Cumanın Vakti ve Ezanı Hakkında
Kütübü Sitte - 9.Cilt · Sayfa 111
Kütübü Sitte - 9.Cilt kitabının "Cumanın Vakti ve Ezanı Hakkında" bölümü 111. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 9.Cilt.
listesine kaydedilir" denmiştir.
2-Müteakip hadis, bu ağır cezaya hedef olmak istemeden, ihmalkârlığına pişman olanlara, hatayı telafi yolu göstermektedir: Maddî kefâret...
Ancak, İbnu Hacer el-Mekkî tasadduk edilecek bu meblağın, cumayı terketmekten mütevellit günaha tamamen kefâret olmayacağını belirtir ve bir haberde "Cumayı özürsüz terkedene kıyamet gününden önce kefâret yoktur" buyrulmuş olduğunu hatırlatır. Ona göre, bu tasaddukla günahın hafifleyeceği ümit edilir. Sindî tasadduk etme hükmünün Kur'ân'da gelen "Muhakkak ki güzellikler, kötülükleri giderir" (Hûd 114) âyetine dayandığını belirtir. Bu hadiste tasaddukta bulunmaya emir istihbâbî bir emirdir, vücubî değil.
Her günaha olduğu gibi, cumayı terk günahına da behemahal tevbe gerekir. Maddî kefârette bulunsa da bulunmasa da tevbenin ihmal edilmemesi gerekir, zira her çeşit günahı ortadan kaldıran en müessir çare tevbedir.
3-Tasaddukun istihbâbî oluşuna delil, bağışlanacak meblağın miktarındaki muhayyerliktir. Sadedinde olduğumuz hadis, bulamayana "yarım dinar" tecviz ederken, Ebû Dâvud'da gelen bir diğer rivâyet: "Bir dirhem yahut yarım dirhem, veya bir sa'y yahut yarım sa' buğday" arasında muhayyer bırakır.{331}
İKİNCİ FASIL
CUMANIN VAKTİ VE EZANI HAKKINDA
1. (2863) Hadis-i Şerif
عن أنس رَضِىَ اللّهُ عنْه قالَ: ]كَانَ رَسولُ اللّهِ ﷺ يُصَلِّى الجُمُعَةَ حِينَ تَمِيلُ الشَّمْسُ[. أخرجه البخارى وأبو داود والترمذي .
1. (2863)-Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), cumayı (öğleyin) güneş meyl edince kılardı.{332}
2. (2864) Hadis-i Şerif
وفي أخرى للبخارى: ]كَانَ ﷺ إذَا اشْتَدَّ الْبَرْدُ بَكّرَ بِالصَّلَاةِ، وَإذَا اشْتَدَّ الحَرّ أبْرَدَ بِالصَّلَاة: يَعْنِى الجُمُعَةَ[ .
2. (2864)-Buhârî'nin bir diğer rivâyetinde şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) soğuk şiddetlenince namazı erken (ilk vaktinde) kılardı. Sıcak şiddetlenince namazı-yani cum'a'yı- (öğleyin biraz) serinleyince kılardı."{333}
3. (2865) Hadis-i Şerif
وعن سهْل بن سعد رَضِىَ اللّهُ عنْه قال: ]كُنَّا نُصَلِّى مَعَ النَّبىّ ﷺ الجُمُعَةَ ثُمَّ تَكُونُ الْقَائِلَةُ[. أخرجه الخمسة إِلَا النسائى.وفي أخرى: "مَا كُنَّا نَقِيلُ وَلَا نَتَغَدَّى إلَّا بَعْدَ الجُمُعَةِ".
وفي أخرى للخمسة إلا الترمزي، عن سلمة بن الأكْواع: ] ثُمَّ نَنْصَرِفُ مِنَ الْجُمْعَةِ وَلَيْسَ لِلْحِيطَانِ ظِلٌّ نَسْتَظِلُّ بِهِ[.
Tirmizî ve Muvatta dışındaki diğer kitaplarda Seleme İbnu'l-Ekvâ'dan gelen bir rivâyette: "Sonra cumadan çıktığımızda duvarların diplerinde, gölgelenebileceğimiz bir gölge olmazdı" denmiştir.{334}
4. (2866) Hadis-i Şerif
وعن السائب بن يزيد رَضِىَ اللّهُ عنْه قال: ]كَانَ النّدَاءُ يَوْمَ الجُمُعَةِ أوَّلَهُ إذَا جَلَسَ الامَامُ عَلى المِنْبَرِ عَلى عَهْدِ رسولِ اللّهِ ﷺ وَأبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ رَضِىَ اللّهُ عنْهما. فَلَمَّا كَانَ عُثمَانُ وَكَثُرَ النَّاسُ زَادَ النِّدَاءَ الثَّالِثَ عَلى الزَّوْرَاءِ. فَثَبَتَ الامْرُ عَلى ذلِكَ[. أخرجه الخمسة إِلَا مسلماً .
4. (2866)-es-Sâib İbnu Yezîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ebû Bekr ve Hz. Ömer (radıyallahu anhümâ) devirlerinde cuma namazının ilk ezanı, imam minbere oturunca okunurdu. Ancak Hz. Osman zamanı olup cemaat artınca, emri üzerine (Medine çarşısında) Zevrâ nâm
Kütübü Sitte - 9.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir