Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 16
Nahl Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 16. sayfası — Nahl Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
rivayette- ikisi kadın, dördü erkek olmak üzere altı kişiyi aftan istisna ederek, "Kâbe'nin örtüsü altında bile olsa" nerede görülürse öldürülmelerini emretmişti. Abdullah İbnu Ebi Sarh da bunlar arasına idi. Abdullah öldürüleceğini duyunca süt kardeşi olan Hz. Osman (radıyallahu anh)'ın yanına sığındı. Hz. Osman onu bir müddet sakladı. Ortalık sakinleşince beraberine alarak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın huzuruna af taleb etmek için getirdi. Üç sefer biat taleb etti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) her seferinde sükût buyurup müsbet cevap vermedi. Hz. Osman ısrar edince üçüncüden sonra biatı kabul etti.
Onlar ayrılıp gidince Ashab'a yönelen aleyhissalâtu vesselâm: "İçinizde aklı başında biri yok muydu ki, ben biat için elimi vermeyince öldürüvermedi...!" dedi. Ensar'dan bir zat: "Keşke bize bir imada bulunuverseydiniz, hemen öldürürdük!" deyince: "Peygambere hâin gözlü olmak (yani içiyle dışının farklı olması, diliyle sükût edip, gözüyle işaret etmesi) yakışmaz" cevabını verdi.
O gün ikinci sefer Müslüman olan Abdullah İbnu Ebî Sarh ölünceye kadar İslâm'a samimiyetle bağlı kalmış, birçok hizmetlerde bulunmuştur. İbnu'l-Esîr: "Hoş olmayan tek bir davranış kendisinden sâdır olmamıştır" der.
Kureyş'in, aklıyla tanınmışlarından biridir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'tan sonra halifeler, İslâmî hizmetlerde ondan istifâde etmişlerdir:
Hz. Osman onu 25 yılında Mısır'a vali tayin etmiştir. Cenâb-ı Hakk İfrikiyye'nin fethini onun elleriyle müyesser kılmıştır. Bu fetih, büyük ve kârlı bir fetihti. Öyle ki askerlerden her birine ganimetten yaya ise bin miskal, atlı ise üç bin miskal pay düşmüştür. Bu sefere Abdullah İbnu Ömer, Abdullah İbnu Zübeyr, Abdullah İbnu Amr İbni'l As gibi Ashab'ın Abâdile denen uluları da er olarak katılmıştır.
Abdullah İbnu Ebî Sarh'ın iki meşhur gazası daha vardır; biri Nube (Sudan) cihetine 31 yılında yaptığı Esâvid (siyahîler) seferidir. Hükmü asırlarca devam edecek bir sulh anlaşması yapmıştır.
Üçüncü seferi, Bizans'a karşı bizzat Konstantin'le yaptığı Savvârî deniz savaşıdır. 34 yılında cereyan etmiştir. Hz. Osman'a karşı fitne çıkınca, yardım etmek üzere yola çıkmış ise de Mısır'da çıkan bazı karışıklıklar sebebiyle geri dönmüş ve Askalan'a çekilmek zorunda kalmış, Hz. Osman'ın vefatına kadar orada ikâmet etmiştir.
Askalan'a değil, Remle'ye çekildiği de söylenmiştir. Fitneye bulaşmak korkusuyla Remle'ye çekilip, ölünceye kadar orada kaldığı da belirtilir.
Abdullah İbnu Ebî Sarh, rivayete göre, "Ya Rabb son amelim namaz olsun" diye duada bulunur. Bir gün sabah namazını kılar, birinci rek'atte Ümmül-Kur'ân'ı ve el-Âdiyât suresini okur. İkinci rek'atte Ümmül-Kur'an (= Fatiha)'dan sonra bir sure okuyup sağına selâm verir, soluna selam verirken vefat eder (radıyallahu anh).
Ne Hz. Ali'ye, ne de Hz. Muâviye (radıyallahu anhümâ)'ye bey'at etmediği belirtilir. Bazı rivayetler Sıffin'de Hz. Muâviye'nin yanında yer aldığını söylemiş ise de hiç katılmadığını tasrih eden rivayetler de vardır.
Ölüm tarihi ihtilaflıdır. 36, 37; hatta Hz. Muaviye'nin son günlerine kadar yaşayıp 59 yılında vefat ettiği de söylenmiştir. İbnu'l-Esir "En doğrusu 36'dır" der.{34}
2. Hadis-i Şerif
وعن أبى بن كعب رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]لَمَّا كانَ يَوْمُ أحُدٍ أُصِيبَ مِنَ الانْصَارِ أرْبَعَةٌ وَسِتُّونَ رَجُلًا، وَمِنَ الْمُهَاجِرينَ سِتَّةٌ: مِنْهُمْ حَمْزَةُ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ، فَمَثَّلُوا بِهِمْ. فَقَالَتِ الانْصَارُ: لَئِنْ أصَبْنَا مِنْهُمْ يَوْماً مِثْلَ هذَا لَنُرْبِِيَنَّ عَلَيْهِمْ في التَّمْثِيلِ. فَلَمَّا كانَ يَوْمُ الْفَتْحِ نزلَ: وَإنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُمْ بِهِ الآية. فقالَ رجُلٌ: لَا قُرَيْشَ بَعْدَ الْيَوْمِ. فقَالَ رسولُ اللّه ﷺ: كُفُّوا عَنِ الْقَوْمِ إلَّا أرْبَعَةً[. أخرجه الترمذى .
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir