Kütübü Sitte - 4.Cilt — Sayfa 58

Nur Suresi

Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının 58. sayfası — Nur Suresi bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

1. (714)-Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a sorarak: "Ey Allah'ın Resûlü, "Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler. O uğurda ileri geçerler" (Mü'minun 60) âyetinde kastedilenler, şarap içenler, hırsızlık yapanlar mı? dedim. Bana: "Hayır ey Sıddîk'in kızı. Aksine onlar, oruç tutup, sadaka verip, yaptıkları bu hayırların kendilerinden kabul edilmemesinden korkanlardır. (Baksana âyet ne buyuruyor): "İşte onlar iyi işlerde yarış ederler" cevabını verdi." [Tirmizî, Tefsir, Mü'minun (3174).]{110}

2 وعن أبى سعيد الخدرى رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. في قوله تعالى: ]وَهُمْ فِيهَا كَالحُونَ. قال رسولُ اللّه ﷺ: تَشْوِيهِ النَّارُ فَتَتَقَلَّصُ شَفَتُهُ الْعُلْيَا حَتَّى تَبْلغَ وَسَطَ رَأسِهِ وَتَسْتَرْخَى السُّفْلَى حَتَّى تَضْربَ سُرَّتَهُ[. أخرجه الترمذى وصححه .

2. (715)-Ebu Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh), "Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır" (Mü'minun 104) âyeti hakkında şu açıklamayı yapar: "Ateş yüzü kızartır ve üst dudak büzülür, öyle ki, başının ortasına kadar çekilir, alt dudak da aşağıya sallanır ve göbeğe kadar düşer." [Tirmizî, Tefsir, Mü'minun, (3175).] {111}

NUR SURESİ

1. Hadis-i Şerif

عن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده قال: ]كانَ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ مَرْثَدُ ابنُ أبى مَرْثَدٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. وَكانَ رَجُلًا يَحْمِلُ الاسْرى مِنْ مَكّةَ حَتَّى يأتِى بِهِمُ الْمَدِينَةَ فَكَانَتْ امْرأةٌ بَغِيٌّ بِمَكّةَ يُقَالُ لَهَا عَنَاقٌ وَكَانَتْ صَدِيقةً لَهُ، وَكانَ وَعدَ رَجُلًا مِنْ أسْرى مَكّةَ يَحْمِلُهُ. قالَ: فَجِئْتُ حَتَّى انْتَهَيْتُ إلى ظِلِّ حَائِطٍ مِنْ حَوائِطِ مَكّةَ في لَيْلَةٍ مَقْفِرَةٍ. فَجَاءَتْ عَنَاقٌ فَابْصَرَتْ سَوَادَ ظِلِّى تَحْتَ الحَائِطِ فَلمَّا انْتَهتْ إليَّ عَرَفَتْنِى فقَالَتْ: مَرْثدٌ؟ قُلتُ: مَرْثدٌ. فقالت: مَرْحَباً وَأهلًا هَلُمَّ فَبِتْ عِنْدَنَا اللَّيْلَةَ. فقُلْتُ يَا عَنَاقُ: قَدْ حَرَّمَ اللّهُ تعالى الزّنَا. قَالتْ: يَا أهلَ الخِيَامِ هذَا الرَّجُلُ الَّذِى يَحْمِلُ أسْراكُمْ، قالَ: فَتَبِعَنِى ثَمَانِيَةٌ فانْتَهَيْتُ إلى غَارٍ فَجَاءُوا حَتَّى قَامُوا عَلَى رَأسِى وَبَالُوا فَظلَّ بَوْلُهُمْ عَلَى رَأسِى وَأعْمَاهُمُ اللّه تعالى عَنِّى. قَالَ: ثُمَّ رَجَعُوا ورَجَعْتُ إلى صَاحِبِى فَحَمَلْتُهُ حَتَّى قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ. فَأتَيْتُ النَّبيَّ ﷺ فقُلْتُ: يَارسُولَ اللّهِ أنْكِحُ عُنَاقاً؟ فأمْسَكَ وَلَمْ يَرُدَّ عَلَيَّ شَيئاً حَتَّى نَزلَ: الزَّانِى لَا يَنْكِحُ إلَّازَانِيَةً أوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيةُ لَا يَنْكِحُهَا إلَّا زَانٍ أوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذلِكَ عَلَى المُؤمِنِينَ. فَقَالَ رسولُ اللّه ﷺ: يَا مَرْثَدُ لَا يَنْكِحْهَا[. أخرجه أصحاب السنن .

1. (716)-Amr İbnu Şu'ayb, babası, dedesi tarikiyle rivayet ediyor: "Kendisine Mersed İbnu Ebî Mersed denen bir zât (radıyallahu anh) vardı. Mekke'den Medine'ye esir taşırdı. Mekke'de Anâk adında fâhişe bir kadın bu adamın dostu idi. Mekkeli esirlerden birine, kendisini götürmeyi vaadetmişti. (Şimdi hikâyesini kendisinden dinleyelim):

Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir