Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 218
Nuh Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 218. sayfası — Nuh Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
2. (844)-Ebu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı dinledim, ["Baldırların açılacağı, kendilerinin secdeye dâvet edileceği gün..." (Kalem 42) meâlindeki âyetle ilgili olarak] şöyle diyordu: "Rabbimiz baldırını açar, her mü'min erkek ve her mü'mine kadın O'na secde eder. Dünyada iken kendisine riya ve gösteriş olarak secde edenler geri kalırlar. Onlar da secde etmeye kalkarlar, ancak sırtları bükülmeyen yekpâre bir tabakaya dönüşür (ve secde edemezler)." [Buharî, Tefsir, Nun ve'l-Kalem 2, Tefsir, Nisa 8, Tevhid 24; Müslim, İmân 302, (183).]{377}
AÇIKLAMA:
Kalem suresinin 42. âyetinde "keşfu'ssâk" tâbiri geçmektedir. Lügat olarak baldırın açılması mânâsına gelir. Görüldüğü üzere, âyet-i kerimeden asıl maksad lügat manası değildir, belki bir mecâz söz konusudur.
Hadis, yukarıdaki rivayette baldır kelimesini, ساقه şeklinde zamirli olarak kaydeder.
İbnu Hacer bir başka tarikde zamirsiz olara ساق şeklinde geldiğini ve bu şeklin, -âyet-i kerimeye uygunluk arzetmesi sebebiyle- daha doğru olduğunu söyler. Aksi takdirde yukarıki tercümede aslına muvafık olarak kaydettiğimiz üzere Cenab-ı Hakk'a baldır izâfe ederek, insana teşbih etmek gibi te'vili tekellüflü bir durum ortaya çıkacağını belirtir.
Öyle ise, "baldır açmak"dan murad edir? Âlimler bunu, "bütün hakikatlerin çırıl çıplak ortaya çıkması (sebebiyle) hesap ve cezanın bütün şiddet ve dehşetiyle hüküm sürmesi" şeklinde anlamışlardır. Nitekim hadiste, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Cenab-ı Hakk'ın bütün gerçekleri ortaya koyarak hesap verme hâdisesinin dehşetini yaşattığı hengâmda, dünyada iken kulluğunu samimiyetle yapanlarla, riyâkâr hareket edenleri tefrik edip mü'minleri dehşetten kurtaracağını, riyâkarları da sırtları eğilemez bir hale sokarak cürümlerini yüzlerine vurmak suretiyle, dehşetlerine dehşet katacağını belirtmektedir.
Meseleyi tasvir eden âyet-i kerimenin tam meâli şöyledir:
"(Hatırla ki o gün) baldır(lar)ın açılacağı, kendilerinin secdeye davet edilecekleri bir gündür. Fakat (buna) güç yetiremiyeceklerdir. (Evet, secdeye davet edilecekler) gözleri düşük, kendilerini bir zillet sarmış olarak. Halbuki onlar bu secdeye (dünyada) herşeyden sâlim ve sapasağlam iken dâvet ediliyorlardı." (Kalem 42-43).{378}
NUH SÛRESİ
1. Hadis-i Şerif
عن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما. قال: ]صَارَتِ الاوْثَانُ الَّتِى كَانَتْ في قَوْمِ نُوحٍ في الْعَرَبِ، أمَّا وَدٌّ فكَانَتْ لِكَلْبٍ بِدَوْمةِ الْجَنْدَلِ. وَسُوَاعٌ لِهُذَيْلٍ. وَيَغُوثُ لِمُرَادٍ، ثُمَّ صَارَتْ لِبَنِى غُطَيْفٍ بِالْجرْفِ عِنْدَ سَبإٍ، وَأمَّا يَعُوقُ: فَكَانَتْ لِهَمَدَانَ، وَأمَّا نَسْرٌ: فلِحِمْيَرَ لآلِ ذِى الكِلَاعِ. قال: وَكُلّهَا أسْمَاءُ رجَالٍ صَالِحِينَ مِنْ قَوْمِ نُوحٍ. فَلَمَّا هَلَكُوا أوْحَى الشَّيْطَانُ إلى قَوْمِهِمْ أنِ انْصُبُوا إلى مَجَالِسِهِمُ الَّتِى كَانُوا يَجْلِسُونَ فِيهَا أنْصَاباً وَسَمُّوها بِأسْمَائِهِمْ. فَفَعَلُوا فَلَمْ تُعْبَده، حَتَّى إذَا هَلَكَ أولئكَ وَتَنَسَّخَ الْعِلْمُ عُبِدَتْ[. أخرجه البخارى .
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir