Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 231

Müddessir Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 231. sayfası — Müddessir Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

اللَّيْل|﹜ bunu "gecenin evvelinde kalkmak" diye anlamıştır. Onun açıklamasına göre, evvelinde uyanık kalmak, gece vaktinde ifâsı gereken farzın edâsını garantilemektedir. Evvelinde uyanık kalınmazsa -en azından çalar saat gibi imkânların bulunmadığı o zamanın şartlarında- daha sonra kalkmak tehlikeye düşmektedir.

İbnu Abbâs, âyet-i kerîmede, gece kalkışının ehemmiyetini belirtme sadedinde gelmiş olan, اقْومُ قِيلًا tâbirine dayanarak, bu kalkışın, -gecenin tanıdığı sükûnet ve huşû sebebiyle- Kur'ân-ı Kerîm'in daha iyi anlaşılmasını sağlayacağı hükmüne ulaşır.

İbnu Abbâs, âyette geçen سَبْحًا طَوِيلًا tabirini de "uzun boşluk", yani Kur'ân'la meşgul olmaktan uzun müddet ayrı kalmak diye anlar. Böylece âyet: "Gündüzleyin hayatın çeşitli, kaçınılmaz meşguliyetleri sebebiyle uzun müddet Kur'ân'dan ayrı kalmak var, öyle ise gece alkışı Kur'ân'ı anlamaya, öğrenmeye daha uygundur" mânâsını ifâde eder.

Gece kalkışıyla ilgili bâzı teferruatı ilgili bahiste vereceğiz (3002-3015. hadislere bakınız).{393}

MÜDDESSİR SÛRESİ

1. Hadis-i Şerif

عن أبى سعيد رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسولُ اللّه ﷺ: الصَّعُودُ عَقَبَةٌ في النَّارِ يَتَصَعَّدُهَا الْكَافِرُ سَبْعِينَ خَرِيفاً ثُمَّ يَهْوِى في النَّارِ سَبْعِينَ خَرِيفاً فَهُوَ فِيهَا كذلِكَ أبداً[. أخرجه الترمذى . 1. (849)- Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), (Müddessir suresinin, "Onu sarp bir yokuşa sardıracağım" mealindeki 17. âyetinde geçen صعودا (sarp yokuş) kelimesini "Ateşten bir dağdır, kâfir ona yetmiş yılda çıkar, çıktıktan sonra tekrar yetmiş yılda cehenneme geri iner. Böylece cehennemde ebediyyen azab çeker" diye açıklamıştır."{394}

2. Hadis-i Şerif

وعن جابر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال نَاسٌ مِنَ الْيهُودِ لانَاسٍ مِنْ أصْحَابِ النّبيِّ ﷺ: هَلْ يَعْلَمُ نَبِيُّكُمْ عَدَدَ خَزَنَةِ جَنَهَّمَ؟ قالُوا لَا نَدْرِى حَتَّى نَسْألَهُ. فَجَاءَ رَجُلٌ إلى النَّبيِّ ﷺ فقَالَ يَامُحَمَّدُ غُلِبَ أصْحَابُكَ الْيَوْمَ. قَالَ: وَبِمَ غُلِبُوا؟ قَالَ: سَأَلَهُمْ يَهُودٌ هَلْ يَعْلَمُ نَبِيُّكُمْ عَدَدَ خَرَنَةِ جَهَنَّمَ؟ قَالَ: فَمَا قالُوا؟ قَالَ: قَالُوا لَا نَدْرِى حَتَّى نَسأَلَ نَبِيَّنَا. قَالَ: أفَغُلِبَ قَوْمٌ سُئِلُوا عَمَّا لَا يَعْلَمُونَ. فقَالُوا لَا نَعْلَمُ؟ لَكِنَّهُمْ قَدْ سَألُوا نَبِيَّهُمْ فقَالُوا أرِنَا اللّهَ جَهْرَةً، عَلَيَّ بِأعْدَاءِ اللّهِ إنِّى سَائِلُهُمْ عَنْ تُرْبَةِ الْجَنَّةِ وَهِىَ الدَّرْمَكُ. فَلَمَّا جَاءُوا قالُوا: يَا أبَا الْقَاسِمِ: كَمْ عَدَدُ خَزَنَةِ جَهَنَّمَ؟ قَالَ: هكذَا وَهكذَا في مَرَّةٍ عَشْرَةً وفي مَرَّةٍ تِسْعَةً. قَالُوا نَعَمْ؟ قَالَ لَهُمْ رسولُ اللّه ﷺ مَا تُرْبَةُ الْجَنَّةِ؟ فَسَكَتُوا هُنَيْئَةً؛ ثُمَّ قَالُوا: أخْبِرْنَا يَا أبَا الْقَاسِمِ. فقَالَ: الخُبْزُ مِنَ الدَّرْمَكِ[. أخرجه الترمذى.

2. (850)-Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Yahudilerden bir kısmı, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in bazı ashâbına: "Peygamberiniz, cehennem bekçilerinin sayısını biliyor mu?" diye sordular. Onlar:

"- Şimdilik bilmiyoruz, kendisinden soralım!" diye cevap verdiler. İçlerinden biri Hz. Peygamber

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir