Meyve Risalesi — Sayfa 147

Onbirinci Mes'ele

Meyve Risalesi kitabının 147. sayfası — Onbirinci Mes'ele bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

insanlarının vücutları gibi meleklerin vücutlarını ve bizimle alâkadar olduklarını kat'î isbat eder.

İşte şimdi gel, îman nuruyla bu küllî ikinci meyveye bak ve tât; nasıl kâinatı baştan başa şenlendirip, güzelleştirip bir mescid-i ekbere ve büyük bir ibadethâneye çeviriyor. Ve fen ve felsefenin soğuk, hayatsız, zulmetli, dehşetli göstermelerine mukabil; hayatlı, şuurlu, ışıklı, ünsiyetli, tatlı bir kâinât göstererek bâki hayatın bir cilve-i lezzetini ehl-i îmâna derecesine göre dünyada dahi tattırır.

Tetimme:Nasılki vahdet ve ehadiyet sırrıyla kâinatın her tarafında aynı kudret, aynı isim, aynı hikmet, aynı sanat bulunmasıyla Hàlık'ın vahdet ve tasarrufu ve icad ve rubûbiyeti ve hallakıyet ve kudsiyeti, cüz'î-küllî herbir masnûun hal dili ile ilân ediliyor. Aynen öyle de; her tarafta melekleri halkedip her mahlukun lisan-ı hal ile şuursuz yaptıkları tesbihâtı, meleklerin ubûdiyetkârâne dilleriyle yaptırıyor. Meleklerin hiçbir cihette hilaf-ı emir hareketleri yoktur. Hâlis bir ubûdiyetten başka hiçbir icad ve emirsiz hiçbir müdahale, hattâ izinsiz şefaatları dahi olmaz. Tam,

بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَ ٭ وَ يَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ

sırrına mazhardırlar.

Meyve Risalesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir