Sekizinci Kelime

Miftah-ul İman · Sayfa 15

KitapMiftah-ul İman
Sayfa15–16
SeviyeAlt başlık

Miftah-ul İman kitabının "Sekizinci Kelime" bölümü 15. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Miftah-ul İman.

câmid, karmakarışık, intizamsız, karışık, istilâcı olan esbaba isnat etmek, bin derece mümtenî, esassızdır. Yoksa, toprağın herbir zerresinde hadsiz bir kudret, bir hikmet ve bütün otlar ve çiçeklerin teşkilâtına dair pek hârika ve küllî bir sanatkârlık bulunmak; havanın herbir zerresinde –Rehber'deki Hüve Nüktesinin dediği gibi– bütün konuşmaları ve telefon ve radyoların kelimelerini bilecek ve sâir zerrelere ders verecek bir kâbiliyet bulunmak lâzım gelir. Bu acib fikri ise; hiçbir şeytan, hiçbir kimseye kabul ettiremez. Ve bu derece akıldan, hakikattan uzak ve bütün mevcûdâta karşı bir tahkir ve tecâvüz olan küfür ve inkârın cezası, ancak dehşetli Cehennem olabilir ve ayn-ı adâlettir. Elbette öyle münkirler için "Yaşasın Cehennem!" dememiz lâzım.

SEKİZİNCİ KELİME:

وَ هُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ

dur. Bundaki hüccete gâyet kısa bir işâret şudur:

Meselâ; nasıl gündüzde çalkanan bir deniz yüzünde ve akan bir nehir üstündeki kabarcıklarda görünen güneşçikler gitmeleriyle arkalarından gelen yeni kabarcıklar, aynen gidenler gibi güneşçikleri gösterip, gökteki güneşe işâret ve şehâdet ederler ve zevâl ve vefatlarıyla

Sayfa 16

bir dâimî güneşin mevcudiyetine ve bekasına delâlet ederler; aynen öyle de; her vakit değişen kâinât denizinin yüzünde ve tazelenen hadsiz fezâsında ve zerrât tarlasında ve bütün hâdisâtı ve fâni mevcûdâtı kucağına alarak beraber çalkanan zaman nehrinin içinde mahlûkât, mütemâdiyen süratle akıp gidiyorlar, zâhirî sebepleriyle beraber vefât ediyorlar. Her sene, her gün bir kâinât ölür, bir tazesi yerine gelir. Ve zerrât tarlasında, mütemâdiyen seyyar dünyalar ve seyyâl âlemler mahsulâtı alındığından, elbette kabarcıklar ve güneşçikler zevâlleriyle dâimî bir güneşi gösterdikleri gibi; o hadsiz mahlûkât ve mahsulâtın vefatları ve zâhirî sebepleriyle beraber kemâl-i intizamla terhisleri, gündüz gibi şüphesiz, güneş gibi zâhir bir kat'iyyette bir Hayy-ı Lâyemut'un, bir Şems-i Sermedî'nin, bir Hallâk-ı Bâki'nin ve bir Kumandân-ı Akdes'in vücûb-u vücudu ve vahdeti ve mevcudiyeti, kâinatın mevcudiyetinden bin derece zâhir ve kat'îdir diye bütün mevcudât, ayrı ayrı ve beraber şehâdet ederler.

İşte kâinatı dolduran bu yüksek sesleri ve kuvvetli şehâdetleri işitmeyen ve kulak vermeyen, ne derece sağır ve ahmak ve câni olduğunu elbette anladınız.

Sayfa 15   Okuyucuda devam et

Miftah-ul İman uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir