Haşr Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt · Sayfa 195
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının "Haşr Sûresi" bölümü 195. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 4.Cilt.
vardı. Onu on dirheme bozdurdum. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a her uğrayışımda önceden bir dirhem tasadduk ettim. Sonra da o âyet nesholundu. Kimse onunla amel etmedi."{332}
4. Hadis-i Şerif
وفي رواية لرزين. قال عليٌّ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: مَا عَمِلَ بِهذِهِ الآيةِ غَيْرِى .
4. (820)-Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: "Bu âyet ile benden başkası amel etmedi."
[Rezîn'in ilavesidir. İbnu Kesir kaydetmiştir (4, 326).] {333}
AÇIKLAMA:
Bu rivayetin muhtevasının, yukarda yapılan açıklamalardan başka, neshedici âyete de muhâlefet arzettiği açıktır. Belki şöyle te'vil etmek uygundur: "Bu âyetle ilk âmel eden benim, son defa amel eden yine benim" demek istemiştir. Zira kendisi Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e yakınlığı sebebiyle, onunla en ziyade görüşme ihtiyacı içinde bulunduğundan, yukarıda da belirttiği üzere, derhal dinarını bozdurmuştur. Birçokları lüzumsuz müracaatları kestikleri için tasaddukda da bulunmadılar, müracaatta da. Ama Ali Efendimiz (radıyallahu anh) vahiy gelmesinin son anına kadar, zaruri olan görüşmeleri için, tasadduka devam etmiştir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), cemaatin içinde bulunduğu durumu hissetmesi sebebiyle, sadaka olarak verilecek miktar meselesini Hz. Ali'ye sormuş, o da "bir kıl kadar" diyerek sıkıntısını ima etmiş, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da "(anlaşılan) sen çok parasızsın" buyurarak "pek az sadaka"ya ruhsat vermiştir.{334}
HAŞR SÛRESİ
1. Hadis-i Şerif
عن معقل بن يسار رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسولُ اللّه ﷺ: مَنْ قَالَ حِينَ يُصْبِحُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ: أعُوذُ بِاللّهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ؛ وَقَرَأَ ثَلَاثَ آيَاتٍ مِنْ سُورةِ الْحَشْرِ وَكَّلَ اللّهُ تعالى بِهِ سَبْعِينَ ألْفَ مَلَكٍ يُصَلُّونَ عَلَيْهِ حَتّى يُمْسِىَ وَإنْ مَاتَ في يَوْمِهِ مَاتَ شَهِيداً، وَمَنْ قَرَأَهَا حِينَ يُمْسِى فَكَذلكَ[. أخرجه الترمذى .
1. (821)-Ma'kıl İbnu Yesâr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim sabaha erdiği zaman üç kere "Euzubillahi'ssemi'il-alim mine'şşeytâni'rracim" der ve Haşr suresinden üç âyet okursa, Allah onun için yetmiş bin meleği vekil tayin eder de onlar, akşam oluncaya kadar kendisine rahmet okurlar. Şâyet o gün ölecek olsa şehid olarak ölür. Akşam vaktinde aynı şekilde
okuyacak olsa, (keza sabaha kadar aynı şeyler sözkonusudur). [Tirmizî, Fedâilu'l-Kur'ân 22, (2923).] {335}
AÇIKLAMA:
Burada sabah ve akşamları okunması teşvik edilen Haşr suresinin üç âyeti, surenin sonunda yer alan ve, هُوَ اللّهُ الذى diye başlayan üç ayettir. Umumiyetle sabah ve akşam namazlarından sonra camilerimizde aşır olarak okunması yurdumuzda âdet olmuştur. Meâl-i âlîsi şöyledir:
"O öyle Allah'dır ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, gizliyi de bilendir, âşikarı da. O çok esirgeyen, çok bağışlayandır. O öyle Allah'dır ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O mülk ve melekûtun yegâne sâhibidir. Noksanı mucib herşeyden pâk ve münezzehtir. Selâm ve selâmetin tâ kendisidir. Emn ve emân verendir. Görüp gözetleyendir. Mutlak galibtir. Halkın halini salâha götürendir. Büyüklükte eşi olmayandır. Allah müşriklerin kendisine katmakta oldukları her ortaktan münezzehtir. O öyle Allah'tır ki vücuda getireceği herşeyi hikmeti muktezasınca takdir edendir. Onları var edendir. Varlıklara suret verendir. En güzel isimler O'nun. Göklerde ve yerde ne varsa (hepsi O'nu tesbih ve tenzih) eder. O, mutlak gâlibtir. Yegâne hüküm ve hikmet sahibidir." (Haşr, 22-24).{336}
2. Hadis-i Şerif
وعن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]حَرَّقَ رَسولُ اللّه ﷺ: نَخْلَ بَنِى النَّضِيرِ وَقَطَّعَ، وَهِىَ الْبُوَيْرَةُ فَأنْزَلَ اللّهُ تعالى: مَا قَطَعْتُمْ مِنْ لِينَةٍ الآية[. أخرجه الخمسة إِلَا النسائى."اللِّينَةُ" مادون العجوة من النخل .
2. (822)-İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Benî Nadir'in hurmalığını yaktırdı ve kestirdi. Burası (Medine'de Yahudilerin ikamet ettikleri yer olan) Büveyra (denen mevki) idi. Vak'a üzerine şu âyet indi: "Herhangi bir hurma ağacını kestiniz, yahud kökleri üstünde dikili bıraktınızsa (hep) Allah'ın izniyledir. (Bu izin de) fâsıkları rüsvay edeceği için (verilmiş)tir" (Haşr, 5). [Buharî, Tefsir, Haşr 2, Hars ve Müzâra'a 6, Cihâd 154; Megâzi 14; Müslim, Cihad 139, (746), Tirmizî, Tefsir, Haşr (3298); Ebû Dâvud, Cihâd 91, (2615).]{337}
AÇIKLAMA:
Hâdise, Uhud Harbi'nden altı ay kadar sonra Benî Nadir Yahudilerine karşı yapılan gazve sırasında cereyan eder. Onlar kalelerine hapsedilip kuşatılınca, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Yahudilerin iyice moralini bozarak, bir an önce sulh şartlarını kabule zorlamak maksadıyla Büveyra nâm mevkîdeki hurmalıkların yıkılmasını ve ekinlerinin tahrip edilmesini emretmiştir.
Kâfirler: "Ey Muhammed, dediler, sen bizi yeryüzünde fesaddan nehyediyorsun. Fakat kendin bunu yapıyorsun, bu hurmalığı kesip yakmanın mânâsı nedir?" dediler. Bu çeşit dedikodular mü'minler üzerinde de bazı tereddütler meydana getirdi. Bazıları emri tam yerine getirirken, bazıları değersiz ağaçları kesiyordu.
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir