İhlas Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt · Sayfa 270
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının "İhlas Sûresi" bölümü 270. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 4.Cilt.
hakkında da soru sorduğunu, en tatminkâr cevabı bu meselede de İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ)'tan aldığını görmekteyiz.
İbnu Hacer'in kaydettiği bir başka rivayete göre, Hz. Ömer (radıyallahu anh) bir seferinde bir mesele hakkında soru sorar, kimse cevap veremez, İbnu Abbas cevaplar. Bunun üzerine: "Sizler bu çocuk kadar olamıyor musunuz, acze mi düştünüz?" der. Sonra İbnu Abbâs'a yönelir ve: "Ben seni konuşmaktan menetmiştim, şimdi artık bunlarla sen de konuş" der.
Yeri gelmişken Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in kabiliyet sahibi gençlere verdiği kıymeti -ki son derece örnek davranıştır- tebarüz ettirmek için, gençlere olan şu hitabını da kaydetmekte gerek var: "Sizden hiçbirinizi, yaşının gençliği, re'yini söylemeye mani olmasın. Zira ilim, ne yaşın gençliğinde, ne de ihtiyarlığındadır. Aksine Allah onu (genç ve ihtiyarlardan) dilediğine koyar."
Büyük muhaddislerimizden Zührî de Hz.Ömer'in bu davranışından mülhem olarak gençlere şöyle nasihat edermiş: "Yaşlarınızın küçüklüğü sebebiyle kendinizi hakir görmeyin, zira (koca halife) Ömer İbnu'l-Hattâb (radıyallahu anh) müşkil bir işle karşılaşınca, gençleri çağırır, onlarla istişâre eder, keskin zekâlarına tâbi olurdu."
Son olarak şunu kaydedelim: Âlimler, sadedinde olduğumuz hadisten şu hükümleri çıkarmışlardır:
1. Kişinin, burada olduğu gibi, Allah'ın kendisine verdiği nimetleri izhâr etmek ve nimetin kadrini bilmeyenlere göstermek gibi sâlih maksadlarla kendinden bahsetmesi câizdir. Bu bahis, bir bakıma kendini değil, nimeti izhâr olduğu için tahdis-i nimet (nimetin anlatılması) denmiştir. Nitekim, Duhâ suresinde فَاّمَا بِنعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ "Rabbinin nimetlerini anlat" (11. âyet) denmiştir. Aksi takdirde övünmek, gururlanmak için kendinden bahsetmek câiz değildir.
2. Kur'ân'ın bazı işâretlerinden anlamış olduğu mânadan hareketle, te'vil yapmak caizdir. Ancak bu işte, ilimde rüsuh sahiplerinin muvaffak olabilecekleri, cevazın onlara ait olduğu da belirtilmiştir.{463}
İHLAS SÛRESİ
1. Hadis-i Şerif
عن أبى سعيد رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ] قال رسولُ اللّه ﷺ لاصحابِهِ: أيَعْجِزُ أحَدُكُمْ أنْ يَقْرَأ ثُلُثَ الْقُرآنِ في لَيْلَةٍ؟ قَالُوا: وَأيُّنَا يُطِيقُ ذلِكَ: فقَالَ: اللّهُ أحَدٌ اللّهُ الصَّمَدُ. ثُلُثُ الْقُرآنِ[. أخرجه البخارى ومالك وأبو داود والنسائى .
1. (888)-Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bir gün) ashabına: "Sizden biri bir gecede Kur'ân-ı Kerim'in üçtebirini okumaktan aciz midir?" diye sordu.
"- Buna hangimiz güç yetirebilir?" dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"- Allahu Ahad, Allahu's-Samed (İhlâs sûresi) Kur'ân'ın üçtebiridir" buyurdu. [Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 13, Tevhid 1; Müslim, Müsâfirin 259, (811); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 11, (2898); Nesâî, İftihah 69, (2, 171); Muvatta, Kur'ân 17, 19 (1, 208); Ebu Davud, Vitr 18, Salât 353, (1961); İbnu Mâce, Edeb 52, (3787, 3788, 3789).]{464}
AÇIKLAMA 878, 879 numaralı hadislerde geçti.{465}
2. Hadis-i Şerif
وعن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. ]أنَّ رجُلًا قالَ يَا رَسُولَ اللّهِ إنِّى أُحِبُّ هذِهِ السُّورَةَ. قَالَ: إنَّ حُبَّكَ إيَّاهَا أدْخَلَكَ الجَنَّةَ[ .
2. (889)-Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir kimse (ihlâs sûresini kastederek): "Ey Allah'ın Resûlü, ben bu sureyi seviyorum" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Onu sevmen seni cennete sokacaktır" dedi. [Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 11, (2903).]{466}
AÇIKLAMA:
Hadisin Tirmizî'deki aslı uzuncadır. Yukarıdaki rivayeti daha iyi anlamaya yardımcı olacağı için tercümesini kaydediyoruz:
"Hz. Enes şöyle anlatır:
"Ensâr'dan bir zat Kuba mescidinde imamlık yapıyordu. Fatiha ile iftihah yaptıktan sonra her seferinde (zamm-ı sureden önce) Kul hüvallâhu ahad okuyor, onu tamamladıktan sonra onunla birlikte bir başka sûre okuyordu. Ayrıca namazın her rek'atinde böyle davranıyordu. Cemaati kendisine bu hususta müdahale edip: "Sen bu sûreyi okuyor, bu sana yetmiyormuş gibi bir başka sûre daha zammediyorsun. Ya bununla yetin, ya da bunu terket, bir başka sûre oku (ikisini beraber okumaktan vazgeç)" dediler.
"- Hayır, dedi, ben bu okuyuşumu terketmem, bu şekilde imamlık yapmama razı iseniz devam ederim, râzı değilseniz imamlıktan vazgeçerim."
Cemaati, bu zâtı içlerinde en efdal (imamlığa en lâyık kimse) görüyorlardı. Kendilerine bir başkasının imamlık yapmasını uygun görmediler. Ancak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) oraya uğrayınca durumu haber verdiler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) imamı çağırtarak:
"- Cemaatin arzusuna uymana mâni nedir, her rek'atte bu sûreyi ısrarla okumanın sebebi nedir?"
diye sordu. İmam:
"- Ey Allah'ın Resûlü, ben bu sûreyi seviyorum!"cevabını verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da:
"- Onun sevgisi, dedi, seni cennete sokacaktır!"
Böylece, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) cennetle müjdelemek sûretiyle davranışını te'yid etmiş olmaktadır. Ayrıca Sahiheyn'de Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'den gelen bir rivayete göre, bir seriyye komutanı da her rek'atte zamm-ı sûreden sonra İhlas okuyarak, her rek'atın kıraatini onunla tamamlar. Durum Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a arzedilince, سَلُوهُ لاِيِِّ شَيْءٍ يَصْنَعُ ذَلِكَ "Sorun, niçin böyle yapıyor?" der. Sorarlar. Komutan da: "Çünkü bu sûre, Rahmân'ın sıfatıdır, ben her rekatte onu okumayı seviyorum" der. Durum Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a iletilince:
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir