Kütübü Sitte - 3.Cilt — Sayfa 175
Cezayı Devlet Verir
Kütübü Sitte - 3.Cilt kitabının 175. sayfası — Cezayı Devlet Verir bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
33. Hadis-i Şerif
وعن أسلم بن عمران قال: ]عَزَوْنَا مِنَ المَدِينَةِ نُريدُ الْقُسْطَنطِينِيَّةِ، وَعَلى الْجَمَاعَةِ عَبْدُالرَّحْمنِ بن خَالِدِ بْنِ الْوَلِيدِ، وَالرُّومُ مُلْصِقُو ظُهُورِهِمْ بِحَائِطِ الْمَدِينَةِ فَحَمَلَ رَجُلٌ عَلَى الْعَدُوِّ فَقَالَ النَّاسُ: مَهْ مَهْ، لَا إلَهَ إلَّا اللّهُ يُلْقِى بِيَدِهِ إلى التَّهْلُكَةِ. فَقَالَ أبو أيُّوبَ الانْصَارِيُّ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: إنّمَا أنْزِلَتْ هذِهِ الآيةُ فِينَا يَا مَعْشَرَ الانْصَارِ لمَّا نَصَرَ اللّهُ تَعَالى نَبِيَّهُ وَأظْهَرَ الاسْلَامَ قُلْنَا نُقِيمُ في أمْوَالِنَا وَنُصْلِحُهَا فأنْزَلَ اللّهُ تَعَالى الآيةَ فَالالْقَاءُ بِأيْدِينَا إلى التَّهلُّكَةِ أنْ نُقِيمَ في أموَالِنَا وَنُصْلِحَهَا وَنَدَعَ الْجِهَادَ[. أخرجه أبو داود والترمذى وصححه .
33. (473)-Eslem İbnu İmrân anlatıyor: Medine'den gazve için yola çıktık. Niyetimiz İstanbul'du. Cemaatin başında Abdurrahmân İbnu Hâlid İbni'l-Velid vardı. Rum askerleri sırtlarını şehrin surlarına yaslamış müdafaada idiler. Bizden biri tek başına düşmana saldırıya geçti. Halk:
"Dur, dur! Lâilâhe illallah, eliyle kendini tehlikeye atıyor!" diye bağrıştılar. Ebu Eyyub el-Ensârî hazretleri (radıyallahu anh) atılarak:
"Ey Ensâr topluluğu, bu âyet bizim hakkımızda indi. Cenâb-ı Hakk, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a yardım edip, İslâm galebe çalınca biz: "Artık işlerimizin başında kalıp, onları yoluna koyalım" dedik. Bunun üzerine Allah u Teâla bu âyeti indirdi. Yani "Ellerimizle kendimizi tehlikeye atmak"demek malın-mülkün başında kalıp onları düzene koymak için cihadı terketmektir."{515}
34. Hadis-i Şerif
وعن عبداللّه بن مَعْقِل رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: ]سَألْتُ كَعْبَ بْنَ عُجْرَةَ رَضِىَ اللّهُ عَنْه عَنْ فِدْيَةٍ مِنْ صِيَامٍ. قالَ: حُمِلْتُ إلى النَّبِيِّ ﷺ وَالْقَمْلُ يَتَنَاثَرُ عَلَى وَجْهِى. فَقَالَ: مَا كُنْتُ أرَى أنَّ الْجَهْدَ بَلَغَ بِكَ هذا. أمَا تَجِدُ شَاةً؟ قُلْتُ لَا! قَالَ: صُمْ ثَلاثَةَ أيَّامٍ أوْ أطْعِمْ ستَّةَ مَسَاكِينَ لكُلِّ مِسْكِينٍ نصْفُ صَاعٍ مِنَ الطَّعَامِ وَاحْلِقْ رَأسَكَ فَنَزَلَتْ في خَاصَّةً، وَهِىَ لَكُمْ عَامَّةً[. أخرجه الستة، ولهذا لفظ الشيخين.
34. (474)-Abdullah İbnu Ma'kıl (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ka'b İbnu Ucre (radıyallahu anh)'ye "Oruçtan yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lâzımdır"(Bakara: 2/196) mealindeki ayetten sordum. Dedi ki:
"Başımda bitler kaynaştığı halde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürüldüm. Beni görünce:
"Meşakkatin, bu gördüğüm dereceye ulaşacağını zannetmezdim. Bir koyun bulabilecek misin?"dedi.
"Hayır" cevabını verdi. [Bunun üzerine şu âyet nâzil oldu: "...İçinizde hasta olan veya başından rahatsız varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir..."(Bakara: 2/196)] Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Üç gün oruç tut veya her fakire yarım sa' yiyecek vermek suretiyle altı fakiri doyur, başını traş et"dedi. Bu âyet hassaten benim hakkımda nazil oldu, ancak umumen hepimize şâmildir."{516}
Kütübü Sitte - 3.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir