Kur’ân’ın Tertibi ve Cem’i

Kütübü Sitte - 4.Cilt · Sayfa 320

KitapKütübü Sitte - 4.Cilt
Sayfa320–330
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının "Kur’ân’ın Tertibi ve Cem’i" bölümü 320. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 4.Cilt.

Kur'ân-ı Kerim, muhtevâ itibariyle, elimizdeki bugünkü şeklini Resûlullah'ın sağlığında binlerce sahabinin huzurunda almış ve mütevatiren gelmiştir. Nâsihmensuhla ilgili meseleler, Hz.Ömer ve İbnu Abbas, Übey İbnu Ka'b gibi Kur'ân-ı Kerim hususunda en yetkili ashabtan, sahih tariklerle gelmiştir. Nesh'i bazı mugâlatalarla inkâr edenler bu rivayetleri nasıl izah edecekler? İslâm uleması bunu mâkul bir izahla halletmiştir. {573}

Kur'ân'ın Tertibi Bölümü

KUR'ÂN'IN TERTİBİ VE CEM'İ

1. Hadis-i Şerif

عن زيد بن ثابت رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: ]أرْسَلَ إليَّ أبُو بَكْر رَضِىَ اللّهُ عَنْه مَقْتلَ أهْلِ الْيَمَامَةِ فَإذَا عُمَرُ جَالِسٌ عِنْدَهُ. فقَالَ أبُو بَكْرٍ: إنَّ عُمَرَ جَاءَنِى فقَالَ: إنَّ الْقَتْلَ قَدِ اسْتَحَرَّ يَوْمَ الْيَمَامَةِ بِقُرَّاءِ الْقَرآنِ؛ وَإنِّى أخْشَى أنْ يَسْتَحِرَّ الْقَتْلُ بِالْقُرَّاءِ في كُلِّ الْمَوَاطِنِ فَيَذْهَبَ مِنَ الْقُرآنِ كَثِيرٌ. وَإنِّى أَرَى أنْ تَأمُرَ بِجَمْعِ الْقُرآنِ فَقُلْتُ: وَكَيْفَ أفْعَلُ مَا لَمْ يَفْعَلْهُ رسولُ اللّه ﷺ؟ فقَالَ عُمَرُ رَضِىَ اللّهُ عَنْه: هُوَ وَاللّهِ خَيْرٌ، فَلَمْ يَزَلْ يُرَاجِعُنِى في ذلِكَ حَتَّى شَرَحَ اللّهُ تَعَالى صَدْرِى لِلَّذِى شَرَحَ لَهُ صَدْرَ عُمَرَ، وَرَأيْتُ في ذلِكَ الَّذِى رَأى. قَالَ زَيْدٌ: فقَالَ أبُو بَكْرٍ: إنَّكَ رَجُلٌ شَابٌّ عَاقِلٌ لَا نَتَّهِمُكَ، قَدْ كُنْتَ تَكْتُبُ الْوَحْى لِرَسُول اللّه ﷺ فَتَتَبَّعِ الْقُرآنَ وَاجْمَعْهُ. قَالَ زَيْدٌ: فَوَاللّهِ لَوْ كَلَّفَنِى نَقْلَ جَبَلٍ مِنَ الْجِبَالِ مَا كانَ أثْقَلَ عَلَيَّ مِمَّا أمَرَنِى بِهِ. فَقُلْتُ كَيْفَ تَفْعَلَانِ شَيْئاً لَمْ يَفْعَلْهُ رَسولُ اللّهِ ﷺ. فقَالَ أبُو بَكْرٍ: هُوَ وَاللّهِ خَيْرٌ، فَلَمْ يَزَلْ يُرَاجِعُنِى حَتَّى شَرَحَ اللّهُ صَدْرِى لِلَّذِى شَرَحَ لَهُ صَدْرَ أبِى بَكْرٍ فَتَتَبَّعْتُ الْقُرآنَ أجْمَعُهُ مِنَ الرِّقَاعِ وَالْعُسُبِ وَاللِّخَافِ وَصُدُورِ الرِّجَالِ حَتَّى وَجَدْتُ آخرَ سُورَةِ التَّوْبَةِ مَعَ خُزَيْمَةَ أوْ أبِى خُزَيْمَةَ الانْصَارِيِّ لَمْ أجِدْهَا عِنْدَ أحَدِ غَيْرِهِ، وَكَانَتِ الصُحُفُ عِنْدَ أبِى بَكْرٍ حَتَّى تَوَفَّاهُ اللّهُ تَعالى، ثُمَّ عِنْدَ عُمَرَ حَتَّى تَوَفَّاهُ اللّهُ تَعالى، ثُمَّ عِنْدَ حَفْصَةَ بنْتِ عُمرَ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُمْ[. أخرجه البخارى والترمذى.وقوله: "اسْتَحَرَّ الْقَتْلُ" أى كثر. "وَاللِّخَافُ" جَمْعُ لَخْفَةِ: وَهى حجارة بِيض رِقاق .

1. (944)-Zeyd İbnu Sâbit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh), (irtidâd edenlere karşı yapılan) Yemâme Savaşı sırasında beni çağırttı. Gittim. Yanında Hz. Ömer (radıyallahu anh) oturuyordu. Ebu Bekr bana:

"- Bak! Ömer, bana gelip: "Kurrâ'nın da katılmış bulunduğu Yemâme savaşları şiddetlendi. Ben her yerde kurrâları tüketeceğinden, onlarla birlikte Kur'ân'ın da çokça zâyi olacağından korkuyorum. Bu sebeple Kur' ân'ın cem'edilmesini emretmeni uygun görüyorum!" dedi. Ben

Sayfa 321

kendisine:

"- Resûlullah'ın yapmadığı bir şeyi nasıl yaparım?" diye cevap verdim. Ancak Ömer (radıyallahu anh):

"- Bunda hayır var!" diye ısrar etti. Ben her ne kadar bu meseleye yanaşmak istemedi isem de Ömer, taleb ve müracaatlarının peşini bırakmadı. Sonunda Allah, Ömer'de aklını yatırdığı şeye benim de aklımı yatırdı. Ben de meselenin gereğine aynen Ömer gibi inanmaya başladım."

Zeyd devamla der ki: "Ebu Bekir (radıyallahu anh) bana yönelerek şunu söyledi:

"- Sen genç, akıllı bir kimsesin, hiç bir hususta sana karşı bir itimadsızlığımız yok. Üstelik sen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a vahiy katipliği yaptın, nâzil olan vahiyleri yazdın. Şimdi Kur'ân'ın peşine düş ve onu cem'et!"

Zeyd (radıyallahu anh) der ki: "Allah'a yemin olsun, Ebu Bekir bana dağlardan birini taşıma vazifesi verse bu teklif ettiği işten daha ağır gelmezdi. Kendisine itiraz ettim:

"- Siz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yapmadığı bir şeyi nasıl yaparsınız?" dedim. Ebu Bekir (radıyallahu anh) beni ikna için:

"- Vallahi bu, hayırlı bir iştir!" dedi, taleb ve müracaatlarının peşini bırakmadı. Öyle ki, sonunda Allah, Hz. Ebu Bekr'in aklını yatırdığı gibi bu işe benim aklımı da yatırdı.

Artık Kur'ân'ın peşine düştüm. Onu kumaş parçaları, hurma yaprakları, düz taş parçaları ve ezberlemiş olanların hâfızalarından toplamaya başladım. Tevbe sûresinin son kısmını Huzeyme -veya Ebû Huzeyme- el-Ensârî'nin yanında buldum. Bu kısmı ondan başkasının yanında bulamamıştım.

(Cem ettiğim) sahifeler Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)'in yanında idi. Vefat edinceye kadar da orada kaldı. Sonra Hz. Ömer (radıyallahu anh)'e intikal etti. Allah ruhunu kabzedinceye kadar onun yanında kaldı. Sonra Resûlullah'ın zevce-i pâkleri Hafsa Bintu Ömer İbni'l-Hattâb (radıyallahu anhümâ)'a intikal etti ve onun yanında kaldı." [Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 3, 4, Tefsir, Tevbe 20, Ahkâm 37; Tirmizî, Tefsir, Tevbe, (3102).]{574}

2. Hadis-i Şerif

وعن الزهرى عن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْه.]أنَّ حُذَيْفَةَ: قَدِمَ عَلى عُثْمَانَ رَضِىَ اللّهُ عَنْهما. فقَالَ: يَا أمِيرَ الْمُؤمِنِينَ؟ أدْرِك هذِهِ الامَّةَ قَبْلَ أنْ يَخْتَلِفُوا في الْكِتَابِ اخْتِلَافَ الْيَهُودِ وَالنَّصَارَى. فَأرْسَلَ إلى حَفْصَةَ أنْ أرْسِلِى إلَيْنَا بِالصُّحُفِ نَنْسُخُهَا وَنَرُدُّهَا إلَيْكِ. فَأرْسَلَتْ بِهَا. فَأمَرَ زَيْدَ بنَ ثَابتٍ، وَعَبْدَ اللّهِ ابنَ الزُّبَيْرِ، وَسَعِيدَ ابنَ الْعَاصِ، وَعَبْدَاللّهِ بنَ الحَارِثِ بنِ هِشَامٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهم فَنَسَخُوهَا، وَقَالَ لِلرَّهْطِ الْقُرْشِيِّينَ إذَا اخْتَلَفْتُمْ أنْتُمْ، وَزَيْدُ ابنُ ثَابِتٍ في شَئٍ مِنَ الْقَرآنِ فَاكْتُبُوهُ بِلِسَانِ قُرَيْشٍ فَإنَّمَا نَزَلَ بِلِسَانِهِمْ فَفَعَلُوا حَتَّى إذَا نَسَخُوا الصُّحُفَ في المصَاحِفِ أرْسَلَ إلى كُلِّ أُفُقٍ بِمُصْحَفٍ، وَأمَرَ بِمَا سِوَى ذلِكَ مِنَ الْقُرآنِ في كُلِّ صَحِيفَةٍ أوْ مُصْحَفٍ أنْ يُحْرَقَ. قَالَ زَيْدٌ رَضِىَ اللّهُ عَنْه: فَفَقَدْتُ آيَةً مِنْ سُورَةِ الاحْزَابِ قَدْ كُنْتُ اسْمَعُ رسولَ اللّهِ ﷺ يَقْرَؤُهَا فَالْتَمَسْتُهَا فَوَجَدْتُهَا مَعَ خُزَيْمَةَ بنِ ثَابتٍ الانصَارِىّ رَضِىَ اللّهُ عَنْه الَّذِى جَعَلَ رسولُ اللّه ﷺ شَهَادَتَهُ بِشَهَادَةِ رَجُلَيْنِ وَهىَ: مِنَ الْمُؤمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّهَ عَلَيْهِ فَألْحَقنَاهَا في سُورَتِهَا مِنَ الْمُصْحَفِ[. أخرجه البخارى والترمذى .

Sayfa 320   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir