Kadr Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt · Sayfa 251
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının "Kadr Sûresi" bölümü 251. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 4.Cilt.
AÇIKLAMA:
Bu hâdise, Müslim'de Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) rivayeti olarak kaydedilir. Biraz farklı olan rivayete göre, Ebu Cehil: "Lât ve Uzza'ya yemin ederim ki, Muhammed'i secde ederken görürsem mutlaka boynuna basacağım" diye yemin eder.
Az sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz kılmaya başlarken boynuna basmak niyetiyle yanına gelir. Ancak hiçbir şey yapmadan geri döner. Üstelik elleriyle korunma hareketleri yapar. Kendisine: "Sana ne oldu?" diye sorulunca: "Onunla benim aramda ateşten bir hendek ve korkunç bir şey ve bir takım kanatlar vardı" cevabını verir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Eğer bana yaklaşmış olsaydı melekler onun uzuvlarını birer birer koparırlardı" demiştir.
Müslim'in rivayetinde, bu hâdise üzerine Alâk suresinin sâdece 17-18. âyetleri değil, 6-19. âyetlerinin de indiği anlaşılmaktadır. Bu ayetler, para ve adamlarının çokluğuyla kendini her şeyden müstağni sayarak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a pervasızca sataşan Ebu Cehil'in hâline de çok uygundur. (Meâlen):
"İnsanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder. Ey insanoğlu! Dönüş şüphesiz Rabbinedir. Bir kulu namaz kılarken men eden kimseye ne dersin? Ya hidâyet üzere ise veya takvayı emrederse ne dersin? (Öbürü de -Ebu Cehl-) yalanlayıp dönüp gitti ise ne dersin? Bu bilmez mi ki Allah görüyor!
Hayır! Eğer vazgeçmezse mutlaka alnına yapışacağız. Yalancı, günahkâr alına!
O meclisini çağırsın. Biz zebanileri çağıracağız! Hayır, ona itaat etme!"
Bu âyet-i kerime, her devirde, elinde tuttuğu imkânlarla kendini milletten tamamen müstağni sanarak istediğini yapabileceği vehmiyle, namaz kılmaktan başka suçu olmayan insanları, bu sebeple cezalandıran, işten, mesleğinden atan, dayak atan, hapse atan kimselere sonunda ilâhî cezânın geleceğini haber vermekte, musallî mü'mine bu zalimler itaat etmemeyi, namaz ve ibadetten vazgeçmemeyi emretmekte, onların acı sonlarını müjdelemektedir. كل آت قريب "Ve Allah herşeye kâdirdir."
Bu âyet-i kerimede geçen "nâdiyeh" kelimesinin "meclisi" mânasına geldiğini müfessirler belirtir. Ancak "oturulan yer" manasına meclis olmayıp, oturuma iştirak eden kimseler, meclis üyeleri manasına, cemaat manasına gelmektedir. "Kavmini" diye de açıklanmıştır. {428}
KADR SÛRESİ
1. Hadis-i Şerif
عن مالك: ]أنَّهُ بَلَغَهُ أنّ رسول اللّه ﷺ أُرِىَ أعْمَارَ أُمَّتِهِ، فَكَأنَّهُ تَقَاصَرَ أعْمَارَهُمْ أنْ لَا يَبْلُغُوا مِنَ الْعَمَلِ مِثْلَ مَا بَلَغَ غَيْرُهُمْ في طُولِ الْعُمُرِ فَأعْطَاهُ اللّهُ تَعالى لَيْلَةَ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ ألْفِ شَهْرٍ[ .
1. (868)-İmam Mâlik'in Muvatta'da kaydına göre şu rivâyet kendine ulaşmıştır:
"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e ümmetinin ömrü gösterilmiş. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye bu ömrü kısa bulmuş. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi'ni
vermiştir." [Muvatta, İ'tikaf 15, (1, 321).]{429}
AÇIKLAMA:
Ümmetine karşı duyduğu fart-ı şefkat (aşırı) sebebiyle onun her meselesiyle ilgilenen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) daha önceki ümmetlerin ömrü ile, kendi ümmetinin ömrünü kıyaslayınca, âhirete gönderilecek sâlih amel işleme yönüyle kısalık görür. Çünkü ümmetinin ortalama ömrü Zürkânî'nin kaydına göre 60-70 senedir. Rivâyetlerde gelmemiş de olsa, öncekilerin yaş ortalamasının daha uzun olduğu bu hadisten anlaşılmaktadır. Cenab-ı Hakk, Habibini (aleyhissalâtu vesselâm) bu meselede mesrûr etmek üzere, lütfuyla bu ümmet-i merhumeye (Allah'ın merhametine mazhar) Kadir gecesini vermiştir. Bu gecenin kadrini bilip ihyâ edenler, tek gecede, bin aylık -ki ortalama 85 yıl eder- bir mânevî kazanç elde edeceklerdir.
İbnu Abdilberr, bu hadisin Muvatta dışındaki kitaplarda gelmediğini belirtir. Suyûtî mânen destekleyen şâhidler kaydeder.
Yine Muvatta'da gelen bir rivayette Said İbnu'l-Müseyyeb şu müjdeli haberi verir: Kadir gecesinin yatsı namazında hazır bulunan, Leyle-i Kadir'den nasibini almıştır:
مَنْ شَهِدَ الْعِشَاءَ مِنْ لَيْلةِ الْقَدْرِ فَقَدْ اَخَذَ بِحَظِّهِ مِنْهَا {430}
2. Hadis-i Şerif
وعن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]سُئِلَ رسولُ اللّه ﷺ عَنْ لَيْلَةِ الْقَدْرِ، فقَالَ: هِىَ في كُلِّ رَمَضَانَ[. أخرجه أبو داود .
2. (869)-İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu.
"- O, Ramazan'ın tamamında!" diye cevap verdi." [Ebu Dâvud, Salât, 324, (1387).]{431}
AÇIKLAMA:
Bin aydan hayırlı olduğu belirtilen Kadir gecesinin yılın hangi gününe tesâdüf ettiğini bilmek en arzu edilen bir husustur. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a sıkca sorulmuştur. O da muhtelif açıklamalar yapmıştır. Ramazan ayının içinde, tek gecelerinde ve bilhassa son on gününde olabileceğine dâir rivayetler vardır. Ancak hangi günde olacağına dair gelen rivayetler o kadar farklı ve o kadar çoktur ki, ümmet, bunlardan hareketle -İbnu Hacer'in belirttiği üzere bâzısı bâtıl- 40'tan fazla görüş ileri sürmüştür. Bu görüşlerden birine göre Kadir gecesi Ramazan'da değil, yılın herhangi bir gecesindedir. Bâtıl olduğu belirtilen birine
Alt başlıklar
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir