Kütübü Sitte - 3.Cilt — Sayfa 168

Cezayı Devlet Verir

Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının 168. sayfası — Cezayı Devlet Verir bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

20. (460)-Ebu Dâvud merhumun bir rivâyetinde şu ziyâde var: "İbnu Abbas dedi ki: "Oruca dayanamayanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir"(Bakara: 2/184) âyeti şu demektir: "Onlardan kim orucuna mukabil bir fakiri doyuracak kadar fidye vermek isterse fidye verir ve böylece orucunu tutmuş sayılır." Cenâb-ı Hak buyurmuştur: "Kim (vacib miktardan) daha fazla fidye verirse bu kendisi için daha hayırlı olur. Orucu (yiyip de fidye vermek yerine) bizzat tutmanız daha hayırlıdır"(Bakara: 2/184). Sonra Cenab-ı Hakk şöyle buyurdu: "Sizden kim Ramazan ayına ulaşırsa orucu tutsun. Kim de hasta olur veya yolcu bulunursa yediği miktarda başka günlerde oruç tutar."{ 494} (Açıklaması 463 numaralı hadisin sonundadır.)

21. Hadis-i Şerif

وفي أخرى له: ]أنْبِتَتْ لِلْحُبْلَى وَالمُرْضعِ، يَعْنِى الْفِدْيَةَ وَالافْطَارَ. وعند النسائى قال: يُطيقُونَهُ يُكلَّفُونَهُ، فِدْيَةٌ طَعامُ مِسْكِينٍ واحِدٍ. فَمَنْ تَطَوَّعَ فَزَادَ عَلَى مِسْكِينٍ آخَرَ لَيْسَتْ بِمَنْسوخةٍ، فَهُوَ خَيرٌ لَهُ، وأن تَصُومُوا خَيرٌ لَكُمْ لَا يُرَخَّصُ في هذا إلَّا لِلَّذِى يُطيقُ الصِّيَامَ أوْْ مَرِيضٍ لَا يُشْفَى[ .

21. (461)-Yine Ebû Dâvud'un bir başka rivayetinde şöyle denmektedir: "(Ramazan'da orucu yiyip, fidye ödemeye ruhsat veren âyet) hâmile ve emzikli kadınlar için sâbittir, mensuh değildir."

Nesâî'de rivayet şöyledir: "Orucu tutmaya dayanamayanlar orucu kendilerine (tahammül edilmez) bir meşakkat addedenler için bir yoksula yetecek kadar fidye gerekir. Ayetin "Kim de hayır düşünerek (bir fakire yetecek miktardan fazlasını) verirse"hükmü mensuh değildir, bu onun için daha hayırlıdır. (Fidye vermektense) oruç tutmanız daha hayırlıdır. Ayetteki ruhsat, oruca takat getiremeyen veya şifâsız hastalığa yakalananlar içindir."{ 495} (Açıklaması 463 numaralı hadisin sonundadır).

22. Hadis-i Şerif

وعن سلمة بن الاكوع رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]لَمّا نَزَلَتْ هذِهِ الآيةُ: وَعَلَى الَّذِينَ يُطيقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعامُ مِسْكِينٍ كَانَ مَنْ أرَادَ أنْ يُفْطِرَ وَيَفْتَدِىَ حَتَّى نَزَلَتِ الآيةُ الَّتِى بَعْدَهَا فَنَسَخَتْهَا، يَعْنِى فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمْ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ[. أخرجه الخمسة.

22. (462)-Selemetu'bnu'l-Ekva (radıyallahu anh) anlatıyor: "Oruca takat getiremeyenler, bir fakire yetecek kadar fidye vermesi gerekir"âyeti indiği zaman orucu yiyip fidye verenler vardı. Bu hâl müteâkip âyetin inmesine kadar devam etti. Bu âyet öncekini neshetti. Yâni asıl hüküm şudur: "Kim Ramazan ayında hazır bulunursa orucunu tutsun."{496} (Açıklaması 463 numaralı hadisin sonundadır).

Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir