Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 56
Hacc Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 56. sayfası — Hacc Sûresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
İbnu Rebi'a meydana çıkarlar. Bunlarla vuruşmak üzere Ensâr'dan bazı gençler ileri atılırlar. Ancak Utbe: "Sizinle vuruşmaya ihtiyacımız yok, biz amcamızın evlâtlarını istiyoruz, onlar karşımıza çıksın!" der. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Ey Hamza kalk, Ey Ali kalk, Ey Ubeyde kalk!" diye ismen üç kişiye seslenir. Hamza, Utbe'ye; Ali, Şeybe'ye doğru yürürler...
Rivayetler kim kiminle karşılaştı meselesinde ihtilâf etse de teferruat burada mühim değil.
İşte Hz. Ali, bu mübârezeyi İslâm'da ilk gerçekleştiren kendisi olduğunu bildirmektedir. Ayrıca rivayette meâlini tam olarak kaydettiğimiz, "İşte Rabbleri hakkında tartışmaya giren iki taraf..." diye başlayan âyetlerin (Hacc 19-21) bunlar hakkında indiği belirtilmektedir.
Bazı rivâyetler Ehl-i Kitap'la Müslümanlar hakkında indiğini kaydeder.
"Küffârla mü'minler hakkında indiğini" söyleyenler de olmuştur.
Hattâ: "Ba's hususunda mü'minlerle kâfirler arasında cereyan eden münâkaşa" üzerine indiğini söyleyen rivayet de mevcuttur.
Taberi, söylenen bütün bu sebeplerin temelde mü'minlerle kâfirler arasında cereyan eden hadiseler olması sebebiyle, birine tahsis etmektense, hepsine ta'mim etmenin daha muvafık olacağını belirtir ve "Bu sebeplerden biri için inmiş bile olsa, bu sebebin benzerleri için âm olmasına mâni yoktur" der.{105}
3. Hadis-i Şerif
وعن ابن الزبير رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]قال رسولُ اللّه ﷺ: إنَّمَا سُمّىَ الْبَيْتَ الْعَتِيقَ لانَّهُ لَمْ يَظْهَرْ عَلَيْهِ جَبَّارٌ[. أخرجه الترمذى .
3. (712)-İbnu'z-Zübeyr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "(Kâbe'ye) Kur' ân-ı Kerim'de, Beytu'l-Atik denmiş olması (Hacc 29, 33) ona hiç bir cebbârın galebe çalmamış olmasındandır." [Tirmizî, Tefsir, Hâcc (3169).]{106}
AÇIKLAMA:
Kur'ân-ı Kerîm'de Kâbe'ye iki ayrı âyette Beytu'l-Atik denmektedir. Lügat olarak atik, kadim (eski), nefis, kıymetli, şerefli demektir. Kâbe-i Şerife'ye bu manaların hepsini izafe ederiz. Eskidir, çünkü bizzat Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle: "Yeryüzünde ibadet için inşa olunan ilk beyt'tir" (Âl-i İmrân, 96).
Atik, bir de "azad edilmiş" manasına gelir. Nitekim bir rivayette: "Allah onu cebbarların galebesinden azad etmiştir" buyurulmaktadır.
Cebbâr; zâlim, öfke sebebiyle cana kıyan, öldüren demektir. Şu halde ta bidayetlerden beri hiçbir devirde kahırla, zorla zâlimler Kâbe üzerinde hâkimiyet kuramamışlardır. Bunun en güzel misâli, Ebrehe ordusunun bozgunudur. Fil suresinde Ebâbil kuşlarının havadan bıraktıkları küçük parçacıklarla Kâbe'yi istilâya gelen Habeş ordusunun nasıl perişan edildiği anlatılır.
İkrime hazretleri: "Kâbe'ye Beytu'l-Atik denmesinin sebebi, onun, Nuh tufanı sırasında yıkılmaktan azad
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir