Küvviret (Tekvir) Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt · Sayfa 238

KitapKütübü Sitte - 4.Cilt
Sayfa238–240
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının "Küvviret (Tekvir) Sûresi" bölümü 238. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 4.Cilt.

2. (856)-İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizler kıyâmet günü ayakkabısız, çıplak ve sünnetsiz olarak haşir meydanında toplanacaksınız."

Bu açıklama üzerine bir kadın sordu:

"- (Bu durumda) birbirimizin avret yerlerini görmez miyiz?"

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (Abese suresinde geçen bir âyetle cevap verdi):

"- Ey kadın! "O gün herkesin kendine yeter derdi vardır" (37. âyet). [Tirmizî, Tefsir, Abese, (3329).]{405}

KÜVVİRET (TEKVİR) SÛRESİ

1. Hadis-i Şerif

عن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما ]أنَّ رسول اللّه ﷺ قالَ: مَنْ سَرَّهُ أنْ يَنْظُرَ إلى الْقِيَامَةِ كَأنَّهُ رَأىُ عَيْنٍ فَلْيَقْرأ: إذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ، وَإذَا السَّمَاءُ انْفَطَرَتْ، وَإذَا السَّمَاء ُ انْشَقَّتْ[. أخرجه الترمذى .

1. (857)-İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kıyâmeti gözüyle görür gibi olmaktan hoşlanan kimse (şu sureleri okusun): "İze'ş-Şemsü Küvviret", "İze's-Semau'nfetarat", "İze's-Semâu'n-Şakkat." [Tirmizî, Tefsir, Tekvir, (859).]{406}

AÇIKLAMA:

Bu sureler, kıyametin ruhlara ürperti veren dehşetli ahvalini tasvir ederler. Bunları okumak insana ölümü, ölümden sonra karşılaşacağı durumları hatırlatacaktır. Okuyan kimse mü'min olunca Rabbinin dilinden, vukuu kesin olan istikbâl hâdiselerini dinleyince elbette intibâha gelecek, imanını tazeleyecek, kendisine çekidüzen verecektir. Sağlığının, gençliğinin, zenginliğinin, dünyevî iktidar ve mevkilerinin -ne kadar da yüce olsalar- fâni olduğunu anlamaya, kıyâmeti düşünmek yeterli bir derstir.

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) pekçok günahların, gafletlerin menşei olan tûl-i emeli (yani hiç ölmeyecekmiş düşüncesiyle dünyaya dalma gafletini) ölümü sıkca hatırlayarak yırtmaya çağırır. Sadedinde olduğumuz hadis de bu manadadır. Zira kıyametin dehşetli ahvalini hatırlatacak olan mezkur sureler tûl-i emeli kıracak, gafleti dağıtacak, dinî nasihatların tesir hasıl etmesine ruhta zemin hazırlayacaktır.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sureleri ilk âyetleriyle hatırlatmaktadır. Kur'ân-ı Kerim'deki isimleri sırayla şöyledir: "Tekvir: 81. sûre, İnfitâr: 82. sûre, İnşikâk: 84. sure.

Bunlardan Tekvir, daha ziyade kıyametin kopma hâlini tasvir eder:

"Güneş dürülüp söndürüldüğü zaman,

Yıldızlar kararıp düştüğü zaman,

Sayfa 239

Dağlar yeryüzünden koparılıp yürütüldüğü zaman,

...Vahşi hayvanlar biraraya toplandığı zaman,

Denizler ateşlendiği zaman,

...Gök yerinden koparıldığı zaman,

O alevli ateş (cehennem) daha ziyade kızıştırıldığı zaman,

Cennet mü'minlere yaklaştırıldığı zaman, herkes ne hazırlamışsa artık hepsini görüp bilecektir..." (1-14. âyetler).

İnfitar suresi, aynen Tekvir'de olduğu gibi kıyametin kopuş hâlini tasvirden başka, kulun Rabbine karşı sorumluluğunu hatırlatır, meleklerce kişinin her ahvâlinin yazıldığını, bu yazılanlara göre hesaba çekileceğini, din gününde iyilerin cennete, kötülerin cehenneme gideceğini dile getirir. Sure, din gününü tavsifle sona erer:

"O din günü nedir? Bunu sana ne öğretti?

O din günü nedir? Tekrar bunu sana ne öğretti?

O öyle bir gündür ki, hiçbir kimse kimseye, hiçbir şeyle fayda vermeye muktedir olamayacaktır. O gün emir yalnız Allah'ındır." (17-19. âyetler).

İnşikâk suresi de önce kıyametin kopuş halini tasvir eder, sonra kitabı sağ eline verilenlerle, arkasından verilenleri tasvir eder. Son kısımda da kitâbını arkadan alacakların dünyadaki gâfil durumlarını dile getirir:

"O vakit kitabı sağ eline verilen kimseye gelince,

O, kolayca bir hesab ile muhasebe edilecek. Ehline de sevinçli dönecek. Amma kitabı arkasından verilen kimse, derhal (yetiş ölüm diye feryad ederek) helâkini temenni edecek, o şiddetli ateşe girecek. Çünkü o, ehli içinde bir şımarıktı, çünkü o, hakikaten ve kat'iyyen (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.." (7-14. âyetler)

Kur'ân-ı Kerim'de kıyâmet ahvâlini tasvir eden sureler bu üçünden ibaret değildir. Başka surelerde de insanlığın bu büyük hadisesine temas edilir. Zilzâl suresinde de canlı bir tasvir yer alır.{407}

2. Hadis-i Şerif

وعن ابن مسعود رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسول اللّه ﷺ: الْوَائدَةُ وَالْمَوْءُودَةُ في النَّارِ[. أخرجه أبو داود."وَالْمَوْءُودَةُ" البنت الصغيرة تدفن وهى حية، وكانوا في الجاهلية يفعلون ذلك "وَالْوَائِدَةُ" التى تفعل ذلك، فحرم ذلك الْإِسْلَام .

2. (858)-İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Çocukları diri olarak toprağa gömen de gömülen de ateştedir." [Ebu Dâvud; Sünnet, 18, (4717).]{408}

Sayfa 238   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir