Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 141
Hâ-Mîm el-Mü’min Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 141. sayfası — Hâ-Mîm el-Mü’min Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Rivayete dikkat edilirse, cevaplar farklı olduğu ve meselâ üçüncü şahıs daha farklı, daha gerçeğe yakın konuştuğu halde, üçü de aynı kategoriye sokulmuş, anlayışca kıt olmakla tavsif edilmiştir, zira, düşüncesini kesin değil, tereddütlü ifade etmiştir.
Âyet-i kerime, Allah'a karşı hiçbir şeyin perde teşkil etmeyeceğini, duvar, perde, karanlık gibi insanların görmesine engel olan veya fısıldama gibi duymasına engel olan durumların, O'nun görmesine ve işitmesine engel teşkil etmediğini, zira derilerin bile her şeyi kayda geçirip şehâdette bulunacağını beyan ediyor.{242}
2. Hadis-i Şerif
وعن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. ]أنّ النَّبيَّ ﷺ قَرَأ: إنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا. قَالَ: قَدْ قَالَ النَّاسُ ثُمَّ كَفَرَ أكْثَرُهُمْ؛ فَمَنْ مَاتَ عَلَيْهَا فَهُوَ مِمّنْ اسْتَقَامَ[. أخرجه الترمذى .
2. (776)-Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Rabbimiz Allah'tır deyip de sonra doğru yolda gidenler var ya! Onların üzerlerine "Korkmayın tasalanmayın, vaadolunduğunuz cennetle sevinin!" diye diye melekler inecektir.." (Fussilet, 30) meâlindeki âyeti okudu ve şöyle buyurdu: "İnsanlar, bunu hep söylediler. Ancak, sonradan ekserisi küfre düştü, kim bu söz üzere ölürse, o kimse istikameti doğru olanlardandır." [Tirmizî, Tefsir, Hâ-Mim, Secde (Fussilet) (3247).]{243}
AÇIKLAMA:
Doğru yol üzere olmaktan maksad tevhid üzere sebât ve devam etmek, Allah'tan başka bir ilâha meyletmemektir. Sahâbe ve Tabiin'den birçokları, âyette geçen istikâmetin mânâsını, "ameli Allah rızası için yaparak ihlâsa ermek" olarak açıklamıştır. Katâde ve İbnu Zeyd: "Yani Allah'a taatte istikametli olmak" demişlerdir. Hasan Basrî, "Allah'ın emrine uymakta istikametli olup, farzları yapıp haramlarından kaçmaktır" demiştir. İbnu Abbas, Mücahid ve İkrime: "Ölünceye kadar Lailâhe illallah diye şehâdetten sapmamak" diye açıklamıştır. Vs...
Dikkat edilirse, bu açıklamaların hepsi sadedinde olduğumuz Hz. Enes (radıyallahu anh) hadisinin zâhirine muvafıktır.
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) pek çok hadislerinde dini, veciz ve özlü ifadelerle tanıtarak insanlara mergub ve kolay kılmıştır. Burada kurtuluşa ermek için iki şarta uymak gerekiyor:
1- Allah'a inanmak
2- İstikametli olmak.
Aslında iki kelimeden ibâret olan birinci şartın içinde bütün iman esasları, tek kelimeden ibâret olan ikinci kelimede de amel esasları mündemiçtir.
Rabbim Allah diyen nice insanlar, istikâmeti muhafaza edememişlerdir, edememektedirler, diye haber veriyor Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm). İhlâsa mâni olan, şirk-i hafi denen her şey kulu istikametin dışına atıyor; mal mülk sevgisi, makam sevgisi, halk korkusu, cimrilik, kibir, riya şirk-i hafi'nin şubelerine giriyor. Bunlardan kurtulabilen, birine bulaştığı takdirde tevbeyle tekrar dönebilen, kulluk çizgisini
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir