Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 243

Bürûc Sûresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 243. sayfası — Bürûc Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Tabak, esas itibariyle şiddet demektir. Ayette ise, kıyamet günü husûle gelecek şiddetli hâller kastedilir. Tabak "mertebe" mânasında olan "tabaka" kelimesinin cem'i olarak da anlaşılmıştır. Böylece biri diğerinden şidetli olan mertebeler, safhalar kastedilmiş olur.

Âyette, çocuğun cenin olduğu ilk andan, doğum, bebeklik, sütten kesilme, yedi yaşına basarak yâfi olma, on yaşında hazver, on beş yaşında bâliğ, yirmi beş yaşında delikanlı... olgun, yaşlı, ihtiyar, pir-i fâni gibi bir insanın ömründe karşılaştığı haller kastediliyor da denmiştir.{414}

BÜRÛC SÛRESİ

1. Hadis-i Şerif

عن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ، قال: ]قال رسول اللّه ﷺ: الْيَوْمُ الموْعُودُ: يَوْمُ الْقِيَامَةِ، وَالْيَوْمُ الْمشْهُودُ: يَوْمُ عَرَفَةَ، وَالشَّاهِدُ: يَوْمُ الجُمُعَةِ. قَالَ: وَمَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ وَلَا غَرَبَتْ عَلى يَوْمٍ أفْضَلَ مِنْهُ، فِيهِ سَاعةٌ لَا يُوَافِقُهَا عَبْدٌ مُؤمِنٌ يَدْعُو اللّهَ تَعالى فِيهَا بِخَيْرٍ إلَّا استَجَابَ لَهُ، وَلَا يَسْتَعِيذُ مِنْ شَرٍّ إلَّا أعَاذَهُ اللّهُ مِنْهُ[. أخرجه الترمذى .

1. (861)-Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: (Bürûc sûresinin), "İçlerinde burçları bulunan semaya, vaadedilen güne, şâhidlik edene ve şâhidlik edilene andolsun.." âyetlerinde (1-3) geçen "vaadedilen gün" den maksad kıyamet günüdür; "şâhidlik edilen gün"den maksad arefe günüdür; "şâhidlik eden"den maksad da cuma günüdür." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devamla buyurdular ki: "Güneş, cumadan daha hayırlı bir gün üzerine ne doğdu ne de battı. Onda bir an vardır ki, hayır duası o ana rastlayan bir kulun duası, mutlaka kabul edilir, bir şerden sakınma (istiâze) talebinde bulunan kimse de mutlaka ondan sakındırılır." [Tirmizî, Tefsir, Bürûc,(3336).]{415}

AÇIKLAMA:

Kıyamet günü, bu surede yevmü'lmev'ud, yani vaadedilen gün olarak zikredilmiş olmaktadır. Çünkü Rabbülâlemin o günün geleceğini vaadetmiş ve tâ Hz. Adem'den itibaren bütün peygamberlere bu vaadini duyurmuştur. Bu sebeple kıyamet inancı olmayan din yoktur. Hz. Musâ'nın şeriatını reddeden firavunlar bile, tekrar dirilme, ebediyete erme inancından uzak kalamamış bu inancın gereği olarak cesetlerini mumyalatmış, hin-i hâcette kullanmak üzere eşyalarını mezarlarına koydurmuş, mezarlarını âbidevî bir ihtişamla inşa ettirip, içerisini inancın gereğine uygun olarak tezyin ve tefriş ettirmişlerdir.

Hz.İsa ve Hz.Muhammed'in şeriatlarını inkâr ederek aynı yolda giden yirminci asır firavunları da ebediyet inancından kendilerini kurtaramayarak cesetlerini mumyalatmaktan âbidevi kabirler inşasına kadar Mısır firavunlarının yolundan gitmişlerdir. Bunun en güzel örneği Rusya'dır.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "şâhidlik edilen (meşhud)" günün ise arefe günü olduğunu söylemiştir, çünkü o gün çok sayıda insan Arafat'ta o güne şâhid olmakta, yani o gün hazır olmakta, biraraya gelmektedir. Cuma gününün "şahid" olarak isimlenmesine gelince, o gün, namaza katılanlara şâhidlik etmektedir.

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir