Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 185

Vâkıa Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 185. sayfası — Vâkıa Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

uygunluğuna, bizim dışımızdaki insanların bâtıl inançlarına benzerlik arzetmeyecek şekilde olmasına dikkat etmemiz gerekir.

Hadisteki "küfür"den muradın küfran-ı nimet olduğu görüşünde olanlar derler ki: "Yıldız sâyesinde yağmura kavuştuk" diyen, yağmur işinde yıldızın müdebbir ve var edici olduğuna inanarak söylemiyor. Yağmuru yıldıza izâfe etmekle yetiniyor. Nitekim hadiste bu sözü söyleyene "kafir" (örten, nimeti sahibinden bilmeyerek nankörlük eden), yağmuru Allah'ın rahmetinden bilene de "şâkir" (şükredici, nimeti gerçek sahibinden bilici) denmiştir."

Böyle düşünenler, aynı hadisin bir başka vechinde şöyle söylendiğini hatırlatırlar: "Ben kullarım üzerine bir nimet gönderdim. Ancak onlardan bir bölük onu inkâr üzere sabahladılar." Bir başka rivayette de şöyle buyrulmuştur: "Allah gökten bir bereket indirmeye görmesin, insanlardan bir bölüğü ona inkâr üzere sabahlar."

Hadiste geçen كافرين بها "onu inkâr" tabiri behemahal yağmura racidir. Şu halde, hadiste kastedilen küfür küfrân-ı nimet'tir. Allah'ı inkârla düşülen küfür değildir. (Bu açıklamayı Nevevî kaydetmektedir).

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu beyânatında, günümüzde yıldız falıyla uğraşan mü'minlerin alacağı dersler olsa gerektir.{318}

6. Hadis-i Şerif

وعن علي رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ في قوله تعالى: ]وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ قَالَ ﷺ: شِرْكُكُمْ، تَقُولونَ مُطرْنَا بِنَوْءِ كَذَا وَكَذَا، وَبِنَجْمِ كَذَا وَكَذَا[. أخرجه الترمذى .

6. (813)-Hz. Ali (radıyallahu anh), "Rızkınıza (şükredeceğinize) siz behemahal tekzibe mi kalkışırsınız?" (Vâkıa, 82) meâlindeki âyetle ilgili olarak Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Siz Cenâb-ı Hakk'ın size verdiği şükür makamında, "falanca falanca yıldızın batışı veya falanca falanca yıldızın doğuşu sayesinde yağmura kavuştuk" diyorsunuz." [Tirmizî, Tefsir, Vâkı'a, (3291).]{319}

AÇIKLAMA:

Hadis metninde geçen nev', doğma, çıkma, kalkma gibi manalara gelir. (Doğan) yıldız manasında da kullanılmıştır. Bu metinde yıldız demek olan necm ve nev' aynı cümle içerisinde kullanıldığı için nev'i yıldızın doğması olarak tercümeyi uygun bulduk. Câhiliye devri müneccimlik bilgisine göre bir yıl içerisinde doğduğu yer ve zamanı bilinen yirmi sekiz adet yıldız mevcuttur. Bunlardan her biri ayın yirmi sekiz aded menzilini teşkil eder ve Menâzilü'l-Kamer denilir. Her on üç gecede bunlardan bir yıldız, fecrin doğmasıyla batar, yerine aynı anda meşrik cihetinden bir başkası doğar. İşte câhiliye devri insanları bu esnada yağmur yağacak olsa bunlardan batana nisbet ederler; ondan bilirlerdi. Bazı rivayetlerde batan değil doğan yıldıza nisbet ettikleri belirtilmiştir.{320}

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir