Zümer Sûresi
Kütübü Sitte - 4.Cilt · Sayfa 134
Kütübü Sitte - 4.Cilt kitabının "Zümer Sûresi" bölümü 134. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 4.Cilt.
bir şey değildir. O Kur'ân aranızdan ona mı indirilmiş? dedi." (Sâd, 1-8). [Tirmizî, Tefsir, Sa'd, (3230).]{225}
______________ )1( الذي في نسخ الترمذي طبعة بوق والهند: ص والقرآن ذي الذكر بل الذين كفروا في عزة وشقاق، إلى قوله: ما سمعنا بهذا في الملة آخرة إن هذا اختق.
AÇIKLAMA:
Bu vak'a bir başka rivayette biraz farklı olarak şöyle anlatılır:
"Ebu Talib hastalandığı zaman aralarında Ebu Cehil'in de bulunduğu bir grub Kureyşli, yanına girerek: "Kardeşinin oğlu ilâhlarımıza dil uzatıp hakaretler ediyor, şunları şunları yapıyor, şöyle şöyle söylüyor. Kendisini çağırıp da bu işten men etsen" dediler. Ebu Talib de birini göndererek Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı çağırttı. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) gelip, odasına girdi. Ebu Talib'le Kureyşliler arasında bir kişilik yer vardı. Ebu Cehil mel'un, Hz. Peygamber, Ebu Talib'e yakın oturduğu takdirde amcasına daha müessir olur diye korkarak hemen sıçrayıp o boşluğa oturdu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) amcasının yakınında oturacak yer bulamayınca, kapının yanına oturdu. Amcası ona:
"- Ey kardeşimin oğlu. Bu kavminin derdi ne de seni şikâyet ediyorlar? İddialarına göre, ilâhlarına hakaret ediyor, şöyle şöyle diyormuşsun!" der.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kavminden lâilâhe illallah demekten ibaret olan bir kelimeye gelmelerini teklif etmesi karşısında Kureyşliler, "Bunu evvelki dinde... -bir rivayette- başka dinde görmedik!" diye itiraz ediyorlar. Şârihler umumiyetle evvelki din veya başka din sözüyle Hıristiyanlığı kastettiklerini söylemiştir. Maamafih Kureyş'in kendi dinlerini kastetmiş olabileceklerini söyliyen de olmuştur. Yani: "Bu, atalarımızdan öğrendiğimiz dinde yok" demek istemişlerdir. Rivayet metninde meallerini kaydettiğimiz âyetlerin sonuncusundan da anlaşılacağı üzere, Sâd sûresinin belirtilen ilk sekiz âyeti onların bu sözleri üzerine nazil olur.{226}
ZÜMER SÛRESİ
1. Hadis-i Şerif
عن عبداللّه بن الزبير )1( رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]لَمَّا نَزلَتْ ثُمَّ إنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ. قالَ الزُّبِيرُ: يَا رسُولَ اللّهِ أتُكَرَّرُ عَلَيْنَا الخُصُومَةُ بَعْدَ الَّذِى كَانَ بَيْنَنَا في الدُّنْيَا؟ قَالَ نَعَمْ. قَالَ: إنَّ الامْرَ إذاً لَشَدِيدٌ[. أخرجه الترمذى وصححه .
1. (768)-Abdullah İbnuz Zübeyr (radıyallahu anhümâ) babasından naklediyor: "Sonra (ey insanlar), hiç şüphesiz, hepiniz Rabbinizin huzurunda muhakemeye duruşacaksınız" (Zümer 31) âyeti nâzil olduğu zaman:
"- Ey Allah'ın Resûlü, dedim, dünyada iken mahkeme huzurundaki duruşmamız kâfi gelmeyecek, aynı duruşmayı âhirette bir kere daha mı yapacağız?"
"- Evet!" dedi. Ben (Zübeyr):
"- Öyleyse, dedim, işimiz çok fena!" [Tirmizî, Tefsir, Zümer, (3234).]{227}
______________ )1( في الترمذي: عن أبيه.
AÇIKLAMA:
İbnu Kesîr, âyetle ilgili şu açıklamayı sunar: "Sizler bu dünyadan mutlaka çıkarılacaksınız, bunda şüphe yok. Ahiret yurdunda, Allah'ın nezdinde toplanacak, dünyada iken tevhid veya şirk her ne üzere idiyseniz Allah'a hesap vereceksiniz. Allah, aranızı fasleder ve hakkı ortaya çıkarır, zira O, Fettâh ve Alîm'dir. Neticede mü'min , muhlis, muvahhid olanları kurtarır; kâfir, inkârcı, müşrik ve tekzib edicilere de azab eder. Ayrıca bu âyet, -siyâkı- mü'min, kâfir ve onların aralarındaki meselelerin âhiretteki muhâsebesinden bahsetmeye müteallik ise de dünyada aralarında ihtilâfa düşenlerin hepsine de şâmildir, çünkü âyet onların âhirette de hesaplaşacakları mânâsını ifâde etmektedir."
Durumun böyle olacağını, sadedinde olduğumuz Hz. Zübeyr (radıyallahu anhümâ)'in rivayeti de te'yid etmektedir. Bu mevzuda, tefsir kitaplarında başka rivayetler de var.
Dünyevî duruşmaların âhirette tekrar olarak ele alınması, adaletin burada bütün künhüyle tahakkuk etmemesinden ileri gelse gerektir. Çünkü buradaki hüküm zâhire göredir. Nefsülemre göre değildir. Zâhirî deliller gerçeği aksettirmeyebilir. Nâdir hükümler, nefsülemre muvafık düşerek gerçek adaleti yerine getirir. Bu durumda, ahiretteki duruşmanın zor geçeceği söylenebilir (Allahu a'lem bissevâb).{228}
2. Hadis-i Şerif
وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما. ]أنَّ قَوْماً قَتَلُوا فأكْثَرُوا، وزَنوا فَأكْثَرُوا وَانْتَهَكُوا فَأكْثَرُوا. فَأتَوْا رسولَ للّهِ ﷺ فقَالُوا: يَا مُحَمَّدُ إنَّ مَا تَدْعُونَا إلَيْهِ لَحَسَنٌ لَوْ تُخْبِرُنَا أنَّ لِمَا عَمِلْنَا كَفَّارَةً. فَنَزلَتْ: وَالَّذِينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّهِ إلهاً آخَرَ. إلى قوله: فأولَئِكَ يُبَدِّلُ اللّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ. قالَ: يُبَدِّلُ اللّهُ شِرْكَهُمْ إيماناً، وَزِنَاهُمْ إحْصَاناً، وَنَزَلتْ: قلْ يَاعِبَادِىَ الَّذِينَ أسْرَفُوا عَلَى أنْفُسِهِِمْ لا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّهِ[. أخرجه النسائى .
2. (769)-İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Bir kavim cinayete bulaştı ve çokca adam öldürdü, zinaya bulaştı ve bunda ileri gitti. Şirke düşerek tevhid'i ihlâl etti ve bunda ileri gitti. Sonunda Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e müracat ederek:
"- Ey Muhammed! Bizi dâvet ettiğin şeyler gerçekten güzel. Ancak, önceden işlediğimiz günahların bir kefâreti var mı; bize önce bundan haber versen!" dediler. Bunun üzerine şu âyet indi:
"Onlar ki Allah'ın yanına başka bir Tanrı daha (katıp) tapmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar, zina etmezler. Kim bunlar(dan birini) yaparsa cezaya çarpar. Kıyamet günü de azabı katmerleşir ve o (azabın) içinde hor ve hakir ebedî bırakılır. Meğer ki (şirkten) tevbe edip iyi amel (ve hareket)de bulunan kimseler ola. İşte Allah bunların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok mağfiret edici, çok esirgeyicidir" (Furkân, 68-70).
Kütübü Sitte - 4.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir