Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 21
Benû İsrail Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 21. sayfası — Benû İsrail Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
İşte yukarıdaki âyette Cenab-ı Hakk, onların bu sözlerinin yanlışlığını göstermektedir. Önceki âyette geçen: "De ki: "O'nu (Allah'ı) bırakıp boş yere (Tanrı diye) söylediklerinizi çağırın..." (İsra, 56) ibâresinde de "put (sanem)" kastedilmemiştir. Çünkü tapılan bu şey müteâkip âyette şöyle tavsif edilir: "Onlara taptıkları da Rablerine yakın olmak için vesile ararlar." Malum olduğu üzere, putların Allah'tan vesile aramaları hiçbir surette makul değilir."
Ayette Cenab-ı Hak, gerçek mabudun hakiki ilahın bir vasfını veriyor: "Zararı defedebilmek". Buna ancak kâinata hâkim olan, sözü her şeye geçen Zât muktedir olabilir.{42}
4. Hadis-i Şerif
وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسولُ اللّه ﷺ في قولهِ تعالى: يَوْمَ نَدْعُو كُلَّ أُنَاسٍ بِإمَامِهِمْ. قالَ: يُدْعَى أحَدُهُمْ فَيُعْطى كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ وَيُمَدَّ لَهُ في جِسْمِهِ سِتُّونَ ذِرَاعاً، وَيُبَيَّضُ وَجْهُهُ، وَيُجْعَلُ عَلَى رَأسِهِ تَاجٌ مِنْ لُؤْلُوءٍ يَتَلَأْلَأ
فَيَنْطَلِقُ إلى أصْحَابِهِ الَّذِينَ كانُوا يَجْتَمِعونَ إلَيِْه فَيَروْنَهُ مِنْ بَعِيدٍ فَيَقُولُونَ: اللَّهُمَّ ائْتِنَا بِهذَا. فَيَأتِيهِمْ فَيَقُولُ أبْشِرُوا، لِكُلِّ رَجُلٍ مِنْكُمْ مِثْلُ هذَا، هَذا الْمَتْبُوعُ عَلَى الهدَى، وَأمَّا الْكَافِرُ؛ فَيُعْطَى كِتَابَهُ بِشِمَالِهِ، وَيُسَوَّدُ وَجْهُهُ، وَيُمَدُّ لَهُ في جِسْمِهِ سِتُّونَ ذِرَاعاً، وَيُلْبَسُ تَاجاً مِنْ نَارٍ. فَإذَا رَآهُ أصْحَابُهُ يَقُولُونَ نَعُوذُ بِاللّهِ مِنْ شَرِّ هذَا: اللَّهُمَّ لَا تَأتِنَا بِهِ، فَيأتِيهِمْ فَيقُولُونَ: اللَّهُمَّ أخِّرْهُ. فَيَقُولُ لَهُمْ: أبْعَدَكُمُ اللّهُ، لِكُلِّ رَجُلٍ مِنْكُمْ مِثْلُ هَذَا[. أخرجه الترمذى .
4.(681)-Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), "Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız" (İsra, 71) meâlindeki âyetle ilgili olarak şunu söyledi: "Onlardan biri çağırılır. (Amellerinin yazıldığı) kitap sağ eline verilir. Vücudu altmış zira' genişletilir, yüzü beyazlaştırılır. Başına pırıl pırıl yanan inciden bir tâç geçirilir. Bu haliyle arkadaşlarının yanına döner. Arkadaşları onu uzaktan görünce: "Ey Rabbimiz bunu bize de ver ve onu hakkımızda mübarek kıl" derler. O, yanlarına gelir ve onlara: "Müjde sizlere! Herbirinize bunun bir misli var" der.
Kâfire gelince, onun suratı kararır. Onun da vücudu, altmış zira' genişletilir. Ona da bir taç giydirilir. Arkadaşları onu görünce: "Bunun şerrinden Allah'a sığınırız, Ey Rabbimiz onu bize verme" derler. Bu da arkadaşlarının yanına gelir. Onlar: "Ey Rabbimiz, onu zelil et" derler. O da: "Allah sizi rahmetinden uzak tuttu, sizden herkese bunun bir misli verilmiştir" der." [Tirmizî, Tefsir, Benû İsrail, (3135).]{43}
AÇIKLAMA:
Bu âyet-i kerime, kıyâmet günü her ümmetin imamları ile birlikte hesaba çekileceğini haber veriyor. Nitekim bir başka ayette: "Her ümmetin bir peygamberi vardır. Resulleri geldiği zaman aralarında adâletle hükmedilir" (Yunus, 47) buyurulmaktadır.
Âyette geçen ve "önder" diye tercüme edilen kelimenin aslı "imam" dır. Âlimler: "İmam'dan maksat peygamber'dir" dediği gibi; "(Amellerin yazıldığı) kitaptır" da demiştir. Nitekim bu mânâyı teyid eden âyetler de var: "Biz herşeyi apaçık bir kitapta (imam-ı mübin) saymışızdır" (Yasin, 12); ve: "Kitap (meydana) konmuştur. Görürsün ki günahkârlar onun içinde yazılı olanlardan müthiş korkudadırlar" (Kehf, 49).
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir