Kütübü Sitte - 3.Cilt — Sayfa 171

Cezayı Devlet Verir

Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının 171. sayfası — Cezayı Devlet Verir bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

26. Hadis-i Şerif

وعن البراء بن عازب رَضِ ىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]لَمّا نَزَلَ صَوْمُ رَمَضَانَ كَانُوا لَا يَقْرَبُونَ النِّسَاءَ رَمَضَانَ كُلَّهُ، وَكَانَ رِجَالٌ يُخَوِّفُونَ أنْفَسَهُمْ فَأنْزَلَ اللّهُ تعالَى: عَلِمَ اللّهُ أنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ أنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْ الآية[. أخرجه البخارى .

26. (466)-Berâ İbnu Âzib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ramazan orucu farz kılındığı vakit, Müslümanlar ay boyu kadınlara temas etmezlerdi. Bazı kimseler bu meselede nefislerine itimad edemiyorlardı. Bunun üzerine şu meâldeki âyet nâzil oldu: "...Allah nefsinize güvenmiyeceğinizi biliyordu. Bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti."(Bakara: 2/187).{503}

AÇIKLAMA:

Yukarıdaki rivâyetten anlaşıldığı üzere, İslâm'ın bidâyetinde, Ramazan ayı boyunca kadınlara temas yasaktı. Bazı rivâyetlere göre de, bu yasak uyuduktan sonraya aitti ve yiyip içmeye de şâmildi. Yani uyuduktan sonra kalkıp -şimdi sahur yemeği dediğimiz- yemeği yemek helâl değildi. Müteakip hadiste de görüleceği üzere bazı hadiseler üzerine, nâzil olan ayetler hem geceleri yiyip içmeyi hem de temâsı helâl kılmıştır. Yukarıdaki âyetin nüzûl sebebiyle ilgili bir rivâyete göre, Ramazan gecelerinden birinde geç vakte kadar Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanında kaldıktan sonra evine dönen Hz. Ömer (radıyallahu anh), henüz uyumamış olduğu için zevcesiyle mukârenet arzu eder. Ancak hanımı: "Ben uyudum" diyerek itiraz ederse de Hz. Ömer (radıyallahu anh): "Ben uyumadım" der ve mukârenetde bulunur. Ka'b İbnu Mâlik de aynı davranışa düşer. Ertesi gün durum Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a arzedilir. Bunun üzerine rivâyette meâli kaydedilmiş olan âyet nâzil olur.{504}

27. Hadis-i Şerif

وفي رواية له ولابى داود والترمذى ]كانَ أصْحَابُ مُحَمَّدٍ ﷺ: إذَا كانَ الرَّجُلُ صَائِماً فَحَضَرَ الافْطَارُ فَنَامَ قَبْلَ أنْ يُفْطِرَ لَمْ يَأكُلْ لَيْلَتَهُ وَلَا يَوْمَهُ حَتَّى يُمْسِىَ، وَإنَّ قَيْسَ بْنَ صِرْمَةَ الانْصارِيَّ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ كَانَ صَائِماً فَلَمَّا حَضَرَ الافْطَارُ أتَى امْرَأَتَهُ فَقَالَ: أعِنْدَكُمْ طَعَامٌ؟ قَالَتْ: لَا. وَلكِنْ أنْطَلِقُ فأطْلُبُ لَكَ، وَكَانَ يَوْمَهُ يَعْمَلُ فَغَلَبَتْهُ عَيْنُهُ: فَجَاءَتِ امْرَأتُهُ. فَلَمَّا رأتْهُ قَالَتْ: خَيبَةٌ لَكَ. فَلَمَّا انْصَفَ النَّهَارُ غُشِىَ عَلَيْهِ فَذَكَرَ ذلِكَ لِلنَّبِيِّ ﷺ فَنَزَلَتْ هذِهِ الآيةُ: أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إلى نِسَائِكُمْ فَفَرِحُوا بِهَا فَرحاً شَدِيداً فَنَزلَتْ: وَكُلُوا وَاشْرَبُوا. وَعِنْدَ أبى دَاوُدَ أنَّ اسْمَ الرَّجُلِ صِرْمَةُ بْنُ قَيْسٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. وَعِنْدَ النِّسَائِيِّ إنَّ أحَدَكُمْ كَانَ إذَا نَامَ قَبْلَ أنْ يَتَعَشَّى لَمْ يَحِلَّ لَهُ أنْ يَأكُلَ شَيْئاً وَلَا يَشْرَبَ لَيْلَتَهُ وَيَوْمَهُ مِنَ الْغَدِ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ حَتَّى نَزَلَتْ هَذِهِ الآيةُ: وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الابْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الاسْوَدِ، وَقَالَ: نَزَلَتْ في قَيْس بنِ عَمْرٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ[ .

27. (467)-Buhârî, Ebu Dâvud ve Tirmizî'nin bir rivayetinde de şöyle gelmiştir: "Ashâb-ı Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'in (başlangıçta) durumu şöyleydi: Bir kimse oruçlu iken, iftar vakti gelince, iftarını açmadan uyuyacak olsa, artık o gece yemediği gibi ertesi günü de yiyemez, o günün akşamına kadar beklerdi. Kays İbnu Sırma el-Ensârî (radıyallahu anh) oruçlu olduğu bir günde iftar vakti girince hanımına

Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir