهِ في عِبَادِ اللّهِ هكَذَا حَثا بَيْنَ يَدَيْهِ، وَهَكذَا عَنْ يَمِينِهِ، وَهَكَذَا عَنْ شِمَالِهِ[ .
"وَنُغْضُ الكتف" أعْلَاهُ، وقيل: العظم الرقيق الذي يلى طرفه .|﹜
2. (391)-Bir başka rivayette şöyle denmiştir:
Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir