Mürselat Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt · Sayfa 235
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının "Mürselat Sûresi" bölümü 235. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 4.Cilt.
Keza âyetten şu husus da anlaşılmaktadır: Vahiy ruhta toptan bir doğuş şeklinde gelmemekte, kelime bekelime, cümle becümle belli bir tertible sırayla gelmekte, her bir âyet ruhuna okunmakta ve okunanlar nakşedilmektedir.
Âyet, keza, Cenab-ı Hakk'ın, vahiyde unutma, iltibâs gibi menfi durumların olmayacağına dair ilahî garantisini göstermektedir.
Âlimler, sadedinde olduğumuz âyet ve hadisten bazı âdablar da istihraç etmişlerdir:
1- Muallim, anlattığı bir şeyi fiilen gösterecek olsa bu müstehabtır.
2- Beyan, hitap vaktinden sonraya bırakılabilir. Yani mesele mücmel olarak vazedildikten sonra açıklaması yapılır. Hitap anında beyân, bazı zorluklara sebep olabilir.
Beyanın te'hiri meselesi âlimler arasında faydalı münâkaşalara sebep olmuştur. Bazı hallerde beyanın te'hiri mahzurlu olabilir. Bu durumda hemen açıklama yapılmalıdır. Hangi mesele te'hire mütehammil, hangisi değil, bunun tayini şartlara bağlıdır. Kerhi, mücmel ve müşterek olan delillerde beyânın gecikebileceğine kail olmuş tahsis, takyid ve nesih gibi hususlara giren beyânın hitab vaktinde yapılması gerektiğini söylemiştir.{399}
MÜRSELAT SÛRESİ
1. Hadis-i Şerif
عن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما. ]في قَوْلِهِ تَعالى إنَّها تَرْمِى بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ. قَالَ: كُنَّا نَرْفَعُ الْخَشَبَ لِلشِّتَاءِ ثَلَاثَةَ أذْرُعٍ أوْ أقَلَّ وَنُسَمِّيهِ القَصْرَ: كَأنَّهُ جِمَالَاتٌ صُفْرٌ: حِبَالُ السُّفُنِ تُجْمَعُ حَتَّى تَكُونَ كَأوْسَاطِ الرِّجَالِ[. أخرجه البخارى .
1. (853)-İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ), Mürselât suresinde geçen: "O (ateş), her biri sanki bir kasr (büyüklüğünde) kıvılcım atar" (32. âyet) meâlindeki âyet hakkında şunu söyledi: "Biz kış için üç zira' boyunda veya daha küçük odun toplar, bunlara: "kasr" derdik.
İbnu Abbâs: Müteakiben gelen جِمَالَاتٌ صُفْر âyetinde geçen جِمَالَاتٌ kelimesini de "Gemi hâlatlarıdır, (kuvvetli olmaları için) insanların belleri kalınlığına ulaşacak kadar kat kat edilmiş kalın halatlar" diye açıklamıştır. [Buhârî, Tefsir, Mürselât 2.]{400}
AÇIKLAMA:
Bu âyet-i kerime, cehennemin fırlatacağı kıvılcımları tasvir etmektedir. Fırlatılan kıvılcımları tasvir için 32. âyette kasr kelimesi, 33. âyette cimâlât kelimesi kullanılmıştır. Bu kelimelerden kasr, dilimize de girdiği üzere saray mânâsına geldiği gibi, yakmaya mahsus, odun parçası, -daha hususi manasıyla- hurma kökü manasına gelmektedir. İbnu Abbâs (radıyallahu anh) yaptığı açıklama ile, cehennemin fırlatacağı kıvılcımların, âyet-i kerimede, ortalama üç zira' büyüklüğündeki odun parçalarına benzetildiğini ifade etmektedir.
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir