Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 150

Ahkâf Suresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 150. sayfası — Ahkâf Suresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

vesselâm)'ın zevceleri olması haysiyetiyle hürmeten odasına girmezler ve Abdurrahman yakalanmaktan kurtulur.

Bir başka rivayet, hutbesini tamamlayan Mervan'ın Hz.Aişe'nin kapısına kadar geldiğini, birşeyler söyleştiklerini, karşılıklı söz düellosunda bulunduklarını belirtir.

Bir diğer rivayet, Hz. Abdurrahman konuşurken, Mervan tarafından sözünün kesildiğini ve Mervan'ın:

"- Sus! Sen hakkında, Allah'ın şöyle dediği adam değil misin?" diyerek yukarıda mealini verdiğimiz ayeti okuduğunu belirtir. Abdurrahman da:

"- Sen Allah Resûlü'nün lânet ettiği mel'un herifin oğlu değil misin?" diye çıkışır. Bir rivayette ise, Mervan'ın, Abdurrahman'a kızıp, âyetin onunla ilgili olarak indiğini söylemesi üzerine Hz. Aişe ona şu cevabı verir:

"- Mervan yalan söylüyor! Vallahi bu onun hakkında inmemiştir, âyet falan oğlu falan hakkında inmiştir, dilesem ismini de söyleyebilirim. Fakat Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Mervan sulbünde iken, Mervan'ın babasına lânet etmiştir.

"Mezkûr âyetin Abdurrahman'la ilgili olarak nazil olduğu iddiasına gelince, bazı zayıf rivayetlerle bu gelmiştir. Meseleyi tahlil eden İbnu Hacer, bu meselede Hz. Aişe'nin reddinin esas alınması gerektiği neticesine varır. Süddî demiştir ki: "Bu âyet Abdurrahman İbnu Ebî Bekir hakkında indi. Babası Ebu Bekir ve annesi Ümmü Rumân Müslüman olmuşlar, kendisi olmamıştı. Ebeveyni kendisine Müslüman olmasını emrettikçe o reddediyor, tekzib ediyor ve Kureyş büyüklerinden ölmüş bulunan bazılarını zikrederek falanca nerede, falanca nerede diyordu. Ancak bilâhere Müslüman oldu ve Müslümanlığında samimi kaldı. "İşlediklerinden ötürü herkesin bir derecesi vardır..." (Ahkâf, 19) ayetinde tevbesi de gelmiştir."

Süddî'nin bu mütâlaasını kaydettikten sonra İbnu Hacer şunu söyler:

"Derim ki: "Ancak Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'nin Abdurrahman ve âilesi hakkında âyet inmiş olmasını nefyeden rivayet, senetçe en sahih ve kabule en uygun olanıdır."

İbnu Hacer, Hz. Aişe'nin: "Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de bizimle ilgili olarak (münafıkların iftirasından) berâetimi haber veren Nûr suresindeki âyetlerden başka birşey inzal buyurmamıştır" sözünü bâzı Rafizîlerin kendilerine hüccet yaparak ثَانِى اثْنَيْنِ اِذْهُمَا فِى الْغَارِ "mağarada bulunan iki kişiden biri" (Tevbe, 40) âyetinde Hz. Ebu Bekir'in kastedildiğini reddetmek istediğini belirtir. Ve şu cevabı verir: "Hz. Aişe "bizimle ilgili" derken Hz. Ebu Bekir ailesini değil, evlatlarını kastedmiştir. Ayrıca özrünü beyan eden âyet hakkında öyle ileri derecede bir bilgi ihtiva eder ki, Hz. Aişe'nin sözündeki maksad, zem manası çıkacak bir âyetin inzâl edilmiş olacağını nefyetmekte kalır.{259}

2. Hadis-i Şerif

وعن علقمة قالَ: ]قُلْتُ لابْنِ مَسْعُودٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: هَلْ صَحِبَ النَّبِيَّ ﷺ مِنْكُمْ أحَدٌ لَيْلَةَ الْجِنِّ؟ قال: مَا صَحِبَهُ أحَدٌ مِنَّا وَلَكِنَّا كُنَّا مَعَهُ ذَاتَ لَيْلَةٍ فَقَعَدْنَاهُ فَالْتَمَسْنَاهُ في الاوْدِيَةِ وَالشِّعَابِ. فقُلْنَا اسْتُطيرَ أوِ اغْتِيلَ؟ فَبِتْنَا بِشَرِّ لَيْلَةٍ بَاتَ بِهَا قَوْمٌ. فَلَمَّا أصْبَحَْنَا فَإذَا هُوَ جَاءَ مِنْ قِبَلِ حِرَاءَ؛ فقُلْنَا: يَارَسُولَ اللّه فَقَدْنَاكَ فَطَلَبْنَاكَ فَلَمْ نَجِدْكَ فَبِتْنَا بِشَرِّ لَيْلَةٍ بَاتَ بِهَا قَوْمٌ. فَقَالَ: أتَانِى دَاعِى الْجِنِّ فَذَهَبْتُ مَعَهُ فَقَرَأتُ عَلَيْهِمُ الْقُرآنَ. قَالَ: فَانْطَلَقَ بِنَا فَأرَانَا آثَارَهُمْ وَآثاَرَ نِيَرانِهِمْ؛ وَسَألُوهُ الزَّادَ. فَقَالَ: لَكُمْ كُلُّ عَظْمٍ ذُكِرَ اسْمُ اللّهِ تَعالى عَلَيْهِ يَقَعُ في أيْدِيكُمْ أوْفَرَ مَا يَكُونُ لَحْماً وَكُلُّ بَعْرَةٍ أوْ رَوْثَةٍ عَلَفٌ لِدَوَابِّكُمْ. فقَالَ ﷺ: فَلَا تَسْتَنْجُوا بِهِمَا فَإنَّهُمَا طَعَامُ إخْوَانِكُمْ[. أخرجه مسلم وأبو داود والترمذى .

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir