Kütübü Sitte - 3.Cilt — Sayfa 139

Kur’an’ın Fazîletine Dâir

Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının 139. sayfası — Kur’an’ın Fazîletine Dâir bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

AÇIKLAMA:

Resul-i Ekrem (aleyhissalâtu vesselâm) bu hadislerinde, Cenab-ı Hakk'ın mü'minlere büyük bir lütfunu haber veriyor: Tilâvet edilen Kur' ân'ın sevabı âyet âyet veya kelime kelime hesaplanmıyor, harf harf hesaplanıyor. Her harf için bir sevap veriliyor. Her hasenenin en az on misliyle kaydedileceği bir başka ilahî kanun (En'am: 6/160) olduğuna göre, Kur'ân-ı Kerîm'in tilâvetiyle mü'min, her harfi en az on sevab hesabından büyük bir kazanca mazhar olmaktadır. Bu hadis, İbnu Ebi Şeybe ve Taberânî'de biraz farklı olarak "...Ben Elif-Lâm-Mim Zâlike'l-Kitab bir harftir demiyorum. Fakat Elif ve Lam ve Mim ve Zal ve Lam ve Kaf herbiri birer harf diyorum"şeklinde gelir. Beyhakî'nin rivâyetinde Elif-Lâm'ın başına Bismillah getirilerek harf harf sayılır.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) harf deyince ne anlaşılması gerektiğini belirtmeye de ehemmiyet verir. Bu maksadla Kur'an'dan bazı kelimeleri harf harf sayar. Bu davranışı değerlendirmek için Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'in muhataplarını dikkate almamız gerekir. Ümmî bir cemaatte "harf", "kelime", "cümle" gibi dilbilgisine giren tâbirlerin, herkesin nazarında aynı seviyede ıstılahlaşmamış olduğundan, farklı farklı anlaşılabilir. Bunu önlemek için açıklanması gerekir.

Mirkat'ta belirtildiği üzere, hadis, sevabın hesaplanmasında, telâffuz edilen harflerden, ziyâde yapılmış olan harfleri esas kılıyor. Zira Bakara'nın başındaki Elif-Lâm-Mim'de dokuz harf telaffuz edildiği halde üç harf sayılmıştır.{418}

6. Hadis-i Şerif

وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. ]أنَّ رَسُول اللّه ﷺ قالَ: مَا أذِنَ اللّهُ تعالى لِشَئٍ مَا أذِنَ لِنَبيٍّ يَتَغَنَّى بِالْقُرآنِ: أى يجهَرُ بِهِ[. أخرجه الخمسة إِلَا الترمذى .

6. (417)-Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Cenâb-ı Hakk, Kur'ân-ı Kerim'i (güzel bir sesle açıktan okuyan bir peygamere kulak ver(ip sevabı bol kıl)diği kadar hiçbir şeye kulak ver(ip mükâfaat ihsan et)memiştir."Buhârî, Tevhid: 32, 52, Fedailu'l-Kur'ân: 19; Müslim, Müsâfirin: 232, 233, 234, Ebû Dâvud, Vitr: 20; Tirmizî, Sevâbu'l Kur'ân: 17; Nesâî, İftitâh: 83; İbnu Mâce, İkâmet: 176, (1340).{419}

AÇIKLAMA:

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Kur'ân-ı Kerîm'in güzel bir sesle, tecvidli olarak cehren okunmasının ehemmiyetini bu şekilde belirtiyor. Hadis, kelimesi kelimesine tercüme edilince şöyledir: "Cenâb-ı Hakk Kur' ân'ı cehrî olarak tegannî eden bir peyamberi dinlediği kadar hiçbir şeyi dinlememiştir."

Dinlemek olarak tercüme edilen kelimenin hadisteki aslı ezen'dir. Başka mânaları yanında "söylenen bir şeyi yazan kimsenin, kulağını dinleyene doğru çevirmesi" mânasına gelir. Böyle bir mânâ Allah hakkında câiz olmayacağına göre, bunun başka mânayı ifâde için başvurulan bir mecaz olduğu kabûl edilmiş ve: "Hadisin te'vîl edilmesi vacibtir" denmiştir.

Öyle ise, bu, Allah hakkında mecâzî olarak: Tilâvetten, Allah'ın memnun kalıp okuyana bol ikram ve sevap vermesi mânâsına gelir. Zira dinlemenin neticesi bunlardır. Metnin meâlini verirken lafzî mânayı değil, ulemanın te'vilini esas alıp, onu tesbite ve aksettirmeye çalıştık.{420}

7. Hadis-i Şerif

وفي أخرى للبخارى: ]لَيْسَ مِنَّا مَنْ لَمْ يَتَغَنَّ بِالْقُرآنِ: يَجْهَرُ بِهِ[. ومعنى "ما أذن" أى ما استمع. "والتغنى" تحزين القراءة وترقيقها .

Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir